Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Det är därför de vita människorna i Afrika kallas bwana, chef.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Det er derfor hvide mennesker i Afrika kaldes "bwana," boss.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Đó là lí do tại sao người da trắng tại Châu Phi được gọi là "bwana," ông chủ.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Ecco perché i bianchi in Africa vengono chiamati "bwana", capi.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...É por essa razão que os brancos em África são chamados "bwana", patrão.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Ezért hívják a fehéreket "bwana"-nak, azaz főnöknek Afrikában.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Karena itulah orang kulit putih di Afrika disebut "bwana," bos.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Klofuto v obraz sem dobil tudi ob branju
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...이것이 아프리카에서 백인을 '나리' 라고 부르는 이유입니다.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Neerbuigend: ik behandel iedereen uit een andere cultuur alsof hij mijn knecht is.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Por eso los blancos en África son llamados "bwana", jefe.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Preto bielych ľudí v Afrike volajú "bwana," šéf.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Siksi Afrikan valkoisia ihmisiä kutsutaan nimellä "bwana", pomo.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...To dlatego biali w Afryce nazywani są "bwana", czyli "szef".
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Γι'αυτό στην Αφρική τους λευκούς τους ονομάζουν "μπουάνα", αφεντικό.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Вот почему белых людей в Африке называют "bwana", боссами.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Затова белите в Африка се наричат "bwana", което означава господар.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...Саме тому білих людей в Африці називають "bwana", що означає "бос."
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...לכן האנשים הלבנים באפריקה נקראים "בוואנה", בוס.
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...لذلك يلقب البيض في أفريقيا ب"bwana"، كلمة معناها "الزعيم".
Bu sebepten beyaz insanlar Afrika'da "bwana" diye çağırılır, "patron" yani...私は『スモール イズ ビューティフル』を読んで
CA: Evet, Steve, her haber yayın organı patronunun gelecek yıl bir noktada bu konuşmayı duymasını isterdim.앤더슨: 네, 스티브. 모든 미디어 소유주가 지금 이 이야길 내년의
CA: Evet, Steve, her haber yayın organı patronunun gelecek yıl bir noktada bu konuşmayı duymasını isterdim.كريس آندرسون : حسناَ , ستيفن , أنا أتمني أن يسمع هذا الحديث كل مالك لقناة إخبارية
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.Geen enkel werk is beter dan niet werken, baas.
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.Není lepší práce, Jako žádná práce, šéfe.
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.Nie je lepšia práca, ako žiadna práca, šéfe.
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.Non c'č lavoro pių duro del non far niente, capo!
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.Szybko. Gdy Nemanja był młodszy,
Çalışmamaktan daha ağır bir iş yoktur, patron.Няма по-голям зор от мотаенето, шефе!
Çünkü artık sizin patronunuz da onlar oluyor.자칫하면 그들이 사장이 될 테니까요
Çünkü artık sizin patronunuz da onlar oluyor.لأن ذلك يجعلها رئيسة عليك كذلك.
Çünkü artık sizin patronunuz da onlar oluyor.または保証の提案を行います つまり販売の成功に応じて
Çünkü çıplağım, ben patronum.Karena saat aku telanjang, aku bosnya.
Çünkü çıplağım, ben patronum.내가 벌거벗었으니깐 내가 보스야.
Çünkü çıplağım, ben patronum.Omdat ik naakt ben, ben ik de baas.
Çünkü çıplağım, ben patronum.Perché sono nuda, quindi sono il capo.
Çünkü çıplağım, ben patronum.Ponieważ jestem goła, to ja jestem szefem.
Çünkü çıplağım, ben patronum.Porque estoy desnuda, yo soy la jefa.
Çünkü çıplağım, ben patronum.Weil ich nackt bin, bin ich der Chef.
Çünkü çıplağım, ben patronum.لاني خلعتهم فانا اعتبر الزعيم
Çünkü çıplağım, ben patronum.別に裸だからボースなるわげじゃないし
Çünkü patronunun bana ihtiyacı olacak.Bo twój szef będzie mnie potrzebował.
Çünkü patronunun bana ihtiyacı olacak.Es posible que quieras esperar. ¿A sí? ¿Por qué?
Daha da kötüsü, insanları bu tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlayan patronlar var.Ci sono datori di lavoro che obbligano i dipendenti a lavorare anche in queste condizioni pericolose.
Daha da kötüsü, insanları bu tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlayan patronlar var.Mientras lgunos quedarán sin energía por unos días, otros se quedarán sin casa para siempre.
Daha da kötüsü, insanları bu tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlayan patronlar var.Некоторые люди останутся без электроэнергии на пару дней, другие же навсегда останутся без дома.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Bảo trợ, tôi đối xử với tất cả mọi người từ nền văn hóa khác như đầy tớ của mình.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Ich behandele jeden einer anderen Kultur, als wären sie meine Diener.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Lenéző: úgy tekintek más kultúrából származó emberekre, mint a szolgáimra.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Mempatroni, adalah menganggap semua orang dari budaya lain seperti para pelayan saya.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Paternalisticky - pristupujem ku každému z inej kultúry, akoby bol môj sluha.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patrocinador, trato a todos los de una cultura diferente como si fuesen mis sirvientes.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patrocinando, trato todas as pessoas de outra cultura como se fossem meus empregados.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patrocinare: tratto chiunque sia di un'altra cultura come se fosse mio servo.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patroniserande, jag behandlar alla från en annan kultur som om de vore mina tjänare.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patroniserende, jeg behandler enhver fra en anden kultur som om de var mine tjenere.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Patruunamaisen alentuvasti heitä kohdellaan kuin palvelijoita.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Protekcjonalny, tzn. traktujący kogoś z innej kultury jako swego sługę.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Zato belce v Afriki imenujejo "bwana", šef.
Dayatmacı (Patronizing): Farklı kültürden her kimseye benim hizmetçilerimmiş gibi davranırım.Πατρονάρω σημαίνει συμπεριφέρομαι σε οποιονδήποτε απο άλλο πολιτισμό σαν να ήταν υπηρέτης μου.