parmağın ile cümle

parmağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Sentite quel peso familiare, la naturalezza con cui il dito scivola verso i tasti.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Sientan ese peso tan familiar, cómo sus dedos se deslizan tan naturalmente por los botones.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Simţiţi acea greutate familiară, cât de natural alunecă degetele pe butoane.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Αισθανθείτε αυτό το οικείο βάρος, πόσο φυσικά γλιστρούν τα δάκτυλά σας στα κουμπιά.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Відчуйте цю добре знайому вагу, як природно палець ковзає по кнопках.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Усетете позната тежест, колко естествено пръстите ви се плъзгат по бутоните.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.Чувствуете этот привычный вес, как палец привычно скользит по кнопкам?
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.הרגישו את המשקל המוכר הזה, איך האצבעות שלכם מחליקות בטבעיות אל המקשים.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.تحسسو وزنها المعهود، والطريقة الطبيعية التي تحرك بها أصابعكم الأزرار.
O tanıdık ağırlığı, parmağınızın nasıl istemdışı bir biçimde tuşlara doğru kaydığını hissedin.指が自然とボタンに 吸い付いていきますね (笑)
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Była ubrana w zieloną sukienkę brokatem i odbyło się zielone papugi na palcu.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Cô mặc một chiếc váy thổ cẩm màu xanh lá cây và tổ chức một con vẹt màu xanh lá cây trên ngón tay của cô.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Dia mengenakan gaun brokat hijau dan mengadakan nuri hijau di jarinya.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Ea a purtat o rochie verde brocart şi a avut loc un papagal verde, pe degetul ei.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Ela usava um vestido de brocado verde e realizou um papagaio verde em seu dedo.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Elle portait une robe de brocart vert et a tenu un perroquet vert à son doigt.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Hänellä oli vihreä Brocade mekko ja piti vihreä papukaija sormestaan.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Hon bar en grön brokad klänning och höll en grön papegoja på hennes finger.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Hun var iført en grøn brokade kjole og havde en grøn papegøje på hendes finger.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Indossava un abito di broccato verde e ha tenuto un pappagallo verde al dito.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.그녀는 녹색 브로케이드 드레스를 입고 그녀의 손가락에 녹색 앵무새를 개최.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Llevaba un vestido de brocado verde y se mantiene un loro verde en el dedo.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Mala na sebe zelené šaty a brokátu držal zelený papagáj na prste.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Měla na sobě zelené šaty a brokátu držel zelený papoušek na prstě.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Nosila brokat zeleno obleko in je imel zeleno papigo na svoj prst.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Sie trug einen grünen Brokat Kleid und hielt einen grünen Papagei auf dem Finger.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Viselt zöld brokát ruhát, és tartott egy zöld papagáj az ujján.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Ze droeg een groen brokaat jurk en hield een groene papegaai op haar vinger.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Φορούσε ένα πράσινο φόρεμα μπροκάρ και πραγματοποίησε πράσινος παπαγάλος στο δάχτυλό της.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.На ней было зеленое платье парчи и провел зеленый попугай ей на палец.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.На ній було зелену сукню парчі і провів зелений папуга їй на палець.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.Тя носеше зелена рокля от брокат и проведе зелен папагал на пръста си.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.היא לבשה שמלת משי ירוקה שנערך תוכי ירוק על אצבעה.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.كانت ترتدي ثوبا أخضر الديباج وعقد الببغاء الأخضر على إصبعها.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.彼女の目は鋭い、興味津々の表情を持っていた。
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Annyira tökéletesen rendezett struktúra, hogy nehéz volt nem isteni eredetet tulajdonítani neki.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.A uma estrutura tão perfeitamente organizada, é difícil não lhe atribuir divindade.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Es ist schwierig, einer so perfekt organisierten Struktur nicht eine Form von Göttlichkeit zuzuschreiben.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Es una estructura tan organizada que era difícil no atribuirla a la divinidad.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.E' una struttura organizzata così perfettamente che era difficile non attribuirla a un intervento divinino.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Fiind o structură atât de bine organizată, era greu să nu o atribui divinității.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Jadi dengan struktur yang tersusun begitu sempurna sulit menyangkal keilahian dari hal itu.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Je to tak bezchybne usporiadaná štruktúra, že je ťažké tomu nepripisovať božskú silu.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.그 구조는 완벽하게 짜여있어서 신의 작품이라 하지 않을 수 없습니다.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Một cấu trúc được xếp đặt hoàn hảo đến nỗi nhất định phải do bàn tay thánh thần tạo nên.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Tako popolno organizirani strukturi je težko ne pripisati božanski izvor.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Tak perfektně organizovaná struktura, že bylo těžké nepřisuzovat to boží ruce.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Une structure si bien organisée, il est difficile de ne pas lui attribuer une forme de divinité.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Μια τόσο τέλεια οργανωμένη δομή, δε μπορεί παρά ν' αποδοθεί στο Θείο.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Толкова перфектно организирана структура, че беше трудно да не я обожествим.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.У нього настільки ідеальна будова, що важко не назвати його божественним.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.Это настолько прекрасно организованная структура, трудно было не назвать её божественной.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.מבנה מסודר בכזו שלמות, זה היה קשה לא ליחס כוח עליון לזה.
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.وكان يتموضع بصورة متناهية الترتيب والدقة وكان من الصعب جداً ان لا ننسب له الخلود
Öylesine mükemmel düzenli bir yapı ki, bu işte tanrının parmağının olmadığını söylemek zorlaşıyor.いられませんでした そのようなものを体の至る所で
Parmağını kana batırıp En Kutsal Yerin perdesi önünde, RABbin huzurunda yedi kez serpecek.A kňaz zamočí svoj prst do krvi a poprská z krvi sedem ráz pred Hospodinom, pred oponou svätyne.
Parmağını kana batırıp En Kutsal Yerin perdesi önünde, RABbin huzurunda yedi kez serpecek.e, molhando o dedo no sangue, espargirá do sangue sete vezes perante o Senhor, diante do véu do santuário.
Parmağını kana batırıp En Kutsal Yerin perdesi önünde, RABbin huzurunda yedi kez serpecek.in naj si omoči prst v krvi in škropi ž njo sedemkrat pred GOSPODOM, proti zagrinjalu svetišča.
Parmağını kana batırıp En Kutsal Yerin perdesi önünde, RABbin huzurunda yedi kez serpecek.intingerà il dito nel sangue e farà sette aspersioni davanti al Signore di fronte al velo del santuario
Parmağını kana batırıp En Kutsal Yerin perdesi önünde, RABbin huzurunda yedi kez serpecek.그 제사장이 손가락에 그 피를 찍어 여호와 앞 곧 성소 장 앞에 일곱번 뿌릴 것이며

İlgili Sayfalar