parayı ile cümle
parayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz..Cuando usted deposita en una cuenta, estás poniendo
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Ha letétbe helyezünk pénzt vagy befizetünk egy számlára, akkor pénzt adunk hozzá a meglévő letéthez.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Když něco vkládáte na účet, tak tam něco ukládáte, něco tam přidáváte.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Keď si ukladáte na účet, niečo tam dávate, alebo k účtu pripočítavate.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Kiedy wy deponujecie coś na koncie, dokładacie coś do tego konta, albo dodajecie na konto.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz..돈을 입급하면
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Når man indsætter noget på en konto, sætter man penge ind på den - eller man lægger noget til kontoen.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Quando fai un versamento su un conto, stai mettendo qualcosa sul conto, o stai sommando al conto.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Quando se deposita numa conta bancária, estamos a colocar algo na conta, ou a adicionar à conta.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Quand vous déposez sur un compte, vous mettez queque chose sur ce compte, ou vous ajoutez au compte.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz..Så efter att han har adderat de-
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Wen man etwas auf ein Konto einzahlt, fügt man es hinzu, addiert es also zu dem Konto.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Όταν καταθέτεις σε λογαριασμό, τοτε βάζεις κάτι στο λογαριασμό, ή αν θέλετε προσθέτεις στο λογαριασμό.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Когато депозирате в сметка, вие слагате нещо в сметката, или добавяте в сметката.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz.. -Коли ви робите внесок на рахунок,ви кладете щось на цей рахунок, або додаєте до рахунку.
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz..عندما تودع في الحساب البنكي، هذا يعني اننا نضع
Bir hesaba para yatirinca o hesaptaki olagan parayi degistirmis; yani arttirmis oluyoruz..口座に何かを入れるということ,または, 口座に何かをたすということです.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi. Bazıları parayı evsizlere verdi.Ktoś kupił przytulankę dla siostrzenicy, ktoś dał pieniądze bezdomnym.
Bir parayı altı kere attık ve bu işi-- ne bileyim --yüz kere tekrar ettik diyelim.No necesariamente es más interesante.
Bir parayı altı kere attık ve bu işi-- ne bileyim --yüz kere tekrar ettik diyelim.Подхвърляме една монета шест пъти и извършваме този експеримент- колко ли- извършваме го сто пъти.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.100.000 dolgujem za Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Aku berhutang 100 ribu pada lintah darat... ...yang ku habiskan untuk penari bogel bernama Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Devo cem mil dólares a um agiota, que gastei com uma "stripper" chamada Molly "Mamas".
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Eu datorez unui cămătar fioros 100 de bătrâne care le-am cheltuit pe o fată pe nume Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Jag är skyldig en kredithaj 100000, som jag slösat bort på en strippa.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Ja wiszę lichwiarzowi $100 000... ...które wydałem na striptizerkę Molly Mounds.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Je dois 100 000 $ que j'ai claqués pour Molly les Obus.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Jeg skylder en lånehaj 100.000, som jeg brugte på en stripper.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.lo devo 100.000$ ad un bastardo e li ho spesi tutti con una spogliarellista.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Minä tuhlasin koronkiskurilta lainatut 100 000 typerään strippariin.
Bir tefeciye 100 bin dolar borcum var. Üstelik bu parayı, Molly Mounds adında bir striptizciye yedirdim.Χρωστάω 100.000$ σε τοκογλύφο... ...που τα ξόδεψα στη Βυζού Μόλι.
Bizim bankalarımıza ve bizim hükümetimize bu parayı faizle borç olarak veriyorlar.De låner penge ud til bankerne og staten, ved at igen tjene penge via. gæld.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Abbiamo entrate limitate poiché decidono quelli che pagano.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Avem un aport limitat, deoarece cel care il plateste pe muzician comanda melodia.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Kami mempunyai masukan terbatas, karena yang menggaji sang peniup seruling lah yang menentukan nadanya.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.우리는 제한된 수입을 갖고 있습니다. 돈 내는 사람 마음이죠.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Korlátozott beleszólásunk van, mert a pénz beszél a kutya ugat.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Máme jen omezené slovo, neboť "koho chleba jíš, toho píseň zpívej".
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Nous avons des moyens limités, car " Qui paie les violons choisit la musique. "
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Ograniczono nam wpływ, ponieważ kto płaci, ten wymaga.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Temos meios limitados, porque quem paga é quem manda.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Tenemos una aportación limitada porque quien paga, manda.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.We hebben een beperkte inbreng, want wie betaalt, bepaalt.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Wir haben nur begrenzten Einfluss, denn es gilt: Wes' Brot ich ess, des' Lied ich sing.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Έχουμε περιορισμένη επιρροή , διότι αυτός που πληρώνει τον μουσικό επιλέγει και την μελωδία.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Наше участие было ограничено, поскольку кто едет, тот и правит.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.Ние имаме много малко влияние, защото този който плаща на музиканта поръчва музиката
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.יש לנו יכולת מוגבלת, כי מי שמנגן הוא הזה הקובע את הטון.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.لدينا مساهمة محدودة ، لأنه هو من يدفع للزمار الذي يعزف النغمات.
Bizim sınırlı bir girdimiz var ve parayı veren düdüğü çalar.国際通貨基金、世界銀行、そして世界中の良心の集まりが
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.2つ目は
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Abbiamo deciso che non li avremmo usati per noi.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Chúng tôi chỉ nói rằng, chúng tôi sẽ không sử dụng chúng cho mình.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Kami hanya mengatakan, kami tidak akan menggunakannya untuk kepentingan kami.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.우리는 단순히 우리를 위해서는 사용하지 않을거라고 다짐했죠.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Nous avons juste dit, nous n'allons pas le dépenser pour nous.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Po prostu powiedzieliśmy, że nie użyjemy pieniędzy na siebie.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Prostě jsme si řekli, že to nepoužijeme na nás.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Proste sme si povedali, že to nepoužijeme pre nás.
Biz sadece, parayı kendimiz için kullanmayacağız dedik.Pur şi simplu am spus, nu o să-i folosim pe noi.
İlgili Sayfalar