pasif ile cümle
pasif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü pasifliğimizi bir fırsat olarak görüyorlar.Because they see our passivity as their opportunity.
Çocuklarımızı tekrar pasif hale getiremeyiz; biz sadece onları "korsan" yapabiliriz.We can't make our kids passive again. We can only make them, quote, "pirates." And is that good?
Bilançonun pasif tarafını, bu firmanın diğer kişilere karşı olan borçları gibi düşünebilirsiniz.Let me draw that.
Filistinliler neden pasif direnişi kullanmıyorlar?Why aren't Palestinians using nonviolent resistance?
Hiçbir şey orduyu pasif direnişten daha çok korkutamaz.Nothing scares the army more than nonviolent opposition.
Pasif bir protesto [anlaşılır değil] durdurmayacak.A nonviolent protest is not going to stop the [unclear].
Bu liderler Budrus gibi yerlerde pasif gücün işe yaradığını ispat ettiler.These leaders have proven that nonviolence works in places like Budrus.
Yani bu pasif kalemlerinin değeri azaltılacaktı.So these liabilities are going to be written down.
Bu Pasifik Okyanusu; Pasifik Okyanusu'nun uzaydan görünüşü.This is the Pacific Ocean; a view from space of the Pacific Ocean.
Bilançomun pasif tarafında durum nedir, yükümlülüklerim neler?Now what are my liabilities?
Bunlar pasiflerim.These are liabilities.
Bu durumda bilançomun pasif tarafında nasıl bir değişiklik olacak?So what's going to be the liabilities and equity?
Aktif veya pasif keşif yaparak düşman hattının arkasına geçip kasnağı boşaltıp kaçmaya çalışırlar.Provide active or passive scouting, trying to get to enemy rears to empty the drum and get away.
Nadiren siber hedonizmi duyuyoruz, mesela insanların nasıl pasifleştiği.Rarely hear about cyber hedonism, for example, how people are becoming passive.
Ve ayaklarımın altında Pasifik Okyanusu'nun büyük, sakin, mavi görüntüsü vardı.And at my feet was the great, still blue plate of the Pacific Ocean.
Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Africa, Asia, Australia, into the Pacific.
Niçin yükümlülük, niçin banka bilançosunun pasifinde yer alıyor?Why is it a liability?
Güney Pasifike gelmiş gibi hissediyorum!I feel like I've come to the South Pacific.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Whereas the passive recipient doesn't make the prediction, feels the full blow.
O Pasifik Gyre'i.That's the Pacific Gyre.
Aslında pasif sağ ventrikül içine akar.It actually passively flows into the right ventricle.
Şimdi oraya gidin ve pasifizmi parçalayın.Now go out there and smash pacifism.
100 çocuk Asya ve Pasifikten.100 come from Asia and the Pacific.
Tüm Doğu Pasifik Okyanusunu tamamladık.So we've done that all over the Eastern Pacific.
Şimdi aynı şeyi Batı Pasifik Okyanusunda yapmaya başlıyoruz.We're starting to do it in the Western Pacific as well.
VE SONUNDA Pasifik Okyanusu'nda BÜYÜK BİR SPERM WHALE tarafından yok edildi. "AND FlNALLY DESTROYED BY A LARGE SPERM WHALE IN THE PAClFIC OCEAN."
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Yes; all these brave houses and flowery gardens came from the Atlantic, Pacific, and Indian oceans.
Kızılderili, Güney Asya kökenli, Pasifik Adaları kökenli vs anlamına geldiğini düşünür.Latino, Asian-American, Native American, South Asian, Pacific Islander, on and on.
Şu an, "Devasa - pasif" olarak adlandırdığım bilgi toplama çabalarının olduğu bir çağda yaşıyoruz.And in fact, we are in the era of what I would call "massive-passive" data collection efforts.
Sanırım bu devasa-pasif verilerin kullanılabileceği üç farklı yol var.And there are three ways, I think, that these massive-passive data can be used.
Şimdiye kadar gördüklerimiz Pasifik'tendi.What we saw up till now was from the Pacific.
Size Pasifik'in yüksek tanımlı görüntülerini izletmeyi deneyeceğiz.We're going to try to show you high definition from the Pacific.
Peki yükümlülüklerim neler, bilançomun pasifinde neler var?And what are my liabilities?
Bilançomun pasif tarafında neler vardı?What are my liabilities?
Bir sonraki modunda, Rezero pasif, ve onu hareket ettirebiliriz.In the next mode, Rezero is passive, and we can move him around.
Sonra pasif güneş enerjisi için büyük bir temel attık.And then we poured a big foundation for passive solar.
Yani siz stres tepkisi veriyorsanız, tüm bu doğa kendini iyileştime mekanizması pasifleşiyor.So when you're having stress responses, all those natural self-repair mechanisms get flipped off.
Peki bilançonun pasifine dönersek, pasif yazalım, burada neler kalmıştı?And on the liabilities side, what was left?
Pasifteki kalemleri, yani yükümlülükleri kırmızıyla yazacağım, çünkü borç kötü bir şey.I'll write liabilities in red, just because they're bad.
Yani borçlarımız 5 milyon $ artacak, bilançomuzun pasif tarafına yazıyoruz.So we would have $5 million in liability. It would be debt. $5 million of debt.
H hakkında bilgi sahibi olsak bile; A ve F arasındaki yol hala pasiftir.The path between A and F is still passive, even though we have knowledge of H.
Pasifik Okyanusu'na sızıyor.leaking from Fukushima nuclear power plant in the Pacific Ocean.
Umursamayarak ya da tepkisiz kalarak kötülüğe pasif müsamaha.Passive tolerance of evil through inaction, or indifference.
Başkaları pasif kalırken siz aktif olmak zorundasınız.You have to act when other people are passive.
İkinci yolu seçin, kötülüğe karşı pasif eylemsizlik suçlusu olursunuz.Path two, you become guilty of the evil of passive inaction.
Bazı zamanlarda, pasif kalıp hiçbir şey yapmıyorlar. .Or their-- what they need to-- so sometimes they'll lay dormant and do nothing.
Ya da, bakteri DNAsında pasif bekleyen bekteriyofaj DNAsı için. .Or bacteriophage DNA laying dormant in the DNA of bacteria.
Şimdi, Pasifik'in öteki yakasına geçelimNow, let's go across the Pacific.
Pasifik'in bu bölümü hiçbir haritada güncel değildir.The charts are never up to date in this part of the Pacific.
Biz buna pasif dinamik hareket konsepti diyoruz.We call that the concept of passive dynamic locomotion.
Pasifik Okyanusu sahilinde, benim ve arkadaşım Chris'in bir fotoğrafı.Here's a picture of me and my friend, Chris, on the coast of the Pacific Ocean.
Aktiflerim, pasiflerim.later-- liabilities.
Bunlar sadece pasif yapılar değil, tümüyle makinalar.And it's not just passive structures, it's entire machines.
Evet, yine Pasifik'e düştü. (CA:Yeah, it also went into the Pacific.
Onu Pasifik'e düşsün diye uçurmadık.We didn't fly it into the Pacific.
Bilançomuzun bu tarafında bankamın aktifleri, bu tarafında ise pasifleri var.-- this side is my assets and these are my liabilities, right?
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anFrom the middle of the Pacific to a single tiny egg But it's just now that they are most vulnerable
Ancak Papua Yeni Gine'de ve Melanezya ve Pasifik'teki diğer adalarda buna dair kanıt buluyoruz.But we do find it in Papua New Guinea and in other islands in Melanesia and the Pacific.
Yani bilançomun pasifinde bir şey yok.I don't have any liabilities.
Pasiflerim sıfır yani.So I have zero liability.