Bazı patronları görmeye gideceğim. Buralardaym.Je dois effectuer une visite de courtoisie à un protecteur local. <i>Restaurant Tori-ya</i>
Bazı patronları görmeye gideceğim. Buralardaym.Нанесу визит некоторым покровителям, которые здесь живут.
Bazı patronları görmeye gideceğim.Szmat czasu.
"Belki beni takip eder. Belki beni bulur." Patronunun döneceğini sanıyorsan...Если думала, что я буду тебя искать, чтобы подвезти, и поэтому отослала своего шефа...
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Jestem służącym i pan ma oko na mnie.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Je suis un serviteur, et mon maître voit tout ce que je fais.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.저는 하인이고 제 주인은 제가 하는 모든 일들을 보십니다.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Som len sluha - a sleduje ma môj pán.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Sono un servo e il mio padrone vede tutto ciò che faccio.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Soy un siervo y mi amo ve todo lo que hago.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Sunt servitor, iar stapânul meu vede ce fac.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Είμαι ένας υπηρέτης και ο κύριός μου βλέπει ό,τι κάνω.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.Аз съм служител и господаря ми вижда всичко, което правя.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.אני משרת והאדון שלי רואה את כל מעשי.
Ben bir hizmetkarım ve patronum yaptığım her şeyi görür.أنا خادم وربي يرى كل ما أفعله.
Ben burada değilken patron sensin, tamam mı?Давай договоримся: когда я уезжаю, ты остаёшься за главного.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Credo che dobbiamo rendere i capi responsabili per i loro impiegati, in qualunque maniera.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Creo que debemos responsabilizar a nuestros jefes por sus empleados de cualquier manera que se pueda.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Jag tycker att vi måste få våra chefer att bära ansvar inför sina anställda på alla sätt vi kan.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Jeg tror, vi er nødt til at stille vores chefer til regnskab over for deres ansatte på enhver måde, vi kan.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.제가 생각하기에 우리는 우리가 할 수 있는 그 어떤 방법으로든 그들의 고용인들에게 책임을 부과하게 해야 합니다
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Myslím, že musíme učinit naše šéfy odpovědné jejich zaměstnancům ve všech možných ohledech.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Onze bazen moeten verantwoording afleggen aan hun werknemers op welke manier dan ook.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Saya pikir kita harus membuat atasan kita bertanggung jawab pada bawahannya dengan cara apapun.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Tôi nghĩ chúng ta phải khiến các ông chủ có trách nhiệm với nhân viên của mình theo một cách nào đó.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Trebuie să facem șefii responsabili în fața angajaților în orice fel putem.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Wir müssen unsere Chefs den Angestellten gegenüber verantwortlich machen, so gut wir können.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.Мисля, че трябва да направим нашите босове отговорни пред своите служители по всеки възможен начин.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.אני חושב שאנחנו צריכים לגרום למעסיקים שלנו להיות אחראיים לעובדים שלהם בכל דרך אפשרית.
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.وأعتقد أنه يجب أن نجعل مديرينا ورؤسائنا مٌلتزمون تجاه مرؤوسيهم بأي صورة ممكنة
Bence, patronlarımızı, çalışanlarına karşı sorumlu tutmak için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.何らかの形で持つようにするべきだと思います しかし覚えておいてほしいのは
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Ak by som mal skúsiť, že so svojím nadriadeným, bol by som hodil na mieste.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Als ik dat proberen met mijn baas, zou ik eruit gegooid ter plaatse.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Če bi bil, da poskusite, da se z mojim šefom bi, sem se vrgel na kraju samem.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Dacă ar fi să încerc asta cu şeful meu, mi-ar fi aruncat la faţa locului.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Gdybym miał spróbować, że z moim szefem, że będę wyrzucony na miejscu.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Ha én is kipróbálni, hogy a főnököm, lennék kidobják a helyszínen.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Hvis jeg skulle prøve det med min chef, ville jeg blive smidt ud på stedet.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Jika saya mencoba bahwa dengan bos saya, saya akan dilempar keluar di tempat.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Jos olisin kokeilla että pomoni kanssa, olisin heittänyt paikan päällä.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.내 상사와 그것을 시도했다면, 나는 그 자리에서 밖으로 튕겨거야.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Nếu tôi đã cố gắng điều đó với ông chủ của tôi, tôi muốn được ném ra ngoài ngay tại chỗ.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Om jag skulle försöka det med min chef, jag skulle kastas ut på plats.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Pokud bych měl zkusit, že se svým nadřízeným, byl bych hodil na místě.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Se dovessi provare che con il mio capo, sarei buttato fuori sul posto.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Se eu fosse tentar isso com meu chefe, eu seria expulso na hora.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Si je devais essayer cela avec mon patron, je serais jeté dehors sur le champ.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Si yo fuera a tratar de que con mi jefe, me gustaría ser expulsado en el acto.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Wenn ich bei meinem Chef versuchen, würde ich an Ort und Stelle entsorgt werden.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Εάν επρόκειτο να δοκιμάσετε ότι με το αφεντικό μου, θα ήθελα να πεταχτούν έξω επί τόπου.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Ако аз да опитам, че с шефа ми, бих се изхвърлят на място.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Если бы я был попробовать, что с моим начальником, я бы выброшены на месте.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.Якби я був спробувати, що з моїм начальником, я б викинуті на місці.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.אם הייתי צריך לנסות את זה עם הבוס שלי, הייתי נזרק על המקום.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.إذا كان لي لمحاولة ذلك مع مدرب بلدي مانع ، يكون طرح خرجت على الفور.
Ben denemek için benim patronum olsaydı, anında dışarı atılmış olurdu.それでも、人はそれは私にとって本当に良いものではない可能性があるかどうかを知っている?
Benim koca çocuğum ağlamasın. Ben burada değilken patron sensin, tamam mı?Cuando no esté aquí, tú serás el jefe, ¿de acuerdo?
Ben patron gitti ve benim alttan düşünüyorum sadece onu söyledim. kalp.Aku akan pergi ke bos dan mengatakan kepadanya apa yang saya pikir dari dasar saya jantung.
Ben patron gitti ve benim alttan düşünüyorum sadece onu söyledim. kalp.Azt már elment a főnök, és azt mondta neki, csak azt hiszem, az alsó az én szívet.
Ben patron gitti ve benim alttan düşünüyorum sadece onu söyledim. kalp.Bym poszedł do szefa i powiedziałem mu tylko to, co myślę, z głębi serca.