parmaklıklar ile cümle
parmaklıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.56
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer karanlık hücreler varsa oluklu demir parmaklıklardan parmağını işaret ederdi.Или, ако бяха тъмни килии, беше подобно на набръчкано желязо, и той завираше пръстите си вътре.
Eğer karanlık hücreler varsa oluklu demir parmaklıklardan parmağını işaret ederdi.או אם אלה היו תאים חשוכים, זה היה כמו ברזל מחורר, והוא היה מעביר את האצבעות
Eğer karanlık hücreler varsa oluklu demir parmaklıklardan parmağını işaret ederdi.أو اذا كانت زنزانة مظلمة، فهي مثلك الحديد المموج، ويضع هو أصابعه عبرها
Eğer karanlık hücreler varsa oluklu demir parmaklıklardan parmağını işaret ederdi.指を通すのです 勾留されている囚人の多くは この子の存在が
Etiyopyalı Beş Haberci Serbest Bırakıldı, Ama Diğerleri Hâlâ Parmaklıklar ArdındaBREAKING: Trei dintre jurnaliștii etiopieni au fost eliberați,însă ceilalți au rămas în spatele gratiilor
Etiyopyalı Beş Haberci Serbest Bırakıldı, Ama Diğerleri Hâlâ Parmaklıklar ArdındaCinq journalistes éthiopiens libérés de prison, les autres restent derrière les barreaux
Etiyopyalı Beş Haberci Serbest Bırakıldı, Ama Diğerleri Hâlâ Parmaklıklar Ardında#FreeZone9Bloggers tre giornalisti etiopi sono liberi ma gli altri restano in prigione
Fakat insan hakları ve özgürlüğüne olan tutkusu onu demir parmaklıklara tıktı.Doch diese Leidenschaft für Menschen- und Freiheitsrechte brachte ihn ins Gefängnis.
Fakat insan hakları ve özgürlüğüne olan tutkusu onu demir parmaklıklara tıktı.Mais sa passion pour les droits et les libertés lui ont valu de se retrouver en chaînes.
Fakat insan hakları ve özgürlüğüne olan tutkusu onu demir parmaklıklara tıktı.Pero su pasión por los derechos humanos y libertades lo llevó a la cárcel.
Fakat insan hakları ve özgürlüğüne olan tutkusu onu demir parmaklıklara tıktı.Za založení této organizace však Atnaf zaplatil svou vlastní svobodou.
Fakat insan hakları ve özgürlüğüne olan tutkusu onu demir parmaklıklara tıktı.Но его страсть к правам и свободам человека заковала его в цепи.
Halbuki hayvanların geri kalanı hayvanat bahçelerinde parmaklıkların arkasında çürüyor.괴로운 생활을 할 동안에 번영할 수 있었던 까닭입니다.
Halbuki hayvanların geri kalanı hayvanat bahçelerinde parmaklıkların arkasında çürüyor.בזמן ששאר החיות יושבות להן מאחורי סורגים בגני החיות, נמקות.
Halbuki hayvanların geri kalanı hayvanat bahçelerinde parmaklıkların arkasında çürüyor.بينما بقية الحيوانات تقبع خلف القضبان في حدائق الحيوان.
Halbuki hayvanların geri kalanı hayvanat bahçelerinde parmaklıkların arkasında çürüyor.大繁栄をしたのでした 人間がスペースシャトル・大聖堂を作る一方で
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Disegnamo la nostra piccola griglia.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.작은 격자부터 그리고
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Najpierw krawędzie.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Nakreslíme si znovu Punnettův čtverec, začneme s malou mřížkou.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Permítanme llamar nuestra cuadrícula poco.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Zeichnen wir also wieder unser kleines Raster.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.Ето я.
Küçük parmaklıklarımızı çizelim.دعونى ارسم شبكتنا بسيطة
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.A mezi tyčkami byly ty nejsmutnější oči, jaké jsem kdy viděl.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.A rács mögül a világ legszomorúbb szempárja nézett rám.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.E entre as barras estavam os olhos mais tristes que alguma vez vi.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.Entre les barreaux j'ai vu les yeux les plus tristes au monde.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.En tussen de spleten waren de droefste ogen die ik ooit heb gezien.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.Giữa các chấn song đó là đôi mắt buồn nhất tôi từng thấy.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.창살 사이로 눈이 보였죠 그렇게 슬픈 눈은 제 평생 처음이었습니다
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.Spomiędzy jej szczelin patrzyły najsmutniejsze oczy, jakie widziałem.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.Und zwischen den Schlitzen waren die traurigsten Augen die ich je gesehen hatte.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.Y entre esas rendijas estaban los ojos más tristes que he visto.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.И там, между решетками, я увидел глаза, печальнее которых мне не приходилось видеть в жизни.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.Между решетките й бяха най-тъжните очи, които съм виждал.
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.ובין הסורגים היו העיניים העצובות ביותר שראיתי מעודי
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.وقد شاهدتُ بين هذه الشقوق أكثر عينان حزينتان في حياتي
O parmaklıkların arasında şimdiye kadar gördüğüm en hüzünlü gözler vardı.とって悲愴な目をしたオラウータンの 赤ん坊でした。初めてオラウータンと出会った瞬間です。
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?As barras protegem-nos. É divertido, não é?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?De tralies beschermen ons. Dat is leuk.
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Die Gitterstäbe sind unser Schutz. Irgendwie spaßig, oder?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Gratiile ne protejează. E distractiv, corect? Ăsta e un zoo rău.
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?창살이 우리를 보호해주고요. 스릴있지 않나요?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Kraty nas chronią. To zabawne, prawda?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?La reja nos protege. Ese tipo de diversión, ¿sí?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Les barreaux nous protègent. C'est plutôt marrant, non ?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Le sbarre ci proteggono. È divertente, vero?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Mříže nás chrání. To je trochu zábavné, že?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Nhưng song sắt đang bảo vệ chúng ta. Nó cũng vui vui, phải không ạ?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Οι μπάρες μας προστατεύουν. Τέτοιου τύπου διασκέδαση, έτσι;
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Клітка захищає нас. Такий собі різновид забави, еге ж?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?Но если решётка нас защищает, это весело, правда?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?הסורגים מגינים עלינו. זה די כיף, נכון?
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?قضبان الحديد تحمينا. ذلك نوع من المتعة، أليس كذلك؟
Parmaklıklar bizi korur.Bu bir çeşit eğlence değil mi?こんな動物園はつまらない