patlamayı ile cümle
patlamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlar patlamayı gören kişiler.These are the people who saw the explosion.
Patlamayı kilometreler boyunca duyabilirdin.You could hear the blast for kilometers.
Patlamayı görmedim sadece hissettim.I didn't see the explosion. I just felt it.
İstanbul'da meydana gelen patlamayı kesin duymuşsundur.I am sure you heard the explosion that happened in Istanbul.
Leyla patlamayı bekleyen bir saatli bombaydı.Layla was a timebomb waiting to explode.
Leyla patlamayı bekleyen bir zaman ayarlı bombaydı.Layla was a timebomb waiting to explode.
Patlamayı duyduğunuzda saatin kaç olduğunu hatırlıyor musunuz?Do you remember what time it was when you heard the explosion?
PDM-1M modeli PDM-1 ile aynı olup tek farkı patlamayı güçlendirici imla hakkının olmasıdır.The PDM-1M is almost identical to the PDM-1 only having a booster charge to ensure detonation.
Buna rağmen MacReady patlamayı bir dinamitle tetiklemeyi başarır ve üstü patlatır.MacReady triggers the explosives using a stick of dynamite, destroying the base.
Nambu asıl patlamayı 1931 yılında yaşadı.Nambu's real breakthrough came in 1931.
- Uzaydaki bir patlamayı gördüm.- F.B.I. locked his location.
Sanayi devriminin fabrikaları Amerika'da yenilik ve ekonomik patlamayı tetikledi.The factories of the Industrial Revolution spurred innovation and an economic boom in America.
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.If I'd had a stopwatch, I could have timed the explosion.
Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek patlamayı beklemektedirler.They are only waiting for a single blast that will seize them, but they will go on contending.
Polis cihazı etkisiz hale getirerek patlamayı önlemişti.Police defused the device, preventing an explosion.
Sırbistan Merkez Bankasının hazırladığı yeni yönetmeliklerin bu patlamayı bastırması bekleniyor.New regulations by the National Bank of Serbia are expected to dampen the boom.
1870'lerde inşa edilen Wells patlamayı ateşledi.Wells built in 1870s sparked the boom.
Bu olaylar dizisi, patlamayı harekete geçirdi.This series of events set into motion the explosion which was to follow.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Eine Explosion konnte verhindert werden.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Será un lugar donde sólo se puede tener una explosión.
Burada asıl büyük patlamayı gerçekleştirdi ve herkesin tanıdığı bir isim oldu.Es la explotación original que dio nombre a todo el conjunto.
Asıl patlamayı ise 1986-87 sezonunda yaptı.La misma tendencia se repite en la temporada 1986-87.
Patlamayı İslami Direniş örgütü üstlendi.Milita en el Frente de Resistencia del Irán Islámico.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.In nessun caso furono comunque in grado di azionare un'esplosione preventiva.
Patlamayı İslami Direniş örgütü üstlendi.تبنَّى تنظيم داعش هذا التفجير.
Patlamayı ise, birkaç yıl sonra, tam da ona ihtiyaç duyulacak sırada yapacaktı ve zaman gelip çatmıştı.Ao colocar uma bomba, a mesma levará algum tempo até que se exploda, permitindo-lhe tempo para fugir.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Dit om het risico op ontploffing te voorkomen.
Nambu asıl patlamayı 1931 yılında yaşadı.Nambus verkliga genombrott kom 1931.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Жертв внаслідок вибуху немає.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Jediný způsob, jak ze smyčky uniknou, je zabránit této explozi.
Patlamayı ise, birkaç yıl sonra, tam da ona ihtiyaç duyulacak sırada yapacaktı ve zaman gelip çatmıştı.Stejně tak, když zaslechneme výstřel, na několik sekund se zastavíme a přemýšlíme, odkud přišel.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.A robbanás előtti állapotot sugalmazza.
Fünyenin içerisindeki patlamayı ana mühimmatın infilakı izler.A gránát fejének többi részét a robbanóanyag tölti ki.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Denne skal fjernes for at undgå eksplosioner.
Nambu asıl patlamayı 1931 yılında yaşadı.Nambus virkelige gjennombrudd kom i 1931.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Kita tidak boleh membiarkan kemungkinan bahwa salah satu bom tersebut gagal meledak.
En az altı silahlı saldırı, üç patlamayı içeren yedi farklı noktada saldırı gerçekleştirilmiştir.Sedikitnya dua penembakan dan tiga ledakan terjadi di Paris.
En az altı silahlı saldırı, üç patlamayı içeren yedi farklı noktada saldırı gerçekleştirilmiştir.Có ít nhất 6 cuộc tấn công riêng rẽ diễn ra bao gồm 6 vụ nổ súng và 3 vụ nổ khác.
Buna rağmen MacReady patlamayı bir dinamitle tetiklemeyi başarır ve üstü patlatır.MacReady liền kích hoạt bằng một que thuốc nổ, và toàn căn cứ nổ tung.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.攻撃中のみ爆風でダメージを与えられる。
2010-11 sezondan ise kendisinden beklenen patlamayı yaptı.2010–11賽季,他迎來爆發。
Sergei Preminin elle kontrol millerinin seviyesini azalttıktan ve patlamayı engelledikten sonra öldü.Sergei Preminin亲手拉下了控制杆并因此死亡。
En az altı silahlı saldırı, üç patlamayı içeren yedi farklı noktada saldırı gerçekleştirilmiştir.테러는 최소 6건의 총격과 3건의 자살폭탄을 포함하여 7건의 서로 다른 테러가 동시다발적으로 발생했다.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.이 폭탄은 패를 내지 않고 젖히기만 할 수 있는 기회가 한 번 생긴다.
Sergei Preminin elle kontrol millerinin seviyesini azalttıktan ve patlamayı engelledikten sonra öldü.סרגיי פרמינין מת אחרי שהצליח להוריד ידנית את מוטות הבקרה, ומנע התפוצצות.
En az altı silahlı saldırı, üç patlamayı içeren yedi farklı noktada saldırı gerçekleştirilmiştir.בסך הכל אירעו שבעה פיגועי טרור נפרדים, שכללו לפחות שישה אירועי ירי ושלושה פיצוצים.
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Avec un chronomètre, j'aurais pu prévoir la crise à la minute !
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Dacã aº fi avut un cronometru, aº fi putut sã prezic exact explozia.
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Kellon avulla olisin ennustanut iskut sekunnin tarkkuudella.
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Mit einer Stoppuhr hätte ich den Anfall auf die Sekunde vorhersagen können.
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Mit einer Stoppuhr hätte ich den Anfall auf die Sekunde vorhersagen können.
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Om jag haft ett tidtagarur skulle jag beräknat urladdningen. Håll käften!
Eğer bir saatim olsaydı patlamayı ayarlayabilirdim.Si hubiera tenido un cronómetro podría haber medido la explosión.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Ale tento model představy velkého třesku má několik problémů.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Ma questo modello che propone il Big Bang ha un paio di problemi.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Pero este modelo de visualizar el Big Bang tiene un par de problemas.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Tetapi model ini, untuk menggambarkan Ledakan Besar mempunyai beberapa masalah.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Όμως αυτή η απεικόνιση παρουσιάζει κάποια προβλήματα.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Но този модел на визуализация, Големия Взрив, води няколко проблеми.
Fakat bu modelin... ...büyük patlamayı görselleştirmesinde birkaç sorun var.Проте така модель візуалізації Великого вибуху має кілька проблем.
İlgili Sayfalar