Cromwell parlamentonun aldığı kararları reddetmek yerine 22 Ocak 1655 günü parlamentoyu dağıtma yoluna gider.Framfor å motsette seg parlamentets lovforslag, oppløste Cromwell bare parlamentet den 22. januar 1655.
Dönemin başlarında güç temel olarak Parlamento ve Devlet konseyindeydi.Makten til Samveldet i begynnelsen hvilte hovedsakelig i parlamentet og den engelske statsrådet.
Telavi, Tuvalu Parlamentosu'na 2006 yılında girdi Nanumea seçmenlerine hizmet etmek için seçildi.I 2006 ble Telavi innvalgt i parlamentet for valgkretsen Nanumea.
ABD Kongresi Amerika Birleşik Devletleri'nin parlamentosudur.Kongressen er USAs lovgivende forsamling.
Parlamento, 348 kişilik Senato'dan (Sénat) ve 577 kişilik Ulusal Meclis'ten (Assemblée nationale) oluşur.Det dreier seg om nasjonalforsamlingen (Assemblée Nationale) med 577 medlemmer og senatet med 348 medlemmer.
Daha sonradan parlamento üyesi olmuştur.Han var senere medlem av Europaparlamentet.
1977 yılında Yunan parlamentosuna yeniden seçilmiştir.Han ble valgt inn til det greske parlamentet i 1977.
1975 yılında Yunan Parlamentosu tarafından 5 yıl için Cumhurbaşkanı seçildi.I 1975 ble han valgt inn som president av det greske parlamentet.
1920'deki parlamento seçimlerinden sonra yeniden başbakan oldu.Etter parlamentsvalget i 1920 ble han nok en gang statsminister.
1 Temmuz 2014'ten beri Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak görev almaktadır.Hun har vært medlem av Europaparlamentet siden 1. juli 2014.
Askeri duruma hakim olan General monck 25 Nisan günü parlamentonun toplanmasını sağlar.Monck innkalte Konvensjonsparlamentet som ble samlet 25. april.
Avustralya Parlamentosu.Østerrikes parlament.
Tek meclisi olan parlamento, 2000 yılında belirlendi ve günümüzde 295 üye barındırmaktadır.Forsamlingen som ble valgt i 2000 hadde 295 medlemmer.
1991 - Alman Parlamentosu, ülkenin başkentini Bonn'dan tekrar Berlin'e taşıma kararı aldı.1991 – Det tyske parlament beslutter å flytte hovedstaden tilbake fra Bonn til Berlin.
Bunun dışında parlamentonun göstermelik olduğu halk tarafından savunulmakta.Det utnevner dessuten regjeringen, som må godkjennes av parlamentet.
Bu parlamento bundan sonra "Acımasız Parlamento" olarak anılmıştır.Dette parlamentet ble derfor kjent som «Short Parliament».
1979 yılında Avrupa Parlamentosu'na seçilmiştir.I ble hun 1979 innvalgt i Europaparlamentet.
Bu başkan, parlamento tarafından çoğunluğun desteğini alarak seçilir.Regjeringen utgår fra flertallet i parlamentet.
Kuzey İrlanda Parlamentosunda 16 milletvekili bulunmaktadır.Nord-Irland sender 18 representanter til parlamentet i London.
2003'te Aşağı Saksonya Eyalet Parlamentosu'na seçildi.I 2003 ble han valgt til landdagen i Niedersachsen.
1945 - Mısır Devlet Başkanı Ahmet Mahir Paşa, parlamentoda öldürüldü.1945 – Den egyptiske presidenten Ahmed Maher Pasha blir drept i et attentat.
Parlamentoda 498 seçilmiş üye, 10 görevli toplam 508 sandalye vardı.Det var valg til 498 av 508 seter i underhuset i parlamentet.
Avrupa Parlamentosu, Konsey ile birlikte yasama yetkisini paylaşır.Europaparlamentet deler den lovgivende makten i EU sammen med Ministerrådet.
Gerçekten, protestan Kuzey İrlanda'da (Ulster) parlamento toplandı.I Nord-Irland brukes irsk og skotsk (ulsterskotsk) i en del offisielle sammenhenger.
Parlamento Binası, Avustralya Parlamentosu'nun toplandığı yapıdır.Nasjonalrådet er det folkevalgte kammer i Østerrikes parlament.
Daha sonra parlamentoyu feshetti ve yeni seçimler yapıldı.Dagen etter ble Riksdagen oppløst, og det ble utskrevet nyvalg.
Ardından 6 Aralık 1917 tarihinde Finlandiya Parlamentosu bağımsızlık kararını onayladı.Den 6. desember 1917 erklærte Finlands riksdag landet for selvstendig.
Parlamento Titulus Regius isimli yasa ile bunu destekledi.Det engelske parlamentet utstedte en lov, Titulus Regius («Kongens tittel»), som støttet denne posisjonen.
Bu sistem ismini İngiltere Parlamentosu'nun merkezi olan Westminster Sarayı'ndan almaktadır.Modellen har sitt navn fra Palace of Westminster, parlamentsbygningen i London.
Fleetwood görevden alınır ve sorgu için Parlamento huzuruna çıkartılır.Deretter fratas Fleetwood sin kommando og beordres til parlamentet for å svare for sin oppførsel.
Parlamentonun görüş birliğine varamadığı bir diğer konu ise yapılması elzem olarak görülen hukuk reformudur.Ingen andre enn parlamentet selv kan endre en lov gitt av parlamentet.
1952 - 1954 yılları arasında Avrupa Parlamentosu'nun başkanlığını yapmıştır.Han var president i Europaparlamentet fra 1952 til 1954.
10 Şubat - İsrail'de parlamento seçimleri yapıldı.10. juni – Parlamentsvalget gjennomføres i Belgia.
Kasım 2005'te Grönland Parlamentosu'na seçildi ve Aileler ve Adalet Bakanı olarak atandı.I 2005 ble hun valgt inn på Grønlands landsting, og ble familie- og justisminister.
Hükümetin parlamento desteğine güven vermemiştir.Regjeringen er avhengig av tillit i parlamentet.
Sonuç olarak her yasa tasarısı Parlamentonun üç birleşiminden geçerek kanun olur.Lovforslaget gjennomgår heretter som andre lovforslag tre behandlinger i Folketinget.
Parlamento tarafından onaylandıktan ve 17 Şubat 2005 tarihinde yemin etti.Dokumentet ble signert i desember 2005 og promulgert den 25. januar 2006.
Güney Afrika Parlamentosu Cape Town'da bulunmaktadır.Mesterskapet vil bli avholdt i Cape Town i Syd-Afrika .
Avrupa Parlamentosu'nun üyeleri arasında ilk demokratik, doğrudan seçimler 1979 yılında gerçekleştirildi.Det første direkte valg til Europaparlamentet ble avholdt i 1979.
Fakat hükümeti parlamentodaki diğer küçük partilerin desteğine bağlıydı.Han fikk imidlertid støtte fra alle de større partigruppene i parlamentet.
Parti, 2005 ve 2010 parlamento seçimleri için boykot etti.Han stilte til valg for partiet i 2009 og 2013.
Ancak ilk kez 2013 yılında FDP Parlamento dışında kalmıştır.FDP ble for første gang på 14 år representert i delstatsparlamentet.
Yasama yetkisi hem hükümet hem de parlamentoya aittir.Lovgivende makt ligger både hos parlamentet og regjeringen.
Hem parlamento hem de devlet başkanı halk tarafından dört yıllık bir süre için seçilmektedir.Både parlamentet og presidenten blir valgt for fire år om gangen.
Ateist Charles Bradlaugh, 1880 yılında İngiliz Parlamentosu'na milletvekili olarak seçildi.Bradlaugh ble innvalgt til det britiske parlamentet i 1881.
Avusturya Parlamentosu çift meclislidir.Det østerrikske parlamentet har to kamre.
Bir sonraki yıl yapılan seçimlerde dünyanın ilk kadın parlamento üyeleri seçilmiştir.For første gang i landets historie ble det innvalgt kvinnelige parlamentsmedlemmer.
Parti, parlamentodaki milletvekili sayısını 12'den 107'ye çıkardı.Det nasjonalsosialistiske partiet økte antall mandater fra 12 til 107.
1929 - Yugoslavya Kralı I. Aleksandar, parlamentoyu feshetti ve ülkede askeri diktatörlük kurdu.1929 – Kong Aleksander I av Jugoslavia forkaster landets grunnlov og utnevner seg selv til diktator.
12 Eylül cuntası kapattığı parlamentonun üyelerini seçimlere sokmadı.Representantenes hus godkjente forslaget 2. september uten debatt.
İngiliz Parlamento güçleri Oliver Cromwell idaresinde galip geldiler ve 1649'da I. Charles'i idam ettiler.Parlamentshæren, som ble ledet av Oliver Cromwell vant og tok over makten i 1649.
(AB Parlamentosu her ay Lüksemburg'da tüm üyelerin hazır bulunduğu bir kurul tutar.)(Måtte alle de europeiske nasjonene i fremtiden leve i fred akkurat som vi på denne fjellturen.)
26 kantonun her birinin kendi yasaları, parlamentoları, hükümetleri ve mahkemeleri vardır.Hver kanton har sin egen grunnlov, lovgivende forsamling, regjering og dømmende makt.
Kanun-i Esasi uyarınca iki kanatlı bir parlamento oluşturuldu.En lovstiftende forsamling ble dannet med to kamre.
Bunu parlamento tarafından çıkarılan çeşitli yasalar takip etti.De må underskrive lover vedtatt av parlamentet.
Mahkemeler hükûmetten ve parlamentodan bağımsızdır.Domstolen er uavhengig av regjeringsapparat og parlament.
Nauru Parlamentosu üyeleri 3 yıllığına seçilir ve 18 kişiden oluşmaktadır.Valg på Nauru skjer hvert tredje år, da det 18 personer store parlamentet velges.
İsveç Parlamentosu Milletvekili.Pensjonert Sverige Svenska armén.
1933 - Adolf Hitler, Almanya parlamentosunu feshetti.1933 – Adolf Hitler oppløser den tyske riksdagen.
Parlamento sonraki dönemde Rump Parlamentosu olarak devam eder.Hryb fortsatte samtidig som parlamentarisk leder.