Ana içeriğe geç
Sözlük

patatesler ile cümle

patatesler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
27
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Patatesleri de vardı. -Ya yakalanırsak?-Tänk om vi åker fast.
Patatesleri de vardı. -Ya yakalanırsak?- Und wenn man uns erwischt?
Patatesleri de vardı.Νομίζω πως έχουν και πατάτες.
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Ale mnie powiesz. Gdzie je dostałaś?
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Nikomu nemusíš říkat, kde ty brambory bereš.
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Razen meni. Kje si ga dobila?
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Δεν χρειάζεται να το πω σε κανέναν που μπορείτε να πάρετε τις πατάτες.
Patatesleri nereden bulduğunu hiçkimseye söylemek zorunda değilsin.Не е нужно да казваш на някого къде може да намери картофи. С изключение на мен.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Bei jedem Ausatmen wurde mein CO2 zur Nahrung der Süßkartoffeln, die ich anbaute.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Când expiram, CO2-ul meu hrănea cartofii pe care-i creşteam.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.제가 숨을 내쉴때, 제가 뱉은 CO2를 제가 기르던 고구마가 먹었습니다.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Cuando exhalaba, mi CO2 alimentaba las batatas que estaba cultivando.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Dwutlenek węgla w moim oddechu karmił hodowane przeze mnie bataty.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Když jsem vydechla, můj CO2 živil sladké brambory, které jsem pěstovala.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Khi tôi thở ra là lúc tôi cung cấp khí CO2 cho những củ khoai lang mà tôi đang trồng.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Quand j'expirais, mon CO2 nourrissait les patates douces que je cultivais...
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Saat saya mengeluarkan nafas, CO2 itu memberi makan ubi jalar yang saya tanam.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Wanneer ik uitademde, dan voedde mijn CO2 de aardappelen die ik aan het verbouwen was.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Когато издишах, моят въглероден диоксид подхранваше сладките картофи, които отглеждах.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.Когда я выдыхала, мой CO2 питал батат, который я выращивала.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.כאשר נשפתי החוצה, הפחמן הדו חמצני שלי האכיל את תפוחי האדמה המתוקים שגידלתי.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.عندما أخرج CO2 من رئتي كنت أقوم بتغذية البطاطا التي كانت في تزايد.
Soluğumu verdiğimde, karbondioksitim yetiştirdiğim tatlı patatesleri besliyordu.私の栽培するサツマイモになるのです 我々はサツマイモをものすごくたくさん食べました
Tatlı patatesler gibi benim rengim de turuncuya döndü.저는 고구마때문에 오렌지색이 되었습니다.
Tatlı patatesler gibi benim rengim de turuncuya döndü.שהפכתי כתומה מרוב תפוחי אדמה.
Tatlı patatesler gibi benim rengim de turuncuya döndü.أصبحت برتقالية من شدة أكل البطاطا.
Tatlı patatesler gibi benim rengim de turuncuya döndü.私は文字通り同じ炭素をなんども繰り返し食べていました
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod