Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.А теперь перейдём к средствам, исследованиям и тому, как мы изменяем подход к проведению исследований.
Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.Средствата, които събираме, изследванията и как предефинирахме изследванията.
Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.Тепер повернемося до тих коштів, які ми збираємо, досліджень і як ми перевизначаємо слово "дослідження".
Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.ובעייני זה הרבה יותר חשוב מאשר הכספים שאנחנו מגייסים. הכסף שאנחנו מגייסים, והמחקר
Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.الآن بالتبرعات التي نجمعها وبالبحوث وكيف أننا أعدنا صياغة معنى البحوث
Şimdi topladığımız paraya ve araştırmaya, araştırmayı nasıl yeniden tanımladığımıza gelirsek.変えていっている話をします 現在13カ国の前立腺がん財団を支援しています
Şirket iflasa gidiyor. İnsanlar varlıklarını paraya çevirmek istiyor.Ludzie chcą zlikwidować aktywa.
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.Car de l'argent frais est toujours nécessaire pour aider à couvrir le déficit perpétuel intégrer au système.
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.영구 적자를 감추기 위해 항상 새 돈이 필요하다
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.Nya pengar behövs hela tiden för att täcka det ständiga underskott som är inbyggt i systemet.
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.Porque siempre es necesario nuevo dinero, para cubrir el déficit perpetuo construido en el sistema.
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.Γιατί το επιπλέον χρήμα είναι πάντα απαραίτητο για να καλύψει το αιώνιο έλλειμμα του ίδιου του συστήματος.
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.Винаги има нужда от нови пари, за да се покрие вечния дефицит вграден в системата.
Sistemde oluşan açığı kapatmak için daima yeni paraya ihtiyaç vardır.لأن المال الجديد يساعد على , تغطية عيب النظام المتاصّل و الدائم
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Apoi le reambalează și le scot din nou la vânzare, pentru mai mulți bani decât ar costa o seringă sterilă.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.그리고 나서 아이들은 그 주사기들을 다시 포장해서 시장에 내다 팝니다. 애초에 소독되어 나오는 주사기보다 더 많은 돈을 받기 위해서입니다. 정말 이상한 일이 아닐 수 없습니다.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Następnie strzykawki są pakowane i sprzedawane na rynku za nawet wyższe sumy, niż sterylne strzykawki.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak. Oldukça şaşırtıcı.Potom ich znovu zabalia a predajú na trhu za doslova viac peňazí ako za sterilnú injekčnú striekačku.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak. Oldukça şaşırtıcı.Và sau đó chúng đóng gói lại và bán ra thị trường với giá đất hơn cả 1 chiếc BKT đã tiệt trùng ở nơi sản xuất.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Pak je přebalí a prodají na trhu za vyšší cenu než za sterilné injekční stříkačku. Což je docela bizarní.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.Poi le riconfezionano per rivenderle nei mercati ad un prezzo più alto del costo di una siringa sterile.
Sonra (iğneleri) yeniden paketleyip pazarda steril iğneden daha fazla paraya satmak.信じられませんが 殺菌済みの 注射器よりも高く売られています 彼らの父は取材中に
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -Budu vám z toho účtovat 1/12. Budu vám účtovat 100% děleno 12 a to je kolik?
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -그래서 여러분들은 말합니다 "Sal, 이건 좀 심하지만" "돈이 필요하니 그렇게 할게"
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -Οπότε λέτε, εντάξει Sal, η συμφωνία είναι κάπως δυσβάσταχτη, αλλά χρειάζομαι τα χρήματα, οπότε θα το κάνω.
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -Знаеш, че 50% за шест месеца пак не е евтино. Ами ако имам парите след един месец?
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -لذا ستقول: حسناً، انك تسحقني قليلاً لكنني احتاج المال لذا سأقبل
Sonra siz diyorsunuz ki "Biraz ağır oldu ama paraya ihtiyacım var, ondan kabul ediyorum." -しかし私はお金が必要なので、私はそれをやります。 しかし、もう一度、125%の年間ベースでは、
- Sorunun kökeni paraya dayalı ekonomi mi, bu sistem düzeltilemez mi? Düzeltilemez diyorsanız, neden?Si no se puede arreglar, ¿por qué no?
- Sorunun kökeni paraya dayalı ekonomi mi, bu sistem düzeltilemez mi?- Este economia monetară rădăcina problemei ce poate fi reparată ?
Sovyet birliğine yabancı para getirmek için Onların gerçekten paraya ihtiyacı vardırבקזחסטן, כדי למכור כותנה בשוק הבינלאומי
Staples'ta harcadığı paranın 2.25S olduğunu gösterir. Bu değer Rite Aid'de harcadığı paraya eşit olacaktır.2.25S는 스테이플스에서 피터가 쓴 돈의 양이에요.
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok. Bu insanlara ait bir kavram.Dieu n'a pas besoin d'argent, c'est un concept humain.
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok. Bu insanlara ait bir kavram.Dio non ha bisogno di soldi,è un concetto umano.
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok. Bu insanlara ait bir kavram.Gott braucht kein Geld, das ist nur eine menschliche Idee.
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok. Bu insanlara ait bir kavram.Tuhan tidak membutuhkan uang, ini adalah konsep manusia.
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok. Bu insanlara ait bir kavram.合衆国に神のご加護を...神へ何を祝福しろなど指図する側の気が知れんよ、
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok.Dios no necesita ningún dinero! esto es un concepto humano!
Tanrının hiç paraya ihtiyacı yok.Бог имал нужда от пари? На Бог не му трябват никакви пари.
Tanrının paraya ihtiyacı var.Dios necesita dinero
T ise tatile harcayacağı paraya eşit olsun. -Lad os sige, at v er de penge, hun vil bruge på rejsen.
Vatanseverlik paraya dönüştürülebilir bir değerdir.El patriotismo es un bien vendible.
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --Deixem que vos diga, quem descobrir como fazer dinheiro a partir desta frustração irá...
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --Để tôi nói cho bạn nghe, ai mà kiếm được cách làm giàu từ cái mớ hỗn độn những thất vọng này sẽ-
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --És emberek, az első üzletember, aki kitalálja, hogyan válthatja pénzre ezt a sok dühöt, az --
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --그리고 장담하건데, 누구든 이 분노를 해결하는 법을 알면 떼돈을 벌꺼에요..
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --Y permítanme decirles, quien logre sacar dinero de estas frustraciones...
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --Και άνθρωποι, αφήστε με να σας πω, όποιος βρει τον τρόπο να βγάλει λεφτά από αυτή την απογοήτευση θα
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --ו, אני אומר לך, מי שיגלה איך עושים כסף מהתסכול הזה י --
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --و دعني اقول لكم أن الشخص الذي يبتكر طريقة لكسب المال من وراء كل هذا الاضطراب سوف --
Ve adamım, sana şunu söylememe izin ver, kim ki bu sıkıntıyı paraya çevirmenin yolunu bulur --見つけた人間は... どうしてこんなのが出ているんだろう? 冗談です
Ve bu 1.3 ile aynı şeydir. 1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.A to je totéž, co jedna celá tři desetiny. jedna celá tři krát částka utracená za oblečení.
Ve bu 1.3 ile aynı şeydir. 1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.Det er det samme som 1,3 gange de penge, hun bruger på tøj, altså c.
Ve elindeki CDO'ları da bu kredisini kapatmaya yetecek bir paraya satamamıştır. .このローンの支払いに十分ではありませんでした。 そして、A銀行は倒産しなければなりませんでした。
Ve kişisel bilgisayar kullanıcısı kek satışı yapmak zorunda, çünkü daha fazla paraya ihtiyacı var,使いにくいビスタを 改良するために
Yiyecek edinmek için paraya ihtiyacımız var. Aynısı sağlık, bilgi teknoloji ve bir çok şey için geçerli.K získani jídla potřebujeme peníze, to samé platí pro technologii, zdraví, přístup k informacím, a tak dale.
Yiyecek edinmek için paraya ihtiyacımız var.Hogy legyen mit ennünk, pénz kell, és ugyanez igaz a technológiára, egészségre,
Yiyecek edinmek için paraya ihtiyacımız var.Pour obtenir de la nourriture, nous avons besoin d'argent, de même pour la technologie, la santé,
Yiyecek edinmek için paraya ihtiyacımız var.Um Nahrung zu erhalten brauchen wir Geld, das gleiche gilt für Technologie, Gesundheit,
Yiyecek edinmek için paraya ihtiyacımız var.За да се сдобием с храна, са ни нужни пари.