parmağın ile cümle
parmağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onun karısı onu parmağında oynatır.His wife leads him by the nose.
Mayuko'nun parmağında bir kesiği var.Mayuko got a cut on her finger.
Eldivenin parmağında bir delik var.The glove has a hole in the thumb.
O, on parmağında on marifet olan bir kimsedir.He is a jack-of-all-trades.
Parmağınızı kesmeyin.Don't cut your finger.
Bir parmağını bile kaldırmazdı.He wouldn't even lift a finger.
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.When using the kitchen knife, my wife cut her finger.
Bir kutu açarken parmağını kesti.He cut his finger in opening a can.
Yüzüğü Mary'nin parmağına taktı.He put the ring on Mary's finger.
O, kazara çekiçle parmağına vurdu.He accidentally hit his thumb with the hammer.
Bir mendille parmağını sardı.She bandaged his finger with a handkerchief.
Kırık camda parmağını kesti.She cut her finger on the broken glass.
O, kapıda parmağını sıkıştırdı.She shut the door on her finger.
Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.She wore a diamond ring on her left third finger.
Babam evde parmağını bile oynatmaz.My father doesn't lift a finger at home.
Kızımız bir kibrit ile parmağını yaktı.Our daughter burned her finger with a match.
O, bıçakla parmağını kesti.He cut his finger with the knife.
Hırsız ayak parmağını kapıya çarparak incitti.The thief stubbed his toe on the door.
O, suçlarcasına parmağını ona gösterdi.She pointed her finger at him accusingly.
Tom bir cam parçası ile parmağını kesti.Tom cut his finger on a piece of glass.
Tom Mary'nin parmağından kıymığı çıkarmaya çalıştı.Tom tried to get the splinter out of Mary's finger.
Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.Tom put a diamond ring on Mary's finger.
Tom nişan yüzüğünü Mary'nin parmağına taktı.Tom put the engagement ring on Mary's finger.
Tom yardım etmek için bir parmağını kaldırmadı.Tom didn't lift a finger to help.
Tom bir bıçakla parmağını kesti.Tom cut his finger with a knife.
Tom parmağını kesti ve oldukça kötü kanıyor.Tom cut his finger and it's bleeding pretty badly.
Tom kesinlikle parmağını Mary'ye sardırdı.Tom certainly has Mary wrapped around his finger.
Tom yüzüğünü parmağından çıkaramıyor.Tom can't get his ring off his finger.
Tom ayak parmağını çarptı.Tom stubbed his toe.
Bebek parmağını emiyor.The baby is sucking his finger.
Küçük kız parmağını emiyor.The little girl is sucking her finger.
Sen hiç bir bıçakla parmağını kestin mi?Have you ever cut your finger with a knife?
Parmağını boğazına koy.Put your finger in your throat.
Tom yüzüğü parmağından çıkardı.Tom took the ring off his finger.
Tom Mary'nin parmağına bir nişan yüzüğü taktı.Tom put an engagement ring on Mary's finger.
Tom Mary'ye parmağını salladı.Tom waggled his finger at Mary.
Tom basket topunu parmağında fırıl fırıl çevirdi.Tom twirled the basketball on his finger.
Tom kırık bardakla parmağını kesti.Tom cut his finger on the broken glass.
Tom üç parmağını kaldırdı.Tom held up three fingers.
Tom üç parmağını gösterdi.Tom held up three fingers.
Tom parmağını kesti.Tom cut his finger.
Tom parmağını tetikten çekti.Tom took his finger off the trigger.
Tom parmağını tetikten çekti ve silahını indirdi.Tom took his finger off the trigger and lowered his gun.
Tom parmağını tetikten çekti ve tabancasını kılıfına geri koydu.Tom took his finger off the trigger and put his pistol back in its holster.
Onun işaret parmağı yüzük parmağından daha kısadır.His index finger is shorter than his ring finger.
Tom kazara bir çekiçle parmağına vurdu.Tom accidentally hit his thumb with a hammer.
Tom parmağını emiyor.Tom is sucking his thumb.
Tom Mary'nin parmağından kıymığı çıkardı.Tom removed the splinter from Mary's finger.
Tom dairesel bir testere ile parmağını kesti.Tom cut off his finger with a circular saw.
Tom Mary'ye parmağını gösterdi.Tom pointed his finger at Mary.
Tom Mary'nin parmağında bir alyans fark etti.Tom noticed a wedding ring on Mary's finger.
Tom, Mary'nin parmağındaki yüzüğü fark etti.Tom noticed the ring on Mary's finger.
Tom parmağına bir yara bandı koydu.Tom put a band-aid on his finger.
Tom yüzüğü Mary'nin parmağına takmaya çalıştı, ancak o, ona izin vermedi.Tom tried to put the ring on Mary's finger, but she wouldn't let him.
Tom yüzüğü Mary'nin parmağına taktı.Tom put the ring on Mary's finger.
Tom parmağını dudaklarına koydu.Tom put his finger to his lips.
Mary parmağını dudaklarıma koydu.Mary put her finger on my lips.
Elektrik prizine asla parmağınızı sokmayın.Never plug your finger into the socket.
Parmağını bile kıpırdatmadın.You haven't lifted a finger.
Tom on parmağında on marifet olan bir insan.Tom is a man of many talents.