parayı ile cümle

parayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Dlaczego nie wydaliśmy tych pieniędzy na czynienie dobra w świecie?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Hvorfor bruger vi ikke dem på at gøre godt i verden?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Kenapa kita tidak habiskan untuk berbuat kebaikan di dunia?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?그 돈을 세상에 좋은 일 하는 데 쓰면 어떨까요?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Miért nem valami jóra költjük?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Perché non li spendiamo per fare del bene nel mondo?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?¿Por qué no gastamos esto en hacerle bien al mundo?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Pourquoi ne pas utiliser cet argent pour faire le bien dans le monde ?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Proč neutratíme to na dobro ve světě?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Tại sao không đem số tiền đó đi cải thiện thế giới?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Waarom geven we dat niet uit aan goede dingen in de wereld?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Warum geben wir das Geld nicht aus um Gutes zu tun in der Welt?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Защо не ги харчим, за да вършим добро по света?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?Почему бы нам эти деньги не потратить на добрые дела?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?למה שלא נשקיע את הכסף הזה בשיפור העולם?
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?لماذا لم نصرف هذه الاموال في خدمة عالمنا ؟
Neden o parayı dünyaya faydalı olacak işlerde kullanmıyoruz?私もまったく同感です
Neden parayı kabul edeyim? Açık çekse, düşünebilirim belki.Γιατί να δεχτώ αυτά τα λεφτά; Αν ήταν ένα κενό τσεκ μπορεί να το σκεφτόμουν.
Neden parayı kabul edeyim?Pourquoi prendrais-je l'enveloppe d'argent.
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?¿Cómo se le ocurre despilfarrar tanto dinero?
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Hur kan han strö pengar omkring sig sådär?
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Hvordan kan han strø penge om sig på den måde?
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Jak ten chłopak może szastać takimi pieniędzmi?
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Miten poika voi jaella tuollaisia rahoja?
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Perché sperpera così tutti quei soldi?
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Qual é a dele, para esbanjar dinheiro desta maneira?!
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Γιατί σκορπάει έτσι τόσα λεφτά αυτό το παιδί;
Nesi var bu çocugun, bu kadar parayı savuruyor?Что это за мальчик, который разбрасывается такими деньгами?!
NT: Bana parayı vermediler.Họ sẽ không trao tiền cho tôi.
NT: Bana parayı vermediler.테슬라: 그런데 사람들이 제 사업에 투자를 안했어요.
NT: Bana parayı vermediler.נ"ט: הם לא רצו לתת לי את הכסף.
NT: Bana parayı vermediler.نيكولا تيسلا: لم يرغبوا في إعطائي المال.
NT: Bana parayı vermediler.他の惑星と通信できるなんて 言わなければよかったのに
O da şu, parayı yönetirken fonu büyütmek veya küçültmek için esnekliğe sahip değiller. .ファンドの成長または縮小に関しては このファンド ・ マネージャーにとって利点です。
O da uçaktaydı. Sonrasında parayı teslim etmek için Gottfrid'le bu buluşmayı ayarladık.Dia juga terbang ke sana. kami mengatur pertemuan ini dengan Gottfrid untuk menyerahkan uangnya.
Ödüller gereklidir. İnsanlar parayı hakederler.인센티브는 필요합니다. 먹고 살아야죠.
Ödüller gereklidir. İnsanlar parayı hakederler.Mensen moeten een boterham verdienen.
Ödüller gereklidir. İnsanlar parayı hakederler.אנו זקוקים לתמריצים. אנשים צריכים להתפרנס.
Ödüller gereklidir. İnsanlar parayı hakederler.نحن بحاجة للحوافز، فالناس يجب أن تكتسب قوتها.
Ödüller gereklidir. İnsanlar parayı hakederler.しかし報奨への過度な依存は
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.Azt mondtam az igazgatótanácsnak: "Amikor ti gyűjtitek össze a pénzt, a ti ízléseteket tesszük a falakra."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.E dissi al mio ragazzo, "Quando guadagnerai più soldi metteremo quello che ti piace sulla parete."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.I-am spus băiatului meu "Când vei contribui cu bani vom pune gustul tău pe perete."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.Ich sagte meinem Jungen, "Wenn du das Geld sammelst, hängen wir deinen Geschmack an die Wand."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.Ik zei tot mijn jongen: "Als jij het geld bijeenbrengt, zullen we jouw smaak aan de muur hangen."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.J'ai dit à mon fils, "Quand tu réuniras l'argent, on décorera les murs à ton goût."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.건축하는 친구한테 그랬죠. "자네가 모은 돈이면" "그때 자네가 원하는 걸로 벽을 꾸미게."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.Le dije a mi hijo: "Cuando tú juntes el dinero pondremos tu gusto en la pared."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.И казах на моето момче, "Като имаш парите ще украсиш стената по свой вкус".
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.Я сказал своему сыну: "Когда ты достаточно заработаешь, мы добавим что-то по твоему вкусу".
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.אמרתי לבן שלי, "כשאתה תגייס את הכסף "תוכל לתלות את הטעם שלך על הקירות."
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.قلت لابني "عندما تجني المال سنضع ذوقك على الحائط"
Oğluma "Parayı sen topladığında, duvarlara senin zevkini koyacağız" dedim.自分の好みを壁に反映させなさい」ってね キルトや陶芸品それに書道作品
Öğrenciler öpücüğü şimdi değil, üç gün sonra almak için en çok parayı verdiler.대부분의 학생들이 바로 키스를 해주는것에 지불하지 않고 3일 있다가 키스해주는것에 댓가를 지불한다고 했습니다.
Öğrenciler öpücüğü şimdi değil, üç gün sonra almak için en çok parayı verdiler.Odkrył, że studenci zapłaciliby najwięcej za pocałunek nie natychmiast, ale po trzech dniach.
Öğrenciler öpücüğü şimdi değil, üç gün sonra almak için en çok parayı verdiler.Zjistil, že studenti byli ochotni zaplatit nejvíce ne za okamžité políbení, ale za polibek za 3 dny.
Öğrenciler öpücüğü şimdi değil, üç gün sonra almak için en çok parayı verdiler.Откри, че студентите са склонни да платят най-много, за да не получат целувката веднага, а след три дни.
Öğrenciler öpücüğü şimdi değil, üç gün sonra almak için en çok parayı verdiler.הוא מצא כי הסטודנטים היו מוכנים לשלם את הסכום הגבוה ביותר לא עבור התנאי המיידי, אלא בעוד 3 ימים.
Öğrenciler öpücüğü şimdi değil, üç gün sonra almak için en çok parayı verdiler.すぐにキスする場合ではなく 3日後のキスだったのです 待つことに対して より多く対価を払う意思があったのです
O kadar parayı altında그렇게 많은 돈을 아래에
İlgili Sayfalar