Örneğin, verilen görevi tamamlamak için zaman yetmiyorsa, bunu patrona söylemek en iyisidir.Если, например, для выполнения работы не хватает времени, необходимо прямо сказать это начальнику.
Örneğin, verilen görevi tamamlamak için zaman yetmiyorsa, bunu patrona söylemek en iyisidir.إذا لم يكن على سبيل المثال هناك وقت كافٍ للقيام بمهمة عمل، فمن الأفضل أن تقول ذلك مباشرة إلى رب العمل.
O var gibi başka bir patron olacak hapisDruhý den ráno
O var gibi başka bir patron olacak hapis그가있어 하나로서 다른 상사가에 갈 수 있습니다 교도소
O var gibi başka bir patron olacak hapisNæste morgen mark tre studios cubansk-amerikanske numre, men naturligvis forstæder synlig
O var gibi başka bir patron olacak hapisNaslednje jutro
O var gibi başka bir patron olacak hapisבוס אחר כאחד שיש לו הוא הולך כלא
O var gibi başka bir patron olacak hapisآخر مدرب واحد لديه قال انه ذاهب الى سجن
O var gibi başka bir patron olacak hapis翌朝
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Akkor a világ összes főnöke, összes menedzsere majd szeretne együttérzést gyakorolni -- mint itt.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Allora, tutti i capi, tutti i dirigenti del mondo, vorrebbe essere compassionevoli -- come questo.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Atunci, fiecare șef, fiecare manager din lume, va dori să aibă compasiune -- ca aceasta.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Dann würde jeder Chef und jeder Manager in der Welt Mitgefühl zeigen wollen - wie hier.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Dan zal iedere baas en manager in de wereld compassie willen hebben -- zoals dit.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Ensuite, chaque patron, chaque gestionnaire dans le monde, voudra avoir de la compassion - comme ça.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Então, todos os patrões, todos os gestores no mundo, vão querer ter compaixão — desta forma.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Entonces, todos los jefes y gerentes del mundo van a querer tener compasión como en este caso.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Khi đó mọi ông chủ, mọi nhà quản lý trên thế giới, sẽ muốn có lòng từ bi -- như thế này.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.그렇다면, 전세계의 모든 사장과 관리자들은 동정심을 가지기 바랄 것입니다. 이와같이 말이죠.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Lalu, semua pemimpin dan manajer di dunia, akan mau memiliki belas kasih -- seperti ini.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Pak, každý šéf, každý manažer ve světě, by chtěl mít soucit -- touto cestou.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.W takim przypadku, każdy szef i menadżer na świecie, chciałby, by wyglądało ono właśnie tak.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Τότε κάθε αφεντικό, κάθε διευθυντής στον κόσμο, θα ήθελε να έχει συμπόνια έτσι απλά.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Тогава всеки шеф, всеки мениджър в света, ще иска да има състрадание -- толкова е просто.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Тогда каждый босс, каждый менеджер в мире захочет иметь соперживание -- такого рода.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.Тоді кожен бос, кожен менеджер у світі захоче мати співчуття -- ось так.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.אז כל מנהל בעולם, ירצה שתהיה לו חמלה -- כזאת.
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.حينها ،كل رب عمل ، كل مدير في العالم ، سوف يريد أن يتمتع بال"التعاطف والتراحم".. هكذا .
Öyleyse, dünyadaki her patron, her yönetici, şefkatli olmak isteyecektir - böyle.このように 思いやりを持ちたがります それによって世界平和の状況が
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Îl vedeţi mai ales la locul de muncă, mai ales de la şef la angajat.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Je ziet het vooral in de werkomgeving, vooral van baas tot medewerker.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.직장에서도 심한데 상사가 직원을 대할 때 그렇지요.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Lo si vede anche negli ambiente lavorativi, specialmente da datore di lavoro a impiegato.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Man sieht es besonders bei der Arbeit, besonders zwischen Chef zu Untergebenem.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.También se ve en el trabajo, del jefe al subordinado.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Vagy munkahelyen találkozunk ezzel, különösen a fönöktől a beosztott felé
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Vê-se especialmente no local de trabalho, especialmente de chefe a empregado.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Widać to w miejscu pracy, szczególnie między szefem a pracownikiem.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Το βλέπετε ιδιαίτερα στο χώρο εργασίας, ιδιαίτερα από εργοδότη προς υπάλληλο.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Вы видите это в основном на рабочем месте, в особенности со стороны начальника к служителю.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.Особено много се вижда на работното място, особено от шеф към служител.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.אתם רואים את זה בעיקר במקומות עבודה, בעיקר ממעסיק למועסק.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.ترونها خاصة في أماكن العمل، خاصة من الرئيس للموظف.
Özellikle çalışma ortamında görürsünüz, özellikle patrondan işçiye.中でも、上司から従業員へです。 幸災楽禍のように、
Özür dilerim, bize biraz zaman verin. Patron!Съжалявам, само за момент!
Patron artık yaşlandı.Anche il capo č invecchiato!
Patron artık yaşlandı.Baas is oud geworden!
Patron artık yaşlandı.¡El jefe ha envejecido mucho!
Patron artık yaşlandı.Le patron a pris un sacré coup de vieux!
Patron artık yaşlandı.O chefe envelheceu bastante.
Patron artık yaşlandı.Šef se je res postaral!
Patron artık yaşlandı.Şeful a îmbătrânit mult!
Patron artık yaşlandı.Босс очень постарел.
Patron artık yaşlandı.لقد كبر الرئيس كثيرا
- Patron...- Baas...
Patron bağrıyor, bir yedeğini verir misin Hala param varJ'enchaîne les verres de Patrôn car j'ai toujours autant d'argent
Patron benim.Aku bosnya. [Coco]
Patron benim.Aku bosnya. [Matt]
Patron benim.Bukan. Aku bosnya.
Patron benim.[Coco] Bukan.