Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.For at lave sin bønnebog brugte han pergament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.K jejímu vytvoření použil pergamen.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.그는 이 기도서를 만들 때 양피지를 썼는데
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Pentru a-şi face cartea de rugăciuni a folosit pergament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Per scrivere questo libro, Myrones si servì di una pergamena.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Und um sein Gebetbuch herzustellen, verwendete er Pergament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Voor zijn gebedenboek gebruikte hij perkament.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Y para hacer su libro de oraciones, utilizó pergamino.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.Για να κάνει το προσευχητάρι του χρησιμοποίησε περγαμηνή.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.За да направи тази книга, той е използвал пергамент.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.ولصنع كتاب الصلاة هذا، استخدم ورق البرشمان.
Ve bu dua kitabını yazabilmek için parşömen kullanmış.新しい羊皮紙を用いませんでした
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Den er meget sejere, end pergamentet den blev brugt på.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Deze lijm is veel harder dan het perkament waarop hij is aangebracht.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Ed è molto più resistente della pergamena su cui è stato scritto.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.E é muito mais resistente do que o pergaminho em que foi escrito.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.És sokkal erősebb magánál a pergamennél, amire írva van.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Et elle est bien plus dure que le parchemin sur lequel elle est posée.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Jest dużo twardsza niż pergamin.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.게다가 양피지 자체보다도 내구성이 강한 물질이에요
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Şi e mult mai dur decât pergamentul pe care s-a scris.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Taky je mnohem pevnější než pergamen.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Und sie ist viel robuster als das Pergament darunter.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Y es más fuerte que el pergamino donde estaba pegado.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Είναι πολύ πιο σκληρή από την περγαμηνή πάνω στην οποία γράφτηκε.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.То е много по-твърдо, отколкото пергамента, на който е написана книгата.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.Этот клей намного прочнее пергамента, на котором написана книга.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.שלא מתמוססת במים ברגע שהיא מתייבשת.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.وهو أكثر متانة من ورق البرشمان التي كانت مكتوبة عليه.
Ve üstüne yazıldığı parşömenden bile daha sert.このため撮像の前に まずは本を分解しなければならなかったのです
XML biçimleme içeren etiket metni. Bakın: pango_parse_markup()Teksten i etiketten inneholder XML-tagger. Se pango_parse_markup()
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.A toć jest pismo, które wyrażone jest: Mene, Mene, Thekel, upharsin.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.A toto je písmo, ktoré je napísané: Mene, mene; tekel ufarsin.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.A totoť jest písmo napsané: Mene, mene, tekel, ufarsin, totiž: Zčetl jsem, zčetl, zvážil a rozděluji.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Das aber ist die Schrift, allda verzeichnet: Mene, mene, Tekel, U-pharsin.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.di cui questa è la lettura: mene, tekel, peres
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.És ez az írás, a mely feljegyeztetett: Mene, Mene, Tekel, Ufarszin!
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Esta, pois, é a escritura que foi traçada: MENE, MENE, TEQUEL, UFARSlM.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Iată însă scrierea care a fost scrisă: ,,Numărat, numărat, cîntărit, şi împărţit!``
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Inilah tulisan itu, 'Dihitung, dihitung, ditimbang, dibagi.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Ja tämä on kirjoitus, joka on tuonne kirjoitettu: `Mene, mene, tekel, ufarsin`.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.기록한 글자는 이것이니 곧 메네 메네 데겔 우바르신이라
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.La escritura que grabó dice: MENE, MENE TEQUEL U PARSIN
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Những chữ đã vạch ra như sau nầy : Mê-nê , Mê-nê , Tê-ken , U-phác-sin .
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Những chữ đã vạch ra như sau nầy: Mê-nê, Mê-nê, Tê-ken, U-phác-sin.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Och så lyder den skrift som här är tecknad: Mene mene tekel u-farsin.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Og således lyder Skriften: Mené, mené, tekél ufarsin!
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Voici l`écriture qui a été tracée: Compté, compté, pesé, et divisé.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.Και αυτη ειναι η γραφη ητις ενεχαραχθη Μενε, Μενε, Θεκελ, Ο υ φ α ρ σ ι ν.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.И вот что начертано: мене, мене, текел, упарсин.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.И ето писанието, което се написа: М’не, М’не, Т’кел, у Фарсин.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.ודנה כתבא די רשים מנא מנא תקל ופרסין׃
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.وهذه هي الكتابة التي سطّرت. منا منا تقيل وفرسين.
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.所 寫 的 文 字 是 彌 尼 、 彌 尼 、 提 客 勒 、 烏 法 珥 新
‹‹Yazılan yazı şudur: MENE, MENE, TEKEL ve PARSİN.所 寫 的 文字 是 彌尼 、 彌尼 、 提 客勒 、 烏法 珥新