Ana içeriğe geç
Sözlük

park ile cümle

park kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Arabanı park etmene yardım edeceğim.I'll help you park your car.
Park bankları hepsi meşguldü.The park benches were all occupied.
Parka kestirmeden gittim.I cut across the park.
Bu, parkta yürüyüş değildir.It's no walk in the park.
İzinsiz engelli bir bölgeye park etmek için ağır para cezası vardır.There are heavy fines for parking in a disabled zone without a permit.
Arabamızı ücretsiz bir park yerinde park ettik.We parked our car in a free parking lot.
Bu sokağa park edemezsin.You can't park on this street.
Parkta yapılan yürüyüş sırasında o, kazara eski arkadaşıyla karşılaştı.During a walk in the park she accidentally met her old friend.
Yeni park şehrin gururudur.The new park is the pride of our city.
Tom'un arabası yolun ortasında park edilmiş.Tom's car is parked in the middle of the road.
O kentte tiyatro,müze, kütüphane ve parklar var.There are theatres, museums, libraries and parks in that city.
Bu şehirde bazı güzel parklar vardır.There are some beautiful parks in this city.
Buraya park etmemin sakıncası var mı?Do you mind if I park here?
Arabamı buraya park etmeliyim.I need to park my car here.
Parkta Tom'u gördüm.I saw Tom in the park.
Arabamı nereye park edeceğimden emin değilim.I'm not sure where to park my car.
Evinin yanında bir park var mıdır?Is there a park near your house?
Kaldığım otelin bir park yeri yok.The hotel where I'm staying doesn't have a parking lot.
Tom bana arabasını nereye park edebileceğini sordu.Tom asked me where he could park his car.
Tom bana arabamın nereye park edildiğini sordu?Tom asked me where my car was parked.
Tom parkta başka birini görmedi.Tom didn't see anyone else in the park.
Tom arabayı parka çekti, emniyet kemerini açtı ve indi.Tom pulled into the driveway, unfastened his seat belt and got out of the car.
Central Park'ta her sabah altıda başlayarak çalışıyorum.I work in Central Park every morning starting at six.
Etrafa bakalım ve parkta birilerinin olup olmadığını görelim.Let's look around and see if anybody's in the park.
Arabam tam köşede park edilir.My car is parked just around the corner.
Evinin önüne park etmiş kırmızı bir kamyonet var.There's a red pickup truck parked in front of your house.
Park Caddesine vardığında sağa dön.When you get to Park Street, turn right.
Park Caddesindeki küçük, yüz yıllık bir kiliseyi ziyaret ettik.We visited a small, hundred year-old church on Park Street.
Tom'un ofisi park caddesindedir.Tom's office is on Park Street.
Tom Park Caddesinde aşağıya doğru yürüyordu.Tom was walking down Park Street.
Tom kaçırıldı ve kaçıranlar tarafından Park Caddesinde terk edilmiş bir binada tutuldu.Tom was kidnapped and held by his captors in an abandoned building on Park Street.
Tom Park Caddesinde güneye doğru sürüyordu.Tom was driving south on Park Street.
Tom Park Caddesine yürüdü ve sonra sola döndü.Tom walked to Park Street and then turned left.
Tom Mary'nin evini geçerek Park Caddesine doğru yürüdü.Tom walked down Park Street past Mary's house.
Tom Park Caddesinde bir halı mağazasına sahipti.Tom owned a carpet store on Park Street.
Tom Park Caddesinde yaşıyor.Tom lives on Park Street.
Tom Park Caddesi 333 numarada yaşıyor.Tom lives at 333 Park Street.
Tom Park caddesinde yaşıyordu.Tom lived on Park Street.
Tom arabayı park ediyor.Tom is parking the car.
Tom Park Caddesindeki kiliseye gider.Tom goes to a church on Park Street.
Tom yeni spor arabasıyla Park Caddesinde dolaştı.Tom cruised down Park Street in his new sports car.
Park Caddesinde mini bir alışveriş merkezi var.There's a mini mall on Park Street.
Boston'da çok sayıda park var.There are many parks in Boston.
Park Caddesinde birkaç otel var.There are a few hotels on Park Street.
Konvoy Park Caddesinden aşağıya doğru gitti.The motorcade made its way down Park Street.
Adliye Park Caddesindedir.The courthouse is on Park Street.
Park Caddesinde bir şey oluyor.Something's happening on Park Street.
Park caddesi toprak bir yoldu.Park Street used to be a dirt road.
Ofisimiz Park Caddesindeydi.Our office used to be on Park Street.
Mary Park Caddesindeki bir restoranda bir garson olarak çalışmaktadır.Mary works as a waitress at a restaurant on Park Street.
Park Caddesindeki Çin restoranına gidelim.Let's go to the new Chinese restaurant on Park Street.
Karanlıktan sonra Park Caddesi'nde yalnız yürümenin tehlikeli olduğunu duydum.I've heard that it's dangerous to be walking alone on Park Street after dark.
Park Caddesinde sahip olduğun o kiralık eve ilgi duyuyorum.I'm interested in that house you've got for rent on Park Street.
Park Caddesindeki o Çin restoranında yemek yemek istediğini düşünüyordum.I thought you wanted to eat at that Chinese restaurant on Park Street.
Sanırım bu Park Caddesinde en etkileyici yapı.I think this is the most impressive building on Park Street.
Park Caddesinde bir restoranım var.I own a restaurant on Park Street.
Park Caddesinde 333 numarada oturuyorum.I live at 333 Park Street.
Park Street'te birkaç iyi restoran biliyorum.I know a couple of good restaurants on Park Street.
Dün gece Park Street'te bir yangın olduğunu duydum.I heard there was a fire on Park Street last night.
Park Street'te ne kadar süredir yaşıyorsun?How long have you been living on Park Street?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod