parayı ile cümle
parayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Prodejce aut si nechce ponechávat tolik peněz v hotovosti v kanceláři, a tak peníze odnese do další banky.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.Sprzedawca nie chce trzymać tak dużo gotówki w swoim biurze, więc zanosi pieniądze do innego banku.
Araba satıcısı bu kadar nakit parayı süreceği onun ofisinde tutmak istemiyor geri başka bir bankaya.סוחר הרכב אינו רוצה לשמור כל כך הרבה מזומן אצלו במשרד, אז הוא מפקיד את הכסף בחזרה לבנק אחר.
Arkadaşınızdan parayı parmaklarını ıslatmadan almasını isteyin.물을 묻히지 않고 코인을 들어내겠다고 말하세요.
Artık bu parayı daha etkili kullanmanın zamanıgelmiştir.tat o propunere de îmbunătăţire a acti-
Artık bu parayı daha etkili kullanmanın zamanıgelmiştir.Teraz nastala doba tieto peniaze zefektívniť.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.De hecho, gastan más dinero en el cabildeo, que los cinco grupos de presión de segundo más grande combinado.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.En fait, elle dépense plus d'argent en lobbying que les cinq lobbies suivants ensemble.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.Faktum är att de spenderar mer pengar på lobbying än de fem näst största lobbygrupperna sammantaget.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.Sie gibt tatsächlich mehr Geld für Lobbyarbeit aus, als die nächsten fünf Lobbyisten zusammengenommen.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.Ve skutečnosti vydává na lobbing více peněz než dalších pět lobbyistů dohromady.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.الحقيقة هى انها تنفق اموال على الضغط السياسى اكثر من مجموع ما تنفق الخمس مجموعات اللوبى التالية فى الترتيب
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.8~ 10배 정도 많이요. 이들은 또한 자국에서 비용을 지불하는 것에 만족하며, 동등한 품질의 치료를 받지요.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.٨ إلى ١٠ أضعاف. و يشعرون بالسعادة عندما ينفقونها في بلدهم و هم يتلقون نفس مستوى الرعاية
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.Así que se sienten contentos de gastarlo en casa, obteniendo la misma calidad en la asistencia.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.Czuli się lepiej, wydając pieniądze w domu i otrzymując te samą jakość leczenia.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.Ed erano felici di spendere i loro soldi a casa, avendo la stessa qualità nelle cure.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.Ils se sentent mieux en dépensant l'argent chez eux, et toutefois, recevant la même qualité de soins.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.Si sunt multumiti ca ii pot cheltui acasa, si primesc acelasi nivel de ingrijire.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.Und sie sind froh, das zu Hause ausgeben zu können, und dabei dieselbe Qualität an Pflege zu erhalten.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.И они рады потратить деньги дома, при этом получая лечение на том же уровне.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.И се радват, че ги харчат у дома, получавайки грижи със същото качество.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.פי 8 עד 10 יותר. והם חשים מאושרים להוציא כסף זה בבית, תמורת אותה איכות של טיפול.
Aynı kalitede tedaviyi alarak parayı yurtlarında harcamaktan mutlular.皆喜んでいます 1 人の患者が支払いをしてくれると
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Außerdem habe ich das Geld dafür benutzt, um die Herbstkollektion vorzubestellen.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.En plus, j'ai déjà utilisé cet argent pour commander la collection d'automne.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.In plus, deja am folosit banii aia ca sa pre-comand colectia noastra de toamna.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Lagipula, aku sudah menggunakan uang itu untuk pemesanan koleksi Musim Gugur kita.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Ngoài ra, tôi sử dụng tiền để mua quần áo cho mùa thu
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Poi, ho già usato quei soldi per ordinare la nostra collezione autunnale.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Poza tym już to wydałam musiałam zapłacić za czynsz.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Εκτός αυτού, ήδη χρησιμοποίησα αυτά τα λεφτά για να παραγγείλλω την φθινοπωρινή σειρά.
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.Кроме этого, я уже использовала эти деньги, чтобы заказать заранее нашу осеннюю коллекцию
Ayrıca parayı, sonbahar koleksiyonu hazırlamak için kullandım.إلى جانب أنني قد أستعملت ذلك المال بالفعل <br />.لتجهيز مجموعة الخريف الخاصة بنا
Babası parayı çalar ve oğluna verir.Ocko nakradol nejaké prachy, a dal ich synovi...
Babası parayı çalar ve oğluna verir.Paparino ha rubato un po' di soldi, vero? Li ha dati a suo figlio.
Babası parayı çalar ve oğluna verir.Táta nakradl nějaké prachy, a dal je synovi...
Babası parayı çalar ve oğluna verir.Таткото откраднал малко пари, пък дал на сина си...
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:사실 우리가 처음 Babble를 시작하기위해 자금을 모으기 시작했을 때 벤처 자본가는 말했습니다,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:De fapt, când am fost prim oară să strângem bani să începem Babble, potențialul investitor a spus,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:De hecho, cuando fuimos por primera vez a recaudar fondos para Babble, los capitalistas de riesgo dijeron:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:En fait, quand nous avons commencé à lever les fonds pour lancer Babble, les investisseurs disaient,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Keď sme sa prvýkrát snažili získať peniaze, aby sme naštartovali Babble, investori nám povedali,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Namun, saat kami pergi mengumpulkan dana untuk memulai Babble, pengusaha modal ventura itu berkata,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Po pravdě, když jsme poprvé žádali o peníze do projektu Babble, troufalý investor nám řekl:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Pravzaprav, ko sva zbirala sredstva za pričetek Babbla, so nama investitorji govorili,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Quando começámos a juntar dinheiro para lançar o Babble, os capitalistas de risco disseram:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Tak naprawdę, kiedy pierwszy raz zaczęliśmy zbierać pieniądze na Babble, inwestorzy mówili:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Toen we geld gingen ophalen om Babble op te zetten, zeiden de durfkapitalisten:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Trên thực tế, khi chúng tôi bắt đầu đi kêu gọi tài trợ để mở Babble, những nhà đầu tư mạo hiểm nói,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Valóban, amikor először mentünk pénzt szerezni a Babble-hoz, a befektető azt mondta,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Στην πραγματικότητα, όταν ξεκινήσαμε να μαζεύουμε χρήματα να ξεκινήσουμε το Babble, οι βασικοί μέτοχοι είπαν,
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Всъщност, когато за първи път се опитахме да съберем пари за да започнем Babble, инвеститорите ни казаха:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Когда мы начали искать инвесторов для проекта сайта Babble, венчурные капиталисты говорили нам:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:Коли ми почали шукати інвесторів для проекту Babble, венчурні капіталісти говорили нам:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:למעשה, כשיצאנו בהתחלה לגייס כסף כדי להתחיל את באבל, אנשי ההון סיכון אמרו:
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:في الحقيقة عندما بدأنا حملة جمع رأس المال لتأسيس موقع " بابل " قال لنا أصحاب رؤوس الاموال
Babble'ı kuracak parayı toparlamaya başladığımız sırada yatırımcı kapitalistler dedi ki:彼らに言われました 「夫婦で始めた企業には
Bana faiz borçlu oldukları için bana parayı ödeyecekler. -Porque eles me devem juros, e eventualmente me irão pagar de voltar o dinheiro emprestado.
Bana faiz borçlu oldukları için bana parayı ödeyecekler. -Protože mi dluží úrok a časem mi splatí peníze.
İlgili Sayfalar