Ana içeriğe geç
Sözlük

pars ile cümle

pars kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bir milyondan fazla köylü ailesi, daha büyük mülklerin parsellenmesinden yararlandı.Over one million peasant families benefited from parcellation of the larger estates.[37]
Ayrıca bazı parşömenlerin yeniden kullanılmış parşömenler olduğunu öne sürdü.He has also suggested that some of the parchments were palimpsests which had been reused.
Meksika Audiencia başkanı olarak adlandırılan Nuño de Guzmán bu parselleri Cortés'e taşır.Being named president of the Audiencia of Mexico, Nuño de Guzmán moved these parcels to Cortés.
Ripley Parşömeni'nin bir kopyasından bir alıntıAn excerpt from a copy of the Ripley Scroll
Parşömendeki görüntüler, felsefe taşına sembolik referanslardır.[2]The scrolls' images are symbolic references to the philosopher's stone.[7]
Albert Parsons’ın tutuklanmasını takiben The Alarm'ın yayınını 1892-1893 döneminde devam ettirdi.Nach der Verhaftung Albert Parsons gab Lum The Alarm von 1892 bis 1893 heraus.
Eşit parsel büyüklüğüne sahip Samanbahçe evleri birbirine bitişiktir.In der Knospe umschließen die bündig aneinander stehenden äußeren Tepalen die inneren vollständig.
Lawrence Parsons tarafından 3 Mayıs 1877 tarihinde keşfedilmiştir.Sie wurde am 3. Mai 1877 von Lawrence Parsons entdeckt.
Eğer hayvanlar buz parçasının üstüne kaçarsa, pars foku onları orada yine de takip eder.Fliehen die Tiere auf das Eis, folgt der Seeleopard ihnen jedoch gelegentlich dorthin.
1 Parsek, yaklaşık 3,26 ışık yılına eşdeğerdir.1 pc entspricht in etwa 3,262 Lichtjahren.
Seth Parsons (Türkçe seslnedirme: Erol Eren): Tony'nin babası ve bir bataklık insanıdır.Seth Parson ist der Vater von Tony und Sumpf-Mensch.
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.Wird nur für einzelne Matches gebucht (siehe auch Booking).
Yengeç takımyıldızı, Aslan ve İkizler arasındaki parseldedir.Er befindet sich in einem relativ sternarmen Gebiet zwischen dem Großen Bären und den Zwillingen.
Parşömen tek bir kişinin eliyle yapılmıştır.Die Darstellungen stammen aus der Hand einer einzigen Person.
Tenten parşömende "Doktor Müller" isimini görür.Er wird jedoch von Dr. Müller gestellt.
Bütün parçalar Alan Parsons ve Eric Woolfson tarafından yazılmıştır.Alle Stücke wurden von Alan Parsons und Eric Woolfson geschrieben.
Pars foku Antarktika denizlerinde bulunan bir hayvandır.Der Seeleopard ist ein Tier der antarktischen Meere.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Möglicherweise diente sie der Dokumentation von Arbeiten, die am Palast ausgeführt worden waren.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Die Rötelschwalbe hält sich immer in Gewässernähe auf.
Kar parsının avlanmalarının en büyük nedenlerinden biri kürkleridir.Hauptgefahr für das Schneeschaf stellt die Jagd dar.
Bu arazi kısa süre içinde parsellenerek köylülere dağıtıldı.Stattdessen wurde das Land direkt an die Bauern verteilt.
Kar parsları genelde alaca karanlıkta hareketlidirler.Myzelien wachsen zumeist im Dunkeln.
Pars Tuğlacı Türkiye Yazarlar Sendikası ile Türk Basın Birliği üyesidir.Er war Mitglied der Türkischen Schriftstellergewerkschaft und der Türkischen Pressevereinigung.
Yeremya kitabına ait parçaların bir kısmı Kumran'da dördüncü mağaradaki Ölü Deniz parşömenleri'nde bulundu.Die meisten Fragmente wurden in Höhle 1 in Qumran am Toten Meer gefunden.
Yavrusunu büyüten dişi kar parsları dışında bu hayvanlar genelde yalnız dolaşır.Mit Ausnahme von Muttertieren mit ihrem Nachwuchs tritt der Kleine Igeltenrek überwiegend allein auf.
Yengeç yiyen fok ve vedel fokundan sonra pars foku, Antarktika’nın en sık rastlanan fokudur.Nach dem Krabbenfresser und der Weddellrobbe ist der Seeleopard die häufigste Robbe der Antarktis.
Ancak sadece birkaç milyon kübik parsek hacme sığdırılmıştır.Dabei wurde etwa eine Million Kubikmeter Schlamm entfernt.
İçlerinde Kızıl Rackham'ın Hazinesinin yerini gösteren Parşömenler vardır.Die Geschichte wird in Der Schatz Rackhams des Roten fortgesetzt.
NGC 2, 20 Ağustos 1873 tarihinde İrlandalı astronomi araştırmacısı Lawrence Parsons tarafından keşfedilmiştir.Die Galaxie NGC 387 wurde am 10. Dezember 1873 von dem irischen Astronomen Lawrence Parsons entdeckt.
Pars foklar yalnız dolaşan hayvanlar olup, yalnızca genç hayvanlar bazen küçük gruplarda bir araya gelirler.Lediglich jüngere Tiere finden sich manchmal zu kleinen Verbänden zusammen.
Bunun için de eski ahşap köşklerin bahçeleri parselenmiş, binaları yıkılmıştır.Demzufolge zerfallen nach und nach die alten, kolonialen Gebäude.
Bir erkek pars foku 3 m uzunluğunda iken, dişiler hemen hemen 4 m gelebilirler.Ein männlicher Seeleopard ist etwa drei Meter lang, Weibchen können nahezu vier Meter lang werden.
Sirius’un en yakın büyük komşusu 1.61 parsek ya da 5.24 ışık yılı uzaklıkta bulunan Procyon yıldızıdır..Umgebung: Der nächste Nachbarstern Prokyon ist von Sirius A+B 5,24 Lichtjahre entfernt.
Yarı-ışık yarıçapı 180 parsektir.Eine Halbwelle entspricht 180 °el.
1 Parsek, yaklaşık 3,26 ışık yılına eşdeğerdir.Il équivaut à environ 3,26 années-lumière.
Tüm şarkılar Alan Parsons ve Eric Woolfson tarafından yazılıp bestelendi.Toutes les chansons sont d'Alan Parsons et Eric Woolfson.
1880 ve 1881de Humperdinck orada Parsifal operasının yapımlanması için Wagner'e asistanlık yaptı.Pendant les années 1880-1881, Humperdinck participe à la production de Parsifal.
Albümün mühendisliğini Alan Parsons yaptı.Alan Parsons est ingénieur du son sur l'album.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Le canard de Barbarie vit toujours près de l'eau.
Nedeni ise, 700 hPa’da bulunabilecek kuru hava parselidir.On parlera par exemple de la température à 700 hPa.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Une Pique était probablement une enseigne de cette auberge.
Pars, (Panthera pardus) Asya ve Afrika.Toutefois, le jaguar ressemble au Léopard (Panthera pardus) qui vit en Afrique et en Asie.
Dördüncü seride yaklaşık 30 adet ellerinde parşömen tutan peygamber tasvir edilmiştir.On connaît quarante-trois plaques gravées de sa main.
Talcott Parsons (13 Aralık 1902 - 8 Mayıs 1979), Amerikalı sosyolog.Talcott Parsons (1902-1979), sociologue américain.
"Parson" sözcüğü İngilizcede papaz anlamına gelir.Count signifie « comte » en anglais.
Parsellerin her biri bir takımyıldız'a karşılık gelir.Chaque corps correspond à une escadre.
Ek olarak aslanlar ve kaplanlar büyük parslara da saldırırlar.Il arrive aussi que des ours ou des tigres mâles tuent les jeunes tigres.
Toplam parsel 75 olup 62'si tahsis edilecektir.Le Sky s'impose de la belle 75 à 62.
1 Parsek, yaklaşık 3,26 ışık yılına eşdeğerdir.Un pársec equivale a 3,26 años luz.
Parsifal Amfortas'a huzuruna çıkıp uzun serüvenini anlatmak istemektedir (Zu ihm, des tiefe Klagen.)Parsifal habla de su deseo de encontrar a Amfortas („Zu ihm, des tiefe Klagen“).
Kuzey Çin parsı, Ocak ve Şubat ayları boyunca çiftleşir.Los leopardos chinos del Norte generalmente se reúnen en enero y febrero.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.El rollo pudo haberse realizado para resaltar los cambios políticos y sociales en Japón.
Halebidu’daki Parsvanatha Basadi buna iyi bir örnektir.El templo de Parsvanatha Basadi en Halebidu es un buen ejemplo.
C. W. Mills gibi, Talcott Parsons'ın kuramlarının sesli muhalifidir.Al igual que C. W. Mills, se opuso firmemente a las teorías de Talcott Parsons.
Bütün parçalar Alan Parsons ve Eric Woolfson tarafından yazılmıştır.Todos los temas de Alan Parsons & Eric Woolfson.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Parsifal mira alrededor y comenta la belleza de la naturaleza primaveral.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Lo más viable es que hubiera sido representada en algún jardín de palacio.
Parşömen tek bir kişinin eliyle yapılmıştır.El movimiento de las piezas debe hacerse con una sola mano.
Durumun çok üzücü olduğu ve buna nedenin kendisi olduğunu düşünen Parsifal pişmanlık duymaktadır.Parsifal se encuentra sobrecogido por el remordimiento, culpándose a sí mismo de esta situación.
Genel olarak bu mesafe çekirdekten 1-2 parsek uzaklığındadır.Por lo general, esta distancia es de aproximadamente 1-2 parsecs desde el núcleo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod