Fakat bence, bir başka konu daha var ki o da vergilendirilen paramız üzerindeki kontrol seviyemiz.Mislim, da je treba zahtevati drugačno razpravo, namreč o tem, kakšen nadzor imamo nad svojimi davki.
Fakat bence, bir başka konu daha var ki o da vergilendirilen paramız üzerindeki kontrol seviyemiz.Myslím, že je třeba mluvit i o tom, jakou máme nad našimi daněmi kontrolu.
Fakat bence, bir başka konu daha var ki o da vergilendirilen paramız üzerindeki kontrol seviyemiz.Powinniśmy jednak debatować nad tym, jak dużą kontrolę mamy nad środkami z naszych podatków.
Fakat bence, bir başka konu daha var ki o da vergilendirilen paramız üzerindeki kontrol seviyemiz.אבל אני חושב שיש שאלה אחרת שצריכה להישאל שקשורה לרמת השליטה שיש לנו על כספי המיסים שלנו
Fakat bence, bir başka konu daha var ki o da vergilendirilen paramız üzerindeki kontrol seviyemiz.ولكني أعتقد أن هناك جدلاً آخر هو مستوى التحكم الذي نستطيعه على اموال الضريبة الخاص بنا
Fakat bence, bir başka konu daha var ki o da vergilendirilen paramız üzerindeki kontrol seviyemiz.それは徴収されたお金に対する コントロールのレベルに関することです 10ポンド支払うことは ある場面では忌々しいものですが
Grip konusunda bunu gördünüz. Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.Dit jaar was er de griep, we lopen altijd net iets achter de feiten aan als het aankomt op het juiste vaccin.
Grip konusunda bunu gördünüz. Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.Ya lo han visto este año con la gripe, que siempre nos falta un año y un dólar de dar con la vacuna apropiada.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Bár nem volt pénzünk de a szabadban lehettünk egész nap.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.대부분의 시간을 밖에 있었습니다.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Non avevamo soldi, ma siamo stati fuori casa la maggior parte del tempo.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.No teníamos dinero, pero la mayoría del tiempo la pasábamos afuera.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Nu aveam bani, dar eram în aer liber cea mai mare parte a timpului.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Vi havde ingen penge, men vi var udenfor næsten hele tiden.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Wir hatten kein Geld, aber wir verbrachten die meiste Zeit draußen.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Нямахме никакви пари, но прекарвахме повечето си време на открито.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.У нас не было ни гроша, но мы проводили большую часть времени на свежем воздухе.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.אבל היינו בחוץ רוב הזמן.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.و كنا في الخارج معظم الوقت
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.素晴らしい友達がいて
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Nie mieliśmy żadnych pieniędzy, ale większość czasu spędzaliśmy na dworze.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Nous n'avions pas d'argent, mais nous étions souvent à l'extérieur.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We hadden geen geld, maar we waren meestal buiten.
İyi, iyi. Bizim paramız biraz azalıyor da ? sorun değil ne kadar istiyorsun ?Bien bien... on est un peu à court ici
İyi, iyi. Bizim paramız biraz azalıyor da ? sorun değil ne kadar istiyorsun ?Lám, lám ... az egyik egy kicsit rövid itt
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.Dafür hatten wir das Geld nicht.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.Decisamente non avevamo i soldi.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.În mod cert nu aveam banii să facem asta.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.우린 이런 일을 하기 위한 돈도 없었구요.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.No teníamos el dinero para hacerlo.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.Nous n'avions pas l'argent pour le faire.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.Z całą pewnością nie było nas na to stać.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.Определено нямахме парите да го направим.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.У нас просто не было денег на это.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.בהחלט לא היה לנו את הכסף לעשות את זה.
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.لم نكن نمتلك الرأس مال للقيام بها
Kesinlikle bunu yapacak paramız yoktu.私に支払われただけで お金は限られていました
Kimseye paramızı teslim olmadan biz kendisini bilmiyorum iyi belki benim bu adamı tanıyorum iyi cep다른 사람에게 돈을 전달하지 않고 우리 자체를 모르는 잘 아마 내에서이 사람을 알아요 더 나은 포켓
Kimseye paramızı teslim olmadan biz kendisini bilmiyorum iyi belki benim bu adamı tanıyorum iyi cepמבלי לספק את הכסף שלנו לאף אחד שאנחנו לא יודע את עצמו טוב, אולי אתה מכיר את הבחור הזה ב כיס טוב יותר
Kimseye paramızı teslim olmadan biz kendisini bilmiyorum iyi belki benim bu adamı tanıyorum iyi cepدون تقديم أموالنا ونحن لأحد لا أعرف نفسها ربما كنت تعرف جيدا هذا الرجل في بلدي أفضل جيب
Kimseye paramızı teslim olmadan biz kendisini bilmiyorum iyi belki benim bu adamı tanıyorum iyi cepよく、多分あなたは私の中でこの男を知っている 良いポケット 彼の名前は今まで彼のことを聞くと呼ばれ
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırA powód dla którego musimy to wkrótce zrobić jest taki, że po prostu skończyły się nam pieniądze.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırDe reden waarom we dat op korte termijn moeten doen, is omdat het geld gewoon op is.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırDer Grund warum wir dies schnell machen müssen, ist dass wir einfach kein Geld mehr haben.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırE dobbiamo farlo subito, perché siamo rimasti senza soldi.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırÉs ezt egyszerűen azért kell megtennünk, mert kifogytunk a készpénzből.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırEt il va falloir le faire rapidement car nous n'avons plus d'argent.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdır이걸 빨리 빨리 해야 하는 이유는 너무 당연히도 우리에게 더이상 돈이 없기 때문입니다.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırŞi motivul că trebuie să facem asta imediat e că am rămas fără numerar.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırY la razón por la cual tenemos que hacer eso en el corto plazo es porque se nos acaba de terminar el efectivo.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırΚαι ο λόγος που θα πρέπει να το κάνουμε αυτό σύντομα είναι γιατί μόλις ξεμείναμε από ρευστό.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırПричината да се налага да го направим в кратък срок е, че току-що ни свършиха парите в брой-
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırוהסיבה שאנחנו צריכים לעשות את זה בטווח הקצר היא, כי נגמרו לנו המזומנים.
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdırوهناك سبب يجعلنا من أن نفعل ذلك على المدى القصير ألا وهو أننا على وشك أن ننتهى من الأموال السائلة .
Kısa vadede bunu yapma nedenimiz artık nakit paramızın tükenmiş olmasıdır現金がもう無くなったからです 政府予算を見ると こんなふうに見えます
Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.Aina puuttuu aikaa ja rahaa kehittää oikeanlainen rokote.
Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.우리는 필요시 정확한 백신을 개발하려 할 때 항상 시간과 돈이 모자라죠.
Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.Zawsze jesteśmy o rok i o dolara do tyłu jeśli chodzi o właściwe szczepionki.
Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.אנחנו תמיד שנה באיחור ועם דולר אחד פחות מדי כשמדובר על החיסון המתאים.
Konu aşı olunca, ya bir yıl gerideyiz, ya da paramız yetmiyor.نحن دائماً متخلفون بسنة وينقصنا دولار عندما يتعلق الأمر بالدواء الصحيح.