Tombul parmaklarım var, bu nedenle küçük bir klavye kullanamam.I have chubby fingers, so I can't use a small keyboard.
Ayak parmaklarıma kolayca dokunabilirim.I can easily touch my toes.
Kız parmakları ile yeteneklidir.The girl is skillful with her fingers.
Parmaklarıyla ona kadar sayabilir.He can count up to ten with his fingers.
Parmakları kullanmak terbiyesizlik mi?Is using fingers uncivilized?
Ben korkunç sesleri engellemek için parmaklarımı kulaklarıma koydum.I put my fingers in my ears to block out the terrible sounds.
Parmaklarımı hissetmiyordum.I had no feeling in my fingers.
Sıcak bit ütüde parmaklarımı yaktım.I burned my fingers on a hot iron.
Parmaklarım soğuktan o kadar uyuşmuştu ki piyano çalamıyorum.My fingers are so numb with cold that I can't play the piano.
Parmaklarına dikkat et!Watch your fingers!
Bir küçük kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.A little girl caught her fingers in the door.
İnsanlar tarihin başlangıcından beri kendi parmaklarıyla yemek yedi.People have eaten with their fingers from the beginning of history.
Bebeğin güzel küçük parmakları var.The baby has pretty little fingers.
Ayak parmaklarımda hiç his yok.There is no feeling in my toes at all.
Onun ayakkabıları o kadar eskiydi ki parmakları onlardan dışarı çıkıyordu.His shoes were so old that his toes were sticking out of them.
Parmakları klavyenin üzerinde hızla hareket etti.His fingers ran swiftly over the keys.
Isıtmak için parmaklarına üfledi.He blew on his fingers to make them warm.
O parmaklarıyla masada tempo tuttu.She drummed her fingers on the table.
Dansçı ayak parmaklarının üzerinde döndü.The dancer spun on his toes.
René'in parmakları kapıda sıkıştı.René's fingers are caught in the door.
Onlar genellikle kırmızı ışıklarda parmaklarını şakırdatırlar.They usually drum their fingers at red lights.
Montaj hattı üzerinde çalışırken, Tom'un parmakları mahvoldu.Tom's fingers got smashed while working on the assembly line.
Tom sıcak bir kızartma tavasında parmaklarını yaktı.Tom burned his fingers on a hot frying pan.
Tom tavuğu parmaklarıyla yedi.Tom ate the chicken with his fingers.
Tom'un niyeti Mary'nin parmaklarına basmak değildi.Tom didn't mean to step on Mary's toes.
Bir kız parmaklarını kapıda sıkıştırdı.A girl caught her fingers in the door.
Parmaklarım o kadar üşümüş ki onlar uyuşmuş.My fingers are so cold they have gone numb.
Parmaklarımı şakırdattığımda uyanacaksın.When I snap my fingers, you'll wake up.
Elim soğuktan o kadar uyuşmuş ki parmaklarımı hareket ettiremiyorum.My hand is so numb with cold that I can't move my fingers.
Sen ayak parmaklarına bacaklarını eğmeden dokunabilir misin?Can you touch your toes without bending your legs?
Parmaklarımı yalayamam. Ben kedi değilim.I cannot lick my fingers. I'm not a cat.
Ben tavuk yolamam. Bir bıçakla parmaklarımı kestim.I cannot pluck the chicken. I cut my fingers with a knife.
Çok az sayıda insan bütün parmaklarını kullanarak yazı yazabilir.Few people can type using all fingers.
Ben silahla ateş edemem. Parmaklarım kırık.I cannot shoot with a gun. My fingers are broken.
Birçok insan kızarmış tavuğu parmaklarıyla yer.Many people eat fried chicken with their fingers.
Ayak parmaklarıyla anahtarlarını almaya çalıştı.Tom tried to pick up his keys with his toes.
Tom parmaklarını çıtırdattı.Tom snapped his fingers.
Parmaklarını kıyma makinesine koyma!Don't put your fingers in the meat grinder!
Parmaklarımı ya da ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my fingers or my toes.
Ayak parmaklarımı hissedemiyorum.I can't feel my toes.
O, parmaklarını yaladı.He licked his fingers.
O, saçlarının arasında parmaklarını gezdirdi.She ran her fingers through his hair.
Benim parmaklarım her sözcüğü telâffuz eder, her aralık ve her aksan.My fingers pronounce every word, every pause and every accent.
Parmaklarını yalayabilir miyim?Can I lick your fingers?
Senin ayak parmaklarını yalayabilir miyim?Can I lick your toes?
Ayak parmaklarıma basmayın.Don't step on my toes.
Ayak parmaklarını oynatma.Wriggle your toes.
Tom parmaklarını şaklattı.Tom clicked his fingers.
O, parmaklarını çıtırdattı.He snapped his fingers.
O, parmaklarını şaklattı.She snapped her fingers.
Bu egzersizler parmaklarınızın gücünü geliştirecek.These exercises will develop the strength of your fingers.
Parmakların güzel.Your fingers are pretty.
Parmaklarınız güzel.Your fingers are pretty.
Tom sadece ayak bileğini burkmadı. O, ayak parmaklarından üçünü kırdı.Tom didn't just sprain his ankle. He broke three of his toes.
Tom'un parmaklarından biri kırıldıOne of Tom's fingers was broken.
Tom'un parmaklarından biri kırıldı.One of Tom's fingers was broken.
Tom parmaklarını yaladı.Tom licked his fingers.
Tom eğildi ve ayak parmaklarına dokundu.Tom bent down and touched his toes.
Tom parmaklarını şakırdattı ve kapıyı gösterdi.Tom snapped his fingers and pointed to the door.
Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.Tom ran his fingers through Mary's hair.