patlaması ile cümle

patlaması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Преди 4 месеца преживяхме конституционално грубо нарушение в тази страна.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Четыре месяца назад мы столкнулись с конституционным произволом в нашей стране.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.Чотири місяці тому ми постраждали від Конституційного обурення.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.לפני 4 חודשים נפגענו משערוריה חוקתית בארץ זו.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.منذ أربعة أشهر، عانينا من غضب دستوري في هذا البلد.
Dört ay önce bu ülkede, anayasal bir öfke patlaması, bir başkaldırıdan muzdarip olduk.これを「34項の失敗」 と呼んでいますが
Ekonomik yönetimin başlangıç safhası; kaynak patlamasının kime kazandıracağı.초기 단계에 경제적 통제가 어떻게 되는지가 중요합니다. 원자재 붐이 누적될 때 말이죠.
Ekonomik yönetimin başlangıç safhası; kaynak patlamasının kime kazandıracağı.le niveau initial de gouvernance économique quand l'essor des ressources se produit.
Ekonomik yönetimin başlangıç safhası; kaynak patlamasının kime kazandıracağı.רמת הממשל הכלכלי בהתחלה, כשמתרחש שגשוג המשאבים.
Ekonomik yönetimin başlangıç safhası; kaynak patlamasının kime kazandıracağı.المستوى المبدئي للحوكمة الإقتصادية عند تحقق طفرة الموارد.
Ekonomik yönetimin başlangıç safhası; kaynak patlamasının kime kazandıracağı.重大な問題があるということ 実際 しっかりした統治下では
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.가렛 하딩은 1960년대 후반에 이 이론을 가지고 인구과잉에 대해 이야기 했습니다.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garret Hardin gebruikte dit om over overbevolking te praten in de late zestiger jaren.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin a folosit-o în discuţia despre suprapopulare în anii '60.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin đã sử dụng nó để nói về bùng nổ dân số vào cuối những năm 1960.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin ji použil, když mluvil koncem 60. let o přelidňování.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin kezdte használni az 1960-as években a túlnépesedés kapcsán.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin la usó para hablar de la sobrepoblación al final de los 60.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin l'a utilisée pour parler de la surpopulation à la fin des années 1960.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin lo usò per parlare della sovrappopolazione nei tardi anni Sessanta.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin nutzte sie in den späten 1960er, um Überbevölkerung zu thematisieren.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Garrett Hardin używał tego do mówienia o przeludnieniu w późnych latach 60-tych
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Ο Γκάρετ Χάρντιν το χρησιμοποίησε για να μιλήσει για τον υπερπληθυσμό στο τέλος της δεκαετίας του 1960.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Гарет Хардин я използва, за да представи свръхнаселеността в края на 60те.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.Гаррет Хардин использовал это понятие, когда говорил о перенаселении в конце 1960-х.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.גארט הארדין השתמש בה בכדי לדבר על פיצוץ אוכלוסין בשלהי שנות השישים.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.استخدمها"غاريت هاردن" في الحديث عن الزيادة السكانية في أواخر السِّتِّينات.
Garrett Hardin bu teoriyi 1960'ların sonlarında nüfus patlamasından bahsetmek için kullandı.彼は 共有放牧地を例に挙げました それぞれの人が
Gaz patlaması mıymı,s?Czy to był wybuch gazu?
Gaz patlaması mıymı,s?È stata un'esplosione di gas?
Gaz patlaması mıymı,s?Foi uma explosão de gás?
Gaz patlaması mıymı,s?¿Fue una explosión de gas?
Gaz patlaması mıymı,s?Oliko se kaasuräjähdys?
Gaz patlaması mıymı,s?Var det en gaseksplosion?
Gaz patlaması mıymı,s?Var det en gasexplosion?
Gaz patlaması mıymı,s?Ήταν έκρηξη αερίου;
Gaz patlaması mıymı,s?Это был взрыв газа?
Güneş'imiz oluşmadan önce birkaç yıldızın patlaması gerekti.Antes de ser criado o nosso sol explodiram várias estrelas.
Güneş'imiz oluşmadan önce birkaç yıldızın patlaması gerekti.Parecchie stelle dovettero esplodere prima che fosse creato il nostro Sole.
Güneş'imiz oluşmadan önce birkaç yıldızın patlaması gerekti.Varias estrellas tuvieron que explotar antes de que nuestro Sol se creara.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.Em todos os campos, o conhecimento disparou, mas trouxe consigo complexidade, trouxe consigo especialização.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.En cada campo, el conocimiento se ha disparado, pero ha traído complejidad, ha traído especialización.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.In elk domein is de kennis ontploft, maar er is complexiteit ontstaan en specialisatie.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.In jedem Feld ist das Wissen explodiert, aber es hat Komplexität, es hat Spezialisierung eingeführt.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.În toate domeniile, cunoștințele au explodat, însă asta a generat complexitate, specializare.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.모든 분야에서 지식이 넘쳐나지만, 복잡하게만 만들었고, 전문화를 만들었습니다.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.W każdej dziedzinie, wiedza eksplodowała przynosząc z sobą złożoność i specjalizację.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.В каждой сфере произошёл взрыв знаний, и это привнесло сложность, это привело к специализации.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.Знанието се развива във всички области, но то донесе сложност, то донесе специализация.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.היא המשימה הגדולה של הדור שלי כולו. בכל תחום ותחום יש התפוצצות של ידע, אבל הוא הביא עימו מורכבות,
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.في كل حقل، وقد انفجرت المعرفة، ولكن ذلك أدى إلى تعقيد، وقد ضم التخصص.
Her alanda bilgi patlaması yaşandı, ama bu da karmaşıklığı arttırdı, uzmanlaşma getirdi.その結果 複雑さや 専門化がもたらされました 我々はこの問題を認識し
Hiçbir insan bir volkan patlaması konusunda karar vermemiştir.Aucun homme n'a pris la décision de produire une éruption de volcan.
Hiçbir insan bir volkan patlaması konusunda karar vermemiştir.Nenhum ser humano tomou uma decisão que vai produzir a erupção de um vulcão.
Hiçbir insan bir volkan patlaması konusunda karar vermemiştir.Ningún ser humano tomó la decisión que iba a producir la erupción de un volcán.
Hiçbir insan bir volkan patlaması konusunda karar vermemiştir.Καμία ανθρώπινη ύπαρξη δεν έλαβε την απόφαση να γίνει η έκρηξη ενός ηφαιστείου.
Hiçbir insan bir volkan patlaması konusunda karar vermemiştir.Люди никак не могут повлиять на то когда же вулкан начнет свое извержение.
Hiçbir insan bir volkan patlaması konusunda karar vermemiştir.Ніхто з людей не вирішив, що він спричинить виверження вулкану.
İlaçlar bütün larvaları ve küçük hayvanları öldürüyor, gübre güzel bir plankton patlamasına yol açıyor.De pesticiden doden alle larven en kleine dieren, de kunstmest zorgt voor bloeiende plankton.
İlaçlar bütün larvaları ve küçük hayvanları öldürüyor, gübre güzel bir plankton patlamasına yol açıyor.I pesticidi uccidono tutte le larve e i piccoli animali, e i concimi fanno schiudere tutto questo plancton.

İlgili Sayfalar