paranız ile cümle

paranız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İşte paranızın üstü.Here is your change.
Paranızı geri almayı neden denemiyorsunuz?Why don't you try to take your money back?
Ucuz satın alın ve paranızı boşa harcamayın.Buy cheap and waste your money.
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Bu araba, paranız için en iyi anlaşma.That car is the best deal for your money.
Paranızı nasıl kazanıyorsunuz?How do you make your money?
Para her şey değildir ama paranız yoksa hiçbir şey yapamazsınız.Money isn't everything, but if you have no money, you can't do anything.
Şimdi üzerinizde nakit paranız var mı? Bana biraz ödünç verir misin?Do you have cash on you now? Could you lend me some?
Paranızla ne yapacaksınız?What will you do with your money?
Çok paranız olsun ister misiniz?Would you like to have lots of money?
Lütfen paranızın üstünü tekrar sayın.Please count your change again.
Paranızın üstünü unuttunuz.You forgot your change.
Paranızı unuttunuz mu?Have you forgotten your money?
O sizin paranız, değil mi?It's your money, isn't it?
Cüzdanınızda ne kadar paranız var?How much money do you have in your purse?
Ne kadar paranız var?How much money have you got?
Eğer memnun değilseniz onlar paranızı iade edecek.They'll refund your money if you're not satisfied.
Hiç paranız yok.You never have any money.
İhtiyacınız olan her şeyi alabilecek kadar yeterli paranız var mı?Do you have enough money to buy everything you need?
Paranız, altın ya da başka bir değerli emtia ile desteklenmiyor.Your money isn't backed by gold or some other valuable substance.
Paranız tek merkezdeki bir bilgisayarda yaşayan bir hayalet gibi.Your money is like a ghost, living in a centralized computer.
Sizin paranızı istemiyoruz.We don't want your money.
Paranızın tümünü bir cepte tutmayın.Don't keep all of your money in one pocket.
Paranızı kaybetmekten korkuyor musunuz?Are you afraid of losing your money?
Daha çok paranız olmasını ister misiniz?Do you wish that you had more money?
Ödül paranızı nasıl harcayacaksınız?How are you going to spend your prize money?
Hala paranızı unuttunuz.You still forgot your money.
Yeterli paranız yok, değil mi?You don't have enough money, do you?
Onu satın alacak kadar paranız olduğundan emin misiniz?Are you sure you have enough money to buy that?
Paranızın bankada güvende olduğunu düşünmüyor musunuz?Don't you think your money is safe in a bank?
Paranızı yatırıyor olmanız gerekir.You should be investing your money.
Paranızla yatırım yapıyor olmanız gerekir.You should be investing your money.
O tutumla ne kadar çok paranız olursa olsun mutlu olmazsınız.With that attitude, you'll never be happy no matter how much money you have.
Bunu almak için gerçekten yeterli paranız var mı?Do you really have enough money to buy this?
Bütün paranız bankada.All your money is in the bank.
Bunu satın almak için yeterli paranız yoksa, size biraz borç veririm.If you don't have enough money to buy that, I'll lend you some.
(Hat man nicht auch Gold beineben - "Eğer bir tarafta paranız bulunmuyorsa").(Hat man nicht auch Gold beineben—"If you don't have any money").
Bütün yıl çalışın, paranızı biriktirin ve gösterime gelin.So work all year, scrape the money together and come to my show.
Bu sizin paranız.It's Your Money.
Pek de işe yarayan bir bilgi değil, özellikle de, paranız bitince.Not a very useful skill, especially when the money runs out.
Bir sürü insan, paranızı güvende tutmanın bu fikir ile yetişkin hayata yapışır.For a lot of people, this idea of keeping your money safe sticks with them into adult life.
Ne kadar çok paranız varsa o kadar tatmin olursunuz.The more money you earn, the more satisfied you are.
Paranızı istemiyoruz, sesinizi istiyoruz.We're not asking for your money. We're asking for your voice.
Yaptığınız varsayımlar altında, bankadaki birikmiş paranız ne kadar olurdu?Given all your assumptions, how much would you have saved in the bank at that time?
'Sizi şımartırdı çünkü zaten yeterli paranız vardı.'It will spoil you because you already had sufficient."
Lütfen paranızı alın.Please retrieve the cash.
Bu mükemmel çünkü bu, paranızın 5 katı. -That's awesome. Five times your money.
Paranızın olmaması yani. .And that just means you don't have the money.
Eğer paranız varsa, tabi ki, değeri de alırsınız.If you have money, of course, you can get the value.
Fakat ya paranız yoksa, o zaman ne olur?But if you don't have money, what happens?
Kendinizi mutlu etmek için, paranızla ilginç şeyler yapmak zorunda değilsiniz.So you don't have to do amazing things with your money to make yourself happy.
Bankaya 40 TL borcunuz var. Sadece paranız olmamakla kalmıyor, bankaya 40 TL borçlu oluyorsunuz.Not only do you have nothing, you owe the bank $40.
Yani paranızı daha uzun süre yatırıyor olacaksınız.So you can keep our money, locked in for even longer.
Size %2 vereceğimize, 2 yıl vadeyle paranızı bizde tutacağınız için size %7 verelim.So instead of giving you 2%, we'll give you 7%, because we get to keep your money for two years.
Paranızı devlete 2 yıl boyunca ödünç verebilirsiniz, 2 yıl için paranıza dokunmayacaksınız.You could lend it to the federal government for two years and not see your money.
Bu mantıklı, zira siz de paranızı 2 dönem için yatırıyorsunuz.And that makes sense, because essentially you're deferring your money for two years.
Birinci yılın sonunda bile birşey almıyorsunuz, paranıza vadeye kadar dokunmayacaksınız.You're not going to get anything, even a year from now.
Paranız 2 yıl süresince yatacak.So you're deferring your money for two years.
Siz sadece paranızı geri almış olacaktınız.You would have just got your money back.
Ve, "Bunu engellemek için, paranızın yeteceği temiz iğneyi nereden alabileceğinizi biliyor musunuz?"And, "Do you know where you can get a clean needle at a price you can afford to avoid that?"

İlgili Sayfalar