paraları ile cümle
paraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Muszę jednak mieć rezerwę gotówki na wypadek gdy ludzie będą chcieli zwrotu ich pieniędzy.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Nhưng tôi cần phải giữ một số tiền mặt dự trữ trong trường hợp mọi người muốn tiền của họ trở lại.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Pero tengo que mantener algunas reservas de efectivo en el caso de que la gente quiera su dinero de vuelta.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Но мне нужно, чтобы сохранить некоторые денежные резервы в случае люди хотят свои деньги обратно.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.Но трябва да поддържам пари в брой(кеш) в случай, че някой си иска парите обратно.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.אך עלי לשמור כמה רזרבות (עתודות) מזומנים למקרה שאנשים ירצו את כספם בחזרה.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.ولكني في حاجة الى الابقاء على بعض الاحتياطيات النقدية في حالة أراد الناس استعادة اموالهم.
Bu müşterilerin bir kısmı paralarını çekmek isteyebilirler, dolayısı ile biraz nakit rezerv bulundurmalıyım.いくらかの現金を使わずに残しておかなくてはいけません。 1,000万ドルの一部を置いておく必要があります。
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Da dove prendono i soldi?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?¿De dónde obtienen su dinero?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?De unde au atâția bani?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?D'où tirent-ils leur argent ?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Honnan szerzik a pénzüket?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?그들은 어디서 그들의 돈을 벌까요?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Skąd biorą pieniądze?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Waar halen zij hun geld vandaan?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Woher kriegen die ihr Geld?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Πώς βρίσκουν λεφτά;
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Откуда у них берутся деньги?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?Откъде получават техните пари?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?מאיפה הם משיגים את הכסף שלהם?
Bunlar, paralarını nereden buluyor?من أين حصلوا على أموالهم تلك؟
Bunlar, paralarını nereden buluyor?富を生み出したのでしょうか?
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Dabei ist wichtig, dass diese Gelder als Investitionen und nicht als Philantropie eingegangen sind.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Ed è significativo che questi fondi siano proprio capitale QT, (di rischio), non sussidi o filantropia.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Fontos, hogy ezek az összegek QT tőkeként, nem pedig segélyként vagy adományként jelentek meg.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Il est important de noter que ces fonds sont arrivés comme investisseurs, pas comme philanthropes.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Let erop dat deze fondsen als QT kapitaal zijn gekomen, niet als subsidie of als filantropie.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Lo importante es que estos fondos llegaron en forma de capital, no como subvención o filantropía.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.중요한 점은 이 기금들이 보조금이나 자선 활동이 아닌 QT 자금으로 들어왔다는 점입니다.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.To σημαντικό με τη χρηματοδότηση αυτή είναι ότι πρόκειται για επενδυτικό κεφάλαιο και όχι δωρεά ή φιλανθρωπία.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Yang terpenting, dana ini datang dalam bentuk modal ekuitas, bukan sebagai hibah ataupun sumbangan.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.Значимото е, че тези фондове са влезли като тримесечен капитал, а не като дарение или филантропия.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.והמשמעותי כאן הוא שקרנות אלה באות כהון הערכת סחירות, ולא כמילגה או נדבה.
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.مع أهمية ذكر أن تلك التمويلات دخلت كرؤوس أموال بقيمة سوقية , وليس كمنحة , أو عمل خيري
Burada önemli olan nokta bu paraların hibe ya da bağış olarak değil sermaye olarak geldiği.助成金や慈善活動ではなく、QTキャピタルとして提供されることにあります。 さて、私がやろうとしている新しい社会企業のアイデアに
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.Assim, quando ganharem mais dinheiro, quando receberem um aumento no salário não têm de cortar nas despesas.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.Così, quando si guadagna di più, quando si ha un aumento di stipendio, non si è costretti a tagliare le spese.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.De esa forma, cuando hacen más dinero, cuando tiene un aumento, no tienen que recortar sus gastos.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.Így, ha többet keresnek, vagy fizetésemelést kapnak, nem kell, hogy kevesebbet költsenek.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.그런식으로, 돈을 더 벌게 될 때, 봉급이 인상될 때, 사람들은 소비를 줄이지 않아도 됩니다.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.Op die manier hoeven ze, als ze meer verdienen, als ze opslag krijgen, niet in hun uitgaven te snijden.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.På den måde, når de tjener flere penge, når de får en lønforhøjelse, skal de ikke skære i deres spendering.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.So werden sie bei einer Gehaltserhöhung nicht ihre Ausgaben einschränken müssen.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.W ten sposób, po podwyżce nie będzie potrzeby ograniczania wydatków.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.Тогда, когда они начинают больше зарабатывать, получают надбавку, им не придётся урезать расходы.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.כך כשהם מרוויחים יותר, כשהם מקבלים העלאה, הם לא חייבים לקצץ בהוצאות שלהם.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.بتلك الطريقة، عندما يكسبون مالا أكثر ويحصلون على زيادة في الراتب، لا يجب عليهم أن يقلصوا من نفقاتهم.
Bu şekilde, daha çok paraları olduğunda, zam aldıklarında, harcamalarını kısmak zorunda kalmazlar.人々は支出を抑えなくてもいいのです 彼らは少しでも
Bu şirketten alacakları olanlar muhtemelen paralarını geri alamayacaklar.Protože jeden z lidí, kterým tahle společnost dluží peníze, pravděpodobně své peníze neuvidí.
Bu şirketten alacakları olanlar muhtemelen paralarını geri alamayacaklar.Tisti človek, kateremu ta banka dolguje denar , bo verjetno ostal brez tega denarja
Bu şirketten alacakları olanlar muhtemelen paralarını geri alamayacaklar.そのお金を見る事はありません。 もし、あなたが最も貸す人の中で順位の低い人であれば、
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Arunca mari sume de bani pentru sanatatea primara, pentru educatia primara, pentru ajutor de hrana.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Están arrojando grandes sumas de dinero para asistencia médica básica, para educación primaria y para comida.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Hatalmas összegeket szórnak el alap egészségügyre, alap oktatásra, és élelmiszer segélyekre.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Họ ném vào những khoản tiền lớn cho chăm sóc sức khỏe ban đầu, giáo dục tiểu học và cứu trợ lương thực.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.그들은 기본적인 보건, 교육과 식량 원조에 많은 자금을 쏟고 있습니다.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Mereka mengalokasikan dana yang cukup besar untuk kesehatan, pendidikan, sembako.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Sie geben hohe Summen für Gesundheit, für das Grundschulwesen, für Nahrungsmittelhilfen aus.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Strkají velké peníze do základní lékařské péče, do základního vzdělání, do potravinové pomoci.
İlgili Sayfalar