parayı ile cümle

parayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hepiniz, umarım, çok parayı seçmişsinizdir, ve bunun sebebi, çoğun azdan daha iyi olduğunu düşünmemiz.Всички предпочитат повече пари, защото вярваме, че повече е по-добре от по-малко.
Hepiniz, umarım, çok parayı seçmişsinizdir, ve bunun sebebi, çoğun azdan daha iyi olduğunu düşünmemiz.כולנו, אני מקווה, מעדיפים יותר כסף, והסיבה היא שאנחנו מאמינים שיותר עדיף על פחות.
Hepiniz, umarım, çok parayı seçmişsinizdir, ve bunun sebebi, çoğun azdan daha iyi olduğunu düşünmemiz.كلنا، أملي، نفضل المزيد من المال، والسبب هو، أننا نعتقد أن المزيد أفضل من القليل.
Hepiniz, umarım, çok parayı seçmişsinizdir, ve bunun sebebi, çoğun azdan daha iyi olduğunu düşünmemiz.少ないより多いほうがいいですからね 2番目の問題です
Her biletin bedeli 3lira ve kazandığı parayı sattığı bilet miktarının bir fonksiyonu olarak biliyor .복권 한 장 당 3달러이고 그가 모으는 돈은 티켓 판매량의 함수라는 것을 알고 있어요
Her biletin bedeli 3lira ve kazandığı parayı sattığı bilet miktarının bir fonksiyonu olarak biliyor .Y sabe que la cantidad de dinero que recibe es una función de cuantos boletos vende
Her biletin bedeli 3lira ve kazandığı parayı sattığı bilet miktarının bir fonksiyonu olarak biliyor .Всеки билет струва $3 и той знае, че сумата пари, която той събира е функция от това, колко билети продава.
Her biletin bedeli 3lira ve kazandığı parayı sattığı bilet miktarının bir fonksiyonu olarak biliyor .يبلغ ثمن البطاقة 3$، وهو يعلم ان كمية المال الذي جمعه عبارة عن اقتران لعدد البطاقات التي يبيعها
Her biletin bedeli 3lira ve kazandığı parayı sattığı bilet miktarının bir fonksiyonu olarak biliyor .販売するチケット数の関数です。 では、その関数の定義域と値域は何でしょう?
Her halükarda parayı alıcaksın.Dans tous les cas, t'es quand même payé.
Her halükarda parayı alıcaksın.Jestli něco najdete, pošlete mi to.
Her halükarda parayı alıcaksın.Se trovate qualcosa che inviarlo a me.
Her halükarda parayı alıcaksın.Si encuentras cualquier cosa envíamelo.
Her halükarda parayı alıcaksın.Wenn Sie irgendetwas finden, schicken Sie es mir.
Her halükarda parayı alıcaksın.Если ты что-нибудь найдешь, отправь мне.
Her halükarda parayı alıcaksın.אם תגלה משהו שלח לי אותו
Her halükarda parayı alıcaksın.إن وجدتَ أي شيء، قم بإرساله إليّ.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.Dále také víme, že utratil stejnou sumu peněz v obou obchodech.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.그리고 우리는 각 가게에서 같은 만큼의 돈을 썼다는 것을 알고 있어요.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.Vi ved også, at han brugte lige mange penge begge steder.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.Също така знаем, че той е похарчил една и съща сума пари и на двете места.
Her iki yerde de aynı parayı harcadı.Han brugte lige mange penge begge steder.
Her iki yerde de aynı parayı harcadı.같은 양의 돈을 두 가게에서 썼어요.
Her iki yerde de aynı parayı harcadı.Utratil stejnou sumu peněz v obou obchodech.
Her iki yerde de aynı parayı harcadı.Похарчил е една и съща сума пари и на двете места.
Her iki yerde de aynı parayı harcıyor ve toplamda 17 defter alıyor.피터는 두 곳에서 같은 만큼의 돈을 썼고, 총 17권의 공책을 사게 되었어요.
Her iki yerde de aynı parayı harcıyor ve toplamda 17 defter alıyor.Han brugte lige mange penge begge steder, og han købte i alt 17 hæfter.
Her iki yerde de aynı parayı harcıyor ve toplamda 17 defter alıyor.Utratil stejné množství peněz v obou obchodech a dohromady koupil 17 poznámkových bloků.
Her iki yerde de aynı parayı harcıyor ve toplamda 17 defter alıyor.Той е похарчил една и съща сума пари и на двете места и е купил 17 тетрадки общо.
Herkes madeni parayı birkaç kez atsın.5, 6, 7回弾いてもらったら、おそらく、
Herkes madeni parayı birkaç kez atsın.해보세요.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Alla går samman, och de känner att de äger banken, för att de har fört in pengarna.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Iedereen doet mee, en ze voelen dat als hun eigen bank, omdat ze zelf het geld hebben ingebracht.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Jeder macht mit, und sie empfinden sie besitzen die Bank, denn sie haben das Geld eingebracht.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Každý se účastní, a cítí se, jako kdyby měli vlastní banku, protože to jsou oni, kdo peníze přináší.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.모두가 동참하고 있고요. 그들은 자기들이 은행을 소유하고 있는 것 같다고 느끼죠. 왜냐면 스스로 돈을 벌어오기 때문입니다.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Mindenki részt vesz, és úgy érzik, hogy övék a bank, mert ők hozták be a pénzt.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Mọi người tham gia vào và họ cảm thấy như là họ sở hữu ngân hàng, vì họ mang tiền vào đó.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Semua orang bergabung, dan mereka merasa memiliki bank itu karena mereka membawa uang mereka masuk.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Toată lumea se alătură, și simt că dețin banca, pentru că au contribuit cu bani.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Todos aderem e sentem que são donos do banco, porque arranjaram dinheiro para ele.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Todos participan y sienten que son dueños del banco porque han puesto el dinero allí.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Tout le monde nous rejoint et ils ont l'impression de posséder la banque, car ils y ont investi de l'argent.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Tutti partecipano e sentono di essere proprietari della banca, perchè vi hanno portato i loro soldi.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Wszyscy pracowali i czuli, że są właścicielami banku, bo sami wnieśli pieniądze.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Όλοι συμμετέχουν, και νιώθουν ότι τους ανήκει η τράπεζα, επειδή έφεραν τα λεφτά.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Все присоединились, и они чувствовали, что владеют банком, потому что они приносили деньги.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.כולם משתתפים, הם מרגישים שהם הבעלים של הבנק, בגלל שהם מכניסים את הכסף פנימה.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.والجميع شارك بهذا والجميع شعر انه يملك البنك لانه ساهموا في مدخولاته
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.誰もが 自分が銀行の所有者であると考えています 貯蓄があるんですから お金を借りる前に 学ぶことが必要となっています
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Bạn đã hoàn thành công việc.Về nhà được rồi" và họ đã ra về với 1 số tiền
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Du hast alles beantwortet, Du kannst nach Hause gehen," und das Geld hat er behalten.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Já terminou tudo, vá para casa", e ele foi com o dinheiro.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Kalau selesai, pulanglah ke rumah," dan mereka bisa pergi dengan uangnya.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Klaar, je mag naar huis", en ze vertrokken met het geld.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."다 끝냈으면 가세요"라고 했고 이들은 돈을 그냥 가져갔으니까요.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Αφού τελείωσες, μπορείς να φύγεις." και έφευγαν με τα χρήματα.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."Ты всё закончил, иди домой", и тот уходил с деньгами.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti."סיימת הכל. לך הביתה" והשחקן הלך עם הכסף.
"Herşeyi bitirdin. Evine git" dedi, ve parayı alıp gitti." أنتهيت من كل شئ. أذهب للبيت،" وقد ذهبوا بالمال.
İlgili Sayfalar