parmağın ile cümle

parmağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İşaret parmağınızı ikinci vektörün yönünde uzatın. -Este é o segundo vetor.
İşaret parmağınızı ikinci vektörün yönünde uzatın. -ואת האצבע שלכם בכיוון של... הוקטור השני...
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.El dedo índice está junto al dedo mayor, que está junto al dedo anular, etc.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.검지는 중지 다음에 있고, 그 옆에는 약지가 있는 등등.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.L'index se trouve à côté du majeur, qui est à côté de l'annulaire, etc.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.L'indice è affianco al medio, che è affianco all'anulare, ecc.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.Ngón trỏ bên cạnh ngón giữa, ngón giữa cạnh ngón nhẫn,...
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.O dedo indicador está ao lado do dedo médio, que está ao lado do dedo anelar, etc.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.Palec wskazujący jest obok środkowego, a ten obok palca serdecznego.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.Указательный палец расположен рядом со средним, а тот, в свою очередь, — возле безымянного и т.д.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.האצבע נמצאת ליד האמה, שנמצאת ליד הקמיצה, וכו'.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.السبابة بجانب الوسطى يليها الخنصر .. إلخ
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Alors vous touchez Jesse ici, il sent son pouce ; vous touchez ici, il sent son petit doigt.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Als je Jesse hier aanraakt, voelt hij zijn duim. Raak hem hier en hij voelt zijn pink.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Así, si tocas a Jesse aquí, él siente su dedo; y si lo tocas aquí, siente su meñique.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Deci dacă îl atingi pe Jesse aici, îşi simte degetul; atingi aici, şi simte degetul mic.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Dotkniemy Jesse'ego tutaj, poczuje swój kciuk, dotkniemy go tu, poczuje mały palec.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.E così se Jesse viene toccato in questo punto, riesce a sentire il pollice, e qui il mignolo.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.그래서, 여기를 누르면 엄지손가락을 느끼고 여기를 누르면 새끼 손가락을 느낍니다.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Wenn man Jesse hier berührt, spürt er seinen Daumen; man berührt hier, spürt er seinen kleinen Finger.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Така че ако докоснете Джеси тук, той чувства палеца си; ако го докоснете тук, чувства кутрето си.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Т.е. вы прикасаетесь здесь, Джесси чувствует большой палец. Прикасаетесь здесь — мизинец.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.אם נוגעים בג'סי כאן, הוא מרגיש את האגודל; אם נוגעים בו כאן, הוא מרגיש את הזרת.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.لذا إذا لمست جيسي هنا ، يشعر بالإبهام ، وإذا لمسته هناك ، يشعر بالخنصر.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.ここを触れば小指です 1 gほどの小さな
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.A nabera krve z volka, pomažeš na rozích oltáře prstem svým, a všecku krev vyleješ k spodku oltáře.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.A vezmeš z krvi junca a dáš na rohy oltára svojím prstom a všetku ostatnú krv vyleješ k základu oltára.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.A wziąwszy krwi z cielca pomażesz na rogach ołtarza palcem swym, a ostatek krwi wylejesz ku spodku ołtarza.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.그 피를 네 손가락으로 단 뿔들에 바르고 그 피 전부를 단 밑에 쏟을지며
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.rồi lấy huyết bò đó , nhúng ngón_tay vào , bôi các sừng của bàn_thờ , và đổ khắp dưới chân bàn_thờ .
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.rồi lấy huyết bò đó, nhúng ngón tay vào, bôi các sừng của bàn thờ, và đổ khắp dưới chân bàn thờ.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.Strijk het bloed met de vinger aan de horens van het altaar en giet de rest uit aan de voet van het altaar.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.ter vzemi junčeve krvi in jo deni s prstom na rogove oltarja, vso drugo kri pa izlij spodaj ob oltarju.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.возьми крови тельца и возложи перстом твоим на роги жертвенника, а всю кровь вылей у основания жертвенника;
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.ולקחת מדם הפר ונתתה על קרנת המזבח באצבעך ואת כל הדם תשפך אל יסוד המזבח׃
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.وتأخذ من دم الثور وتجعله على قرون المذبح باصبعك. وسائر الدم تصبّه الى اسفل المذبح.
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.要 取 些 公 牛 的 血 、 用 指 頭 抹 在 壇 的 四 角 上 、 把 血 都 倒 在 壇 腳 那 裡
Kanını parmağınla sunağın boynuzlarına sür, artan kanı sunağın dibine dök.要 取些 公牛 的 血 、 用指 頭抹 在 壇 的 四 角上 、 把 血 都 倒在 壇腳 那 裡
Kelly'nin parmağında sümük var.Kelly ha moccio nel dito.
Kelly'nin parmağında sümük var.Kelly hat Rotz auf seinem Finger.
Kelly'nin parmağında sümük var.Kelly tiene moco en su dedo.
Kelly'nin parmağında sümük var.У Келли сопли на пальце.
Kilosu da yerindeymiş. Sen daha fazla burda kalma, git. Parmağını kesmeni istemeyiz.Teraz idź i wróć trzeźwy jutro rano.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Basta romperlo, infilarselo sul dito, e scivolare sulle note.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Breek hem af, zet hem op je vinger en laat hem over de noten glijden.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır. Bu müzik aleti benim hayatımı kurtardı desek yeridir.この楽器に命を救われたんだ
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Cassez le, mettez vos doigts à l'intérieur, et faites ressortir des notes.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Đập bể, để lên tay và trượt vào giấy nhắn.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Ihn abbrechen, auf den Finger setzen und in die Noten gleiten.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.병을 깨서, 손에 끼우고, 음표를 미끄러지듯 치는거죠.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Letörjük, az ujjunkra húzzuk, és már kezdhetjük is a kottánál.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Odłam szyjkę, załóż na palec i jeździj nią po strunach.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.O spargi, o pui pe deget şi cânţi notele.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Romperlo, ponerlo en el dedo, y deslizarlo sobre las notas.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Отчупваш го, слагаш го на пръста си и се плъзгаш в нотите.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.Разбей, надень на палец и извлекай ноты.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.שוברים אותו, שמים אותו על אצבע, ומחליקים לתוך התווים.
Kır, parmağına tak, ve notaların arasında kaydır.اكسرها .. ضعها على اصبعك ومن ثم اعزف النغمات
Masa etrafında oynatırken parmağını sallanıyormuş gibi hissettiğini söyledi.A spus că atunci când a trecut-o deasupra mesei, simțea ca și cum degetul i se legăna.
Masa etrafında oynatırken parmağını sallanıyormuş gibi hissettiğini söyledi.Ci diceva che quando passava la mano sulla tavola aveva la sensazione che il dito si muovesse.

İlgili Sayfalar