parmağı ile cümle

parmağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.L'indice è affianco al medio, che è affianco all'anulare, ecc.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.Ngón trỏ bên cạnh ngón giữa, ngón giữa cạnh ngón nhẫn,...
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.O dedo indicador está ao lado do dedo médio, que está ao lado do dedo anelar, etc.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.Palec wskazujący jest obok środkowego, a ten obok palca serdecznego.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.Указательный палец расположен рядом со средним, а тот, в свою очередь, — возле безымянного и т.д.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.האצבע נמצאת ליד האמה, שנמצאת ליד הקמיצה, וכו'.
İşaret parmağı, orta parmağın yanında ve o da yüzük parmağının yanında, vb.السبابة بجانب الوسطى يليها الخنصر .. إلخ
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Arătătorul, mijlociul, inelarul, degetul mic. Degetul mic, inelar, mijlociu, arătător.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Index, majeur, annulaire, petit doigt. Petit doigt, annulaire, majeur, index.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Indice. Medio. Anulare.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Índice, medio, anular, meñique. Meñique, anular, medio, índice.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.집게손가락, 중지, 약지, 새끼손가락
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Palec wskazujący, środkowy, serdeczny, mały. Mały, serdeczny, środkowy.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Zeigfinger, Mittelfinger, Ringfinger, kleiner Finger. Kleiner, ring, mittel, zeige.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Показалец, среден, безимен, кутре. Кутре, безимен, среден, показалец.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.Указательный палец, средний, безымянный, мизинец. Мизинец, безымянный, указательный.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.אצבע, אמה, קמיצה, זרת.
İşaret parmağı, orta parmak, yüzük parmağı, küçük parmak küçük, yüzük, orta, işaret.السبابة الاوسط بنصر خنصر
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."3粒のご飯粒を指さしてこう言いました 「まだ残ってる」(笑)
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."A arătat spre boabele de orez de pe fundul farfuriei, și a zis:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."A tálam alján maradt három szem rizsre mutatott, és azt mondta: "Mindet".
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Él señaló los tres granos de arroz al fondo del tazón, y dijo:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Er deutete auf drei Reiskörner am Boden der Schüssel und sagte:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle." (Gülüşler)Il a pointé du doigt trois grains de riz au fond de mon bol, et il a dit : " Nettoie. " (Rires)
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle." (Gülüşler)Indicò i tre chicchi di riso in fondo alla ciotola, e disse, "Finisci." (Risate)
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle." (Gülüşler)Той посочи три зърна ориз в дъното на купичката ми и каза "Да светне!"
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Han pekade på tre riskorn på botten av tallriken och sa:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Hij wees op drie rijstkorrels op de bodem van mijn bord.
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."그 주인은 제 그릇에 남은
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Tôi nghĩ, "Ôi chết, tôi đã phạm vào điều cấm kỵ gì ư?
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Ukázal na tři zrnka rýže na dně mé misky a řekl.
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Ukázal na tri zrnká ryže na mojom tanieri a povedal:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Wskazał trzy ziarnka ryżu, które zostawiłem i powiedział:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Έδειξε τα τρία σπυριά ρύζι στο μπολ μου και είπε:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."Он указал на 3 зёрнышка риса на дне моей тарелки и сказал:
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."הוא הצביע על 3 גרגרי אורז
İşaret parmağıyla tabağımın köşesindeki üç tane pirinç tanesini göstererek dedi ki "Temizle."أشار إلى ثلاث حبات من الأرز
İşte böyle başlıyor. Ve dönmeye başladığımda parmağım yer değiştiriyor.A więc trzymam w taki sposób i kiedy się obracam mój palec się przesuwa.
Jeet Kune Do'yu icat ettim Bu yüzden sandaletlerimi tat İki parmağım kalkmak için buradaHo inventato il Jeet Kune Do quindi assaggia il mio mocassino eccoti le mie flessioni sul due dita:
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Alors vous touchez Jesse ici, il sent son pouce ; vous touchez ici, il sent son petit doigt.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Als je Jesse hier aanraakt, voelt hij zijn duim. Raak hem hier en hij voelt zijn pink.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Así, si tocas a Jesse aquí, él siente su dedo; y si lo tocas aquí, siente su meñique.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Deci dacă îl atingi pe Jesse aici, îşi simte degetul; atingi aici, şi simte degetul mic.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Dotkniemy Jesse'ego tutaj, poczuje swój kciuk, dotkniemy go tu, poczuje mały palec.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.E così se Jesse viene toccato in questo punto, riesce a sentire il pollice, e qui il mignolo.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.그래서, 여기를 누르면 엄지손가락을 느끼고 여기를 누르면 새끼 손가락을 느낍니다.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Wenn man Jesse hier berührt, spürt er seinen Daumen; man berührt hier, spürt er seinen kleinen Finger.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Така че ако докоснете Джеси тук, той чувства палеца си; ако го докоснете тук, чувства кутрето си.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.Т.е. вы прикасаетесь здесь, Джесси чувствует большой палец. Прикасаетесь здесь — мизинец.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.אם נוגעים בג'סי כאן, הוא מרגיש את האגודל; אם נוגעים בו כאן, הוא מרגיש את הזרת.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.لذا إذا لمست جيسي هنا ، يشعر بالإبهام ، وإذا لمسته هناك ، يشعر بالخنصر.
Jessenin burasına dokunduğunuzda başparmağını hissediyor; burasına dokunduğunuzda serçe parmağını hissediyor.ここを触れば小指です 1 gほどの小さな
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.A Eleazár, kňaz, vezme z jej krvi svojím prstom a pokropí jej krvou smerom ku stánu shromaždenia sedemkrát.
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.A vezma Eleazar kněz krve její na prst svůj, kropiti bude jí naproti stánku úmluvy sedmkrát.
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.Ê - lê-a-sa , thầy tế_lễ , sẽ dùng ngón_tay nhúng huyết nó rảy bảy lần phía trước của hội mạc .
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.Ê-lê-a-sa, thầy tế lễ, sẽ dùng ngón tay nhúng huyết nó rảy bảy lần phía trước của hội mạc.
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.제사장 엘르아살은 손가락에 그 피를 찍고 그 피를 회막 앞을 향하여 일곱 번 뿌리고
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.Lalu Imam Eleazar harus mengambil sedikit darah binatang itu dan memercikkannya tujuh kali ke arah Kemah TUHAN
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.ולקח אלעזר הכהן מדמה באצבעו והזה אל נכח פני אהל מועד מדמה שבע פעמים׃
Kâhin Elazar parmağıyla kanından alıp yedi kez Buluşma Çadırının önüne doğru serpecek.ويأخذ ألعازار الكاهن من دمها باصبعه وينضح من دمها الى جهة وجه خيمة الاجتماع سبع مرات.

İlgili Sayfalar