parmağı ile cümle
parmağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Parmağımızı bile kıpırdatmadan kazandık çünkü diğer rakipler zayıftı.We won hands down, because the other players were weak.
Ateş maşasıyla işaret parmağımı yaktım.I burned my forefinger on fire tongs.
Onun karısı onu parmağında oynatır.His wife leads him by the nose.
Yanmış parmağı akan suda soğut.Cool the burned finger in running water.
Mayuko'nun parmağında bir kesiği var.Mayuko got a cut on her finger.
Voleybol oynarken parmağımı incittim.I sprained my finger while playing volleyball.
Kapıda parmağımı sıkıştırdım.I caught my finger in the door.
Eldivenin parmağında bir delik var.The glove has a hole in the thumb.
Bu kıymığı parmağımdan çıkaramıyorum.I can't get this splinter out of my finger.
O, on parmağında on marifet olan bir kimsedir.He is a jack-of-all-trades.
Polis onun işaret parmağı ile bana işaret etti.The policeman beckoned to me with his forefinger.
Benim parmağımda bir yanık var.I got a burn on my finger.
O parmağı ağzında durdu.He stood with his finger in his mouth.
Parmağınızı kesmeyin.Don't cut your finger.
Ben az önce parmağımı kestim.I just cut my finger.
Bir parmağını bile kaldırmazdı.He wouldn't even lift a finger.
Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.When using the kitchen knife, my wife cut her finger.
Ben bir bıçak ile parmağımı kestim.I cut my finger with a knife.
Benim küçük parmağım şişti.My little finger is swollen.
Baş parmağıma iğne batırdım.I pricked my thumb with a needle.
Öğretmen parmağıyla beni işaret etti ve onunla gelmemi istedi.The teacher pointed her finger at me and asked me to come with her.
Bir çiçeğin kökü bir bebeğin parmağı kadar zayıftır.The root of a flower is as weak as a baby's finger.
Küçük ayak parmağımda ağrı var.I have a pain in my little toe.
Küçük ayak parmağımda bir ağrı var.I have a pain in my little toe.
Bir kutu açarken parmağını kesti.He cut his finger in opening a can.
Yüzüğü Mary'nin parmağına taktı.He put the ring on Mary's finger.
O, kazara çekiçle parmağına vurdu.He accidentally hit his thumb with the hammer.
Bir mendille parmağını sardı.She bandaged his finger with a handkerchief.
Kırık camda parmağını kesti.She cut her finger on the broken glass.
O işaret parmağı ile kutuya hafifçe vurdu.She tapped the box with her forefinger.
O, kapıda parmağını sıkıştırdı.She shut the door on her finger.
Sol elinin üçüncü parmağına bir elmas yüzük taktı.She wore a diamond ring on her left third finger.
Babam evde parmağını bile oynatmaz.My father doesn't lift a finger at home.
Her elde beş parmağımız var.We have five fingers on each hand.
Kızımız bir kibrit ile parmağını yaktı.Our daughter burned her finger with a match.
Hayır, yanlışlıkla parmağımı kestim! Ne yapmalıyım?Oh no, I accidentally sawed off my finger! What should I do?
O, bıçakla parmağını kesti.He cut his finger with the knife.
Parlak kırmızı bir uğur böceği, parmağımın ucuna indi.A bright red ladybug landed on my fingertip.
Ben parmağımı yaktım.I burned my finger.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Hırsız ayak parmağını kapıya çarparak incitti.The thief stubbed his toe on the door.
Onun parmağı kanıyor.His finger bleeds.
Parmağı kanıyor.His toe bleeds.
Parmağımı kestim.I've cut my finger.
O, suçlarcasına parmağını ona gösterdi.She pointed her finger at him accusingly.
O, parmağıyla onu işaret etti.She pointed her finger at him.
Tom'un sağ ayağının baş parmağı ağrıyor.Tom has a pain in his big toe on his right foot.
Tom bir cam parçası ile parmağını kesti.Tom cut his finger on a piece of glass.
Tom Mary'nin parmağından kıymığı çıkarmaya çalıştı.Tom tried to get the splinter out of Mary's finger.
Tom Mary'nin parmağına elmas bir yüzük taktı.Tom put a diamond ring on Mary's finger.
Onun her pastada bir parmağı olmak zorunda!She has to have a finger in every pie!
Tom nişan yüzüğünü Mary'nin parmağına taktı.Tom put the engagement ring on Mary's finger.
Tom yardım etmek için bir parmağını kaldırmadı.Tom didn't lift a finger to help.
Tom bir bıçakla parmağını kesti.Tom cut his finger with a knife.
Tom parmağını kesti ve oldukça kötü kanıyor.Tom cut his finger and it's bleeding pretty badly.
Tom kesinlikle parmağını Mary'ye sardırdı.Tom certainly has Mary wrapped around his finger.
Tom baş ve ilk parmağı arasında bir sivrisinek yakaladı.Tom caught a mosquito between his thumb and first finger.
Tom yüzüğünü parmağından çıkaramıyor.Tom can't get his ring off his finger.
Tom ayak parmağını çarptı.Tom stubbed his toe.
Ayak parmağım kanamaya başladı.My toe began to bleed.