İşlemleri gösterNoun, financial operations such as paying your groceriesVisa transaktionerNoun, financial operations such as paying your groceries
İşlemleri gösterNoun, financial operations such as paying your groceriesZobrazit operaceNoun, financial operations such as paying your groceries
İşlemleri gösterNoun, financial operations such as paying your groceriesПоказати операціїNoun, financial operations such as paying your groceries
İşlemleri gösterNoun, financial operations such as paying your groceriesПоказване на операциите
İsrail... kendi payına düşen kısımda... gerçek ve devamlı bir barış için "EVET" demeye devam edecektir.Israel wird weiterhin "JA" zu einem echten und dauerhaften Frieden sagen.
İsrail... kendi payına düşen kısımda... gerçek ve devamlı bir barış için "EVET" demeye devam edecektir.إسرائيل... من ناحيتها... ستستمر بقولها "نعم" من اجل سلام حقيقي ودائم]
İsrail... kendi payına düşen kısımda... gerçek ve devamlı bir barış için "EVET" demeye devam edecektir.けれど、和平プロセスの成功には... パレスチナがその強硬な選択を断念せねばなりません。 もちろん交渉によって。
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameDozwolona relatywna tolerancjaPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNamePovolená poměrná povolená odchylka (relativní) PropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNamePropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNamePropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNamePropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameTilladt relativ tolerancePropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameTillåten relativ toleransPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameToegestane relative tolerantiePropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameTolérance relative autoriséePropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameTolerancia relativa permitidaPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameTolerância relativa permitidaPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameTolleranza relativa ammessaPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameZulässige relative ToleranzPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameΕπιτρεπόμενη σχετική ανοχήPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameДозволена відносна похибкаPropertyName
İzin verilen bağıl hata payıPropertyNameРазрешённый относительный допускPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameDozwolona absolutna tolerancjaPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNamePovolená naprostá povolená odchylka (absolutní) PropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNamePropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNamePropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNamePropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameTilladt absolut tolerancePropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameTillåten absolut toleransPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameToegestane absolute tolerantiePropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameTolérance absolue autoriséePropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameTolerancia absoluta permitidaPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameTolerância absoluta permitidaPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameTolleranza assoluta ammessaPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameZulässige absolute ToleranzPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameΕπιτρεπόμενη απόλυτη ανοχήPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameДозволена абсолютна похибкаPropertyName
İzin verilen tam hata payıPropertyNameРазрешённый абсолютный допускPropertyName
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.A kňaz vezme za hrsť z obilnej obeti, jej obeť na pamäť, a bude páliť na oltári a potom dá žene vypiť vodu.
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.A vezma plnou hrst pamětného jejíhoz oběti suché, páliti to bude na oltáři; a potom dá vypíti ženě tu vodu.
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.그 소제물 중에서 기념으로 한 움큼을 취하여 단 위에 소화하고 그 후에 여인에게 그 물을 마시울지라
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.Rồi lấy một nắm của lễ chay kỷ niệm và xông trên bàn thờ; kế biểu người nữ uống nước đắng.
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.Rồi lấy một nắm của lễ chay kỷ_niệm và xông trên bàn_thờ ; kế biểu người nữ uống nước đắng .
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.וקמץ הכהן מן המנחה את אזכרתה והקטיר המזבחה ואחר ישקה את האשה את המים׃
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.ويقبض الكاهن من التقدمة تذكارها ويوقده على المذبح وبعد ذلك يسقي المرأة الماء.
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.又 要 從 素 祭 中 取 出 一 把 、 作 為 這 事 的 紀 念 、 燒 在 壇 上 、 然 後 叫 婦 人 喝 這 水
Kadının anma payı olarak sunudan bir avuç alıp sunakta yakacak. Sonra kadına suyu içirecek.又 要 從素 祭 中 取出 一 把 、 作 為這 事 的 紀念 、 燒 在 壇上 、 然後 叫 婦人 喝這水
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.A toto im bude za dedičstvo: Ja som ich dedičstvom, a tak im nedáte državia v Izraelovi: Ja som ich državím.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim."Habrá para ellos una heredad: Yo soy su heredad. No les daréis posesión en Israel: Yo soy su posesión
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.In to jim bodi v dediščino: jaz sem njih dediščina; in posesti jim ne dajte v Izraelu, jaz sem njih posest.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.그들은 기업이 있으리니 내가 곧 그 기업이라 너희는 이스라엘 가운데서 그들에게 산업을 주지 말라 나는 그 산업이 됨이니라
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.Priesters mogen geen eigendommen bezitten, want Ik ben hun erfenis!
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.А что до удела их, то Я их удел. И владения не давайте им в Израиле: Я их владение.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.והיתה להם לנחלה אני נחלתם ואחזה לא תתנו להם בישראל אני אחזתם׃
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.ويكون لهم ميراثا. انا ميراثهم ولا تعطونهم ملكا في اسرائيل. انا ملكهم.
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.祭 司 必 有 產 業 . 我 是 他 們 的 產 業 . 不 可 在 以 色 列 中 給 他 們 基 業 . 我 是 他 們 的 基 業
‹‹ ‹Kâhinlerin payı vardır, onların mirası benim. İsrailde onlara mülk vermeyeceksiniz. Onların mirası benim.祭司 必有 產業 . 我 是 他 們的產業 . 不 可在 以色列 中 給 他 們基業 . 我 是 他 們的 基業
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.악인의 권세가 의인의 업에 미치지 못하리니 이는 의인으로 죄악에 손을 대지 않게 함이로다
Kalmayacak kötülerin asası, Doğruların payına düşen toprakta, Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.Mert nem pihen meg a gonoszság pálczája az igazak részén, hogy rosszra ne nyújtsák ki kezeiket az igazak.