O beni her zaman yemek partilerine davet etti.He always invited me to his dinner parties.
Hiç Tom'u partilerine davet ettin mi?Have you ever invited Tom to your parties?
O bizi partilerine davet ediyor.He invites us to his parties.
O bizi bütün partilerine davet eder.She invites us to all her parties.
Tom ve Mary John'u partilerine davet ettiler.Tom and Mary invited John to their party.
Tom beni tüm partilerine davet eder.Tom invites me to all his parties.
Sen bu insanlarýn evine girmek, partilerine katýlmak ne kadar zor biliyor musun?Do you know, how difficult to join these people's parties and to go their houses?
Azınlık partilerine sekiz sandalye kaldı.Minority parties will have eight seats.
Makedon partilerine, seçim kampanyası finansman kurallarını ihlalden yaptırım uygulandıMacedonian parties sanctioned for campaign financing violations
Buna karşın, Makedonya siyasi partilerine bütçeden %0,06, Karadağ ise %0,05 pay ayırıyor.By contrast, Macedonia allocates 0.06% of its budget to political parties, and Montenegro 0.05%.
Anketlere Göre Düşük Seçmen Katılımı Küçük Bulgar Partilerine YarayacakPoll Suggests Lower Voter Turnout Will Benefit Smaller Bulgarian Parties
Bir kez seçildikten sonra, bu adaylar tekrar eski partilerine üye olabilecekti.Allerdings können sie, wenn sie gewählt worden sind, wieder in ihre Parteien eintreten.
Cochrane yemek partilerine sık sık ev sahipliği yapan zengin bir kadındı.Mevrouw Cochrane was een rijke dame die graag veel chique party’s organiseerde.
Cochrane yemek partilerine sık sık ev sahipliği yapan zengin bir kadındı.Cochrane var en högreståndsperson som ofta hade större middagar.
Bu milletvekilleri bir süre sonra RP'den istifa ederek kendi partilerine döndüler.Завърналите се в РП го правят доброволно.