Ana içeriğe geç
Sözlük

park yeri ile cümle

park yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.There is a large parking lot in front of the station.
Binanın tam önünde bir park yeri bulabildim.I managed to find a parking place right in front of the building.
Müşteriler için bir park yerimiz var.We have a parking lot for the customers.
Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.The official informed Bob that his request for a parking permit had been rejected.
Bir park yeri var mıdır?Is there a parking lot?
Burada park edemezsin. Ancak, köşede bir park yeri var.You can't park here. However, there is a parking lot just around the corner.
Tom bir park yeri bulamadı.Tom couldn't find a parking place.
Tom arabasını park yerinden çıkardı.Tom backed his car out of the parking space.
Park yeri boş.The parking lot is empty.
Bu garajda kaç tane park yeri var?How many parking places are there in this garage?
Park yerinde neredeyse hiç araba yoktu.There were almost no cars in the parking lot.
Okulun arkasındaki araç park yeri hemen hemen boş.The parking lot in the back of the school is almost empty.
Arabamızı ücretsiz bir park yerinde park ettik.We parked our car in a free parking lot.
Kaldığım otelin bir park yeri yok.The hotel where I'm staying doesn't have a parking lot.
Senin evinin önündeki park yerine park etmiş büyük bir siyah kamyon var.There's a big black truck parked in your driveway.
Tom'un arabası sadece park yerine girdi.Tom's car just pulled into the parking lot.
Tom bir boş park yeri bulamadı.Tom couldn't find an empty parking space.
Cumartesi geceleri, buralarda park yeri bulmak zor.On Saturday nights, it's difficult to find parking around here.
Bol park yeri var.There's plenty of parking.
Araba park yerine uyacak.The car will fit into the parking place.
Fadıl park yerinde patronuna ait bir minibüs fark etti.In the parking lot, Fadil noticed a van belonging to his boss.
Tom'a park yerinin nerede olduğunu gösterebilir misin?Could you show Tom where the parking lot is?
Sami'ye park yerinin nerede olduğunu gösterebilir misin?Could you show Sami where the parking lot is?
Tom arabasını park yerinden kaldırdı.Tom backed his car out of the parking lot.
Yanlış park yerinde park ettim.I parked in the wrong parking space.
Tom bisikletini bisiklet park yerine kilitledi.Tom locked his bike to the bike rack.
Bir park yeri bulamadım.I couldn't find a parking space.
Tom'un park yeri hangisi?Which parking space is Tom's?
Bir park yeri aramak için çok zaman harcadık.We have spent a lot of time searching for a parking space.
Sami kulübün park yerinde dolaştı.Sami walked through the club's parking lot.
Sami arabasını karanlık bir park yerine park etti.Sami parked his car in a dark parking lot.
Tom bir park yeri bulmak için sokaklarda on dakika araç sürdü.Tom drove the streets for ten minutes in search of a parking place.
Bolca ücretsiz park yeri var.Plenty of free parking is available.
Stefan park yerine park etti ve küçük ön büroya gitti.Stefan parked in the lot and went to the little front office.
22. ^ Trafiği rahatlatmak için açılan yollar park yeri oldu!Trafiği rahatlatmak için açılan yollar park yeri oldu!
42 tane orta/büyük uçak, 91 tane de küçük uçak için park yeri vardır.The terminal area parks 42 medium/large aircraft and 91 small aircraft.
Ayrıca 550 araba için park yeri vardır.It also has a parking lot for 550 automobiles.
1925 yılından bu yana, park yeri olarak halka açıktır.Since 1925, the place has been open to the public as a park.
Park yerlerinde iki türlü maç gerçekleştirilir: Park Yeri Kavgası ve Demir Çember maçı.Two types of matches take place in parking lots, the parking lot brawl and the iron circle match.
Park yeri 1.800 araç kapasitelidir.The free parking lot houses 1,800 vehicles.
Park yerinde deposu dolar.There is a fee at the state park of three dollars.
Ki bu durum, okulun park yerinden aşikardır.Which is clear from this school's bicycle parking lot.
Ve projeksiyonu hastahanenin dışında bulunan park yerinde bulunan duvarın üzerine kurduk.And we set up a projector on a wall out in the parking lot outside of his hospital.
Alanların yüzde 65 i park yeri olarak kullanılıyor.The 20 largest cities in the world.
Resmin üst tarafındaki alan ise, bir park alanı ve park yerindekiler de karavanlar.If you look up at the top, that's a parking lot, and those are recreational vehicles right there.
Bir park yeri kompleksi ve ona komşu bir apartman inşa edeceğini söyledi.And he said that he was going to do an apartment block next to a parking structure.
Ve park yeri özellikle apartmanların altındaki derinlemesine boşlukta yer alıyor.And essentially the parking is sort of occupying the deep space underneath the apartments.
Evler özellikle park yerini kapatıyor.And essentially, the apartments cover the parking.
Park yerine bu diyagonal asansör ile ulaşılıyor.They are accessed through this diagonal elevator.
Bu da iki katı park yeri demek.That means twice as much parking, though.
Park yeri çok pahalı.Parking's really expensive.
Bu sadece park yeri maliyetini araba başına 10.000 dolara geriletir.That goes down to 10,000 dollars per car, just for the cost of the parking.
Ek olarak, A'nın her iki tarafında dört park yeri vardır. Tüm güzergah boyunca 95.In addition there are four parking spaces on both sides of the A 95 along the whole route.
Sınırlı park yeri nedeniyle burada maksimum kapasite günde 30 arabadır.Due to limited parking the maximum capacity here is 30 cars per day.
Bitişikteki 500 arabalık garajda konuklar için indirimli park yeri mevcuttur.[1]Discounted parking is available for guests in the attached 500-car garage.[3]
Taksi yoluna bir uzatma yapılarak ek 4-5 park yeri eklendi.An extension was added to the taxiway, for an additional 4–5 parking stands.
Havaalanı sadece 6 ek park yeri kapasitesine sahiptir.The airport has the capacity for only 6 additional parking stands.
Asing kısa süreliğine kaçar ama yine Mo-gyeong'u park yerinde öldürmeye çalışır.Asing escapes briefly but tries again to kill her in a parking lot.
1925 yılından bu yana, park yeri olarak halka açıktır.Seit dem Jahr 1925 ist der Park nun auch der Öffentlichkeit zugänglich.
1925 yılından bu yana, park yeri olarak halka açıktır.Desde 1925, ha estado abierto al público como un parque.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod