Sarah paralarının geri verilmesini talep etti.Sarah demanded that she be given a refund.
Bu paralar az değerlidir.These coins are of little value.
Bu eski madeni paraları ondan aldım.I got these old coins from her.
Bu otomat sadece yüz yen'lik madeni paraları alıyor.This vending machine takes only hundred-yen coins.
Bu otomat 500 yenlik madeni paraları kabul etmeyecek.This vending machine won't accept 500 yen coins.
Ken eski paralar toplar.Ken collects old coins.
O eski paraları nerede buldun?Where did you pick up those old coins?
Paraların değeri kullanılan metalin ağırlığına bağlıydı.The value of the coins depended on the weight of the metal used.
Hobim madeni paralar toplamaktır.My hobby is collecting coins.
Kızım neredeyse topladığı tüm paraları kaybetti.My daughter lost almost all the coins she had collected.
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.It would be ridiculous to spend all their money.
O, madeni paraların tarihi hakkında kitap yayınladı.He published the book about the history of coins.
Onun bir sürü eski madeni paraları olduğu söyleniyor.It is said that he has a lot of old coins.
Bütün paralarını soydurdular.They were robbed of all their money.
Konser biletlerini alacak paraları yoktu.They had no money to buy concert tickets with.
Onların hepsi paralarını geri almak için yaygara koparıyor.They're all clamoring to get their money back.
Bir evi satın almak için onlar paralarını tasarruf ediyorlar.They are saving their money for the purchase of a house.
Tur için çok paraları var.They had plenty of money for the tour.
O, bu eski paraları bana verdi.She gave me these old coins.
Bana bu eskimiş madeni paraları verdi.She gave me these old coins.
O eski paraları nereden aldın?Where did you get those old coins?
Bozuk paralar metaldir.The coins are metal.
Bozuk paralar madenidir.The coins are metal.
Tom eski bozuk paraları topladı.Tom collected old coins.
Onlar bir hediye almak için paralarını birleştirdi.They combined their money to buy a present.
Ben nadir paralar toplarım.I collect rare coins.
Yabancı yatırımcılar, Amerika'daki paralarını geri çektiler.Foreign investors withdrew their money from America.
Avrupa çapında, insanlar paralarını bankalardan çektiler.Throughout Europe, people withdrew their money from banks.
Çaldığım bütün paraları geri vermeye karar verdim.I've made up my mind to give back all the money I stole.
Tom kanepenin arkasına düşmüş olan bozuk paraları topladı.Tom picked up the coins that had fallen behind the sofa.
Tüm mükellefler paralarının nereye gittiğini bilme hakkına sahiptir.All taxpayers have the right to know where their money goes.
Neden 5 ve 50 yenlik bozuk paraların ortasında boşluk var?Why do the five yen coin and the fifty yen coin have holes in the center?
Yabancı yatırımcılar paralarını ABD'den çekti.Foreign investors withdrew their money from the United States.
O, madeni paraların tarihi hakkında bir kitap çıkardı.He took out a book about the history of coins.
Göğüs altın paralar içeriyordu.The chest contained gold coins.
Tom gizli altın paraları aramak için döşeme tahtalarını kaldırdı.Tom pried up the floorboards looking for the hidden gold coins.
Tom, Mary'ye altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told Mary where he hid the gold coins.
Yeterli paraları yok.They don't have enough money.
Onların paraları yok.They have no money.
Çoğu öğrencilerin çok paraları yok.Most students don't have a lot of money.
Hükümdarın başı, tüm İngiliz madeni paralarının önünde görünür.The monarch's head appears on the front of all British coins.
Tom altın paraları nereye sakladığını hiç kimseye söylemedi.Tom never told anyone where he hid the gold coins.
Onun hobisi eski paraları toplamaktı.Her hobby was to collect ancient coins.
Onların paralarını boşa harcamıyorum.I don't waste their money.
Tom'un altın paraları nereye sakladığını bilen tek kişi benim.I'm the only one who knows where Tom hid the gold coins.
Tom ve Mary her ikisi de paralarıyla çok cömerttirler.Tom and Mary are both very generous with their money.
Hem Tom hem de Mary paralarıyla çok cömerttirler.Tom and Mary are both very generous with their money.
Tom ve Mary John'a bir hediye almak için paralarını birleştirdiler.Tom and Mary combined their money to buy a present for John.
Öğretmenler çoğunlukla kendi paralarıyla okul malzemeleri alırlar.Teachers often buy school supplies with their own money.
Tom kutuya bazı demir paralar koydu.Tom put some coins in the box.
Tom paraları kutunun içine koydu.Tom put the coins into the box.
Tom bana altın paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told me where you hid the gold coins.
Onların bize büyük paralar ödemesinin nedeni bu.That's why they pay us the big bucks.
Tom bana bazı eski paralar verdi.Tom gave me some old coins.
Eski paralar gizemli mezar içinde bulundu.Ancient coins were found inside the mysterious tomb.
Tom bana eski paraları nereye sakladığını söyledi.Tom told me where he had hidden the old coins.
Paralarını iyi harcadılar.They've spent their money well.
Şu anda cebimde sadece Amerikan paraları var.I only have American coins in my pocket right now.
Sadece Amerikan paralarım var.I only have American coins.
Tom paraları aldı.Tom picked up the coins.