Alışveriş çantasını pat diye masaya koydum.I put the shopping bag on the table with a thud.
İblis efendisi sonunda bilincini kaybetti ve pat diye yere düştü.The demon lord finally lost conciousness and fell to the floor with a thud.
Kaza pat diye oldu.The accident happened suddenly.
Sokak kapısı pat diye açıldı.The front door burst open.
Tom bir gün pat diye arayıverdi.Tom called me out of the blue one day.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Then, out of the blue... she asked me to help her with the firewood.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.You said that so suddenly, I'm having a hard time handling it.
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeAda saat di mana istri saya, namanya Tammie, dan saya, kami benar-benar sibuk hingga jungkir balik:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeBolo to obdobie života, keď moja žena, Tammie, a ja, sme zrazu boli naozaj zaneprázdnení a bum-bác:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeBylo období, kdy jsme moje žena - jmenuje se Tammie - a já měli opravdu dost napilno a najednou bum bác:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeBył taki okres kiedy moja żona, na imię jej Tammie, i ja, byliśmy naprawdę bardzo zajęci i rach ciach trach:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeCi fu in effetti un periodo in cui mia moglie Tammie ed io, siamo stati molto impegnati e VA VA VUUM...
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeĐã có một khoảng thời gian mà vợ tôi, tên cô ấy là Tammie, và tôi, khá là bận rộn trong việc 'í ới' nên:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeDet var en period när min fru, hon heter Tammie, och jag stod i ordentligt och whip, bam, boom --
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeEr was een tijd dat mijn vrouw, ze heet Tammie, en ik onszelf flink bezighielden en boem pats,
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeHouve uma altura da minha vida em que a minha mulher, Tammie, e eu, não andámos a perder tempo, e catrapumba:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeHubo un período en que mi esposa, Tammie, y yo estábamos muy ocupados y entre una cosa y otra:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeIl y a eu un moment où ma femme, elle s'appelle Tammy, et moi, nous étions vraiment occupés, et vlan :
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diye제 아내인 타미와 제가 정말 정신없이 바빴던 시기가 있었습니다.
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeΥπήρχε μια περίοδος που η γυναίκα μου, η Τάμι, και εγώ, είμασταν πολύ "απασχολημένοι" και μπαμ μπαμ...
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeВ нашей жизни был период, когда моя жена, Тэмми, и я - мы взялись за дело всерьёз и вот -
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeВ нашому житті був такий період, коли моя дружина Теммі і я були серйозно зайняті справою, а тут -
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeПрез един период от време, когато жена ми, нейното име е Тами, и аз, бяхме много заети и пляс, бам, бум:
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeהיתה תקופה שאשתי תמי ואני היינו ממש עסוקים והופס
Belirli bir dönemde eşim Tammie ile kendimizi buna adadık ve bir anda pat diyeあくせく勤めていたら ケンダルとジェイが生まれました
Ben 20 yıldır 8 girişim başlattım ve... ...size pat diye kafamdan bir girişim tanımını veremem.저도 20년간 여덟 번의 스타트업을 직접 경험했지만 스타트업이 뭔지 그럴싸한 정의를 내릴 수가 없었어요
Ben 20 yıldır 8 girişim başlattım ve... ...size pat diye kafamdan bir girişim tanımını veremem.スタートアップの定義はパッと頭に浮かびませんでした スタートアップといえば無料で食事できるとか
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Alors si tu les approches par derrière, dos au vent, tu peux les pousser et elles tombent dans la boue."
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Así que si te acercas a ellas por detrás, a favor del viento, puedes empujarlas y se dan un golpe en el lodo".
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Dacă te apropii de ele din spate, din direcția în care bate vântul, le poți împinge și ele cad în noroi."
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.뒤에서 살금살금 다가가서 깜짝 놀래키면, 넘어져서 진흙탕으로 그냥 빠져버리는거지."
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Krowy śpią na stojąco, jeśli podejdzie się je z wiatrem od tyłu, i popchnie to przewrócą się w błoto."
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Quindi se ti avvicini da dietro, sottovento, le puoi spingere giù e far cadere nel fango".
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Οπότε αν τις πλησιάσεις από πίσω μπορείς να τις σπρώξεις και θα πέσουν στη λάσπη."
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.И, если подойти к корове сзади, с подветренной стороны, можно опрокинуть её прямо в грязь".
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.Така че, ако се приближиш отзад, от насрещната страна на вятъра, можеш да ги побутнеш и да тупнат в калта. "
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.אז אם מגיעים אליהן מאחור, בכיוון שנגד הרוח, אפשר להדוף אותן והן נופלות לתוך הבוץ."
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.وان قدمت اليها من الخلف . .بهدوء ودفعتها فجأة .. سوف تقع على الارض وتتلوث بالطين
"Eğer onlara rüzgara karşı arakadan yaklaşırsan, onları biraz iteklersin ve pat diye çamura yuvarlanırlar.牛は泥の中にどさっと倒れるんだ」 それが良いことか悪いことか考える間もなく
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.Olyan váratlanul mondta, hogy még nem tudtam felfogni.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.Vous avez dit ça si soudainement, il va me falloir du temps pour m'en remettre.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.Επειδή το είπατε ξαφνικά, είναι δύσκολο να το χωνέψω.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.لانك قلته فجأة فمن الصعب علي هضمه بسهولة
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Apoi, pe neaşteptate... ... mi-a cerut să o ajut cu lemnele de foc.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Ensuite, tout à coup... elle m'a demandé de l'aider avec le feu de bois.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Então, lá fora... ela pediu-me para que a ajudasse com o carvão.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Inesperadamente,... me pidió que le ayudara con el fuego.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Poi, all'improvviso... Mi ha chiesto di aiutarla con la legna da ardere.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Potem me je iznenada prosila, naj ji pomagam prinesti drva za podkurit.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Toen, zomaar ineens... vroeg ze me te helpen met het brandhout.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.Μετά, ξαφνικά... μου ζήτησε να τη βοηθήσω με τα καυσόξυλα.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi.И вдруг, ни с того ни с сего... она попросила меня помочь ей с растопкой.
Sonra pat diye,... ...odunları taşımasına yardım etmemi istedi...ثم فجأة طلبت مني أن أساعدها في حمل الحطب