para ile cümle

para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim para bitti.Our money ran out.
Ben, para olmadığı için onu satın alamam.I can't buy it for lack for money.
Biz para olmadığı için yolculuğumuza devam edemedik.We could not continue our journey for lack of money.
Eğer biraz paraya ihtiyacın varsa neden annenden biraz ödünç almıyorsun?If you need some money, why don't you borrow some from your mother?
Eğer herhangi bir ihtiyacınız varsa, bankadan biraz para çekebilirsiniz.You can withdraw some money out of the bank, if you need any.
Paranın her şeyi satın alabileceği fikri yanlış.The idea that money can buy everything is wrong.
Yeterli param olsaydı, bu bilgisayarı almıştım.Had I had enough money, I would have bought that computer.
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
Bana paranın üstünü yanlış verdin.You gave me the wrong change.
Amcam para harcamada cömerttir.My uncle is generous with his money.
Keşke çok param olsa.I wish I had much money.
Onun parası var.He's in the money.
Hindistan'da kaldığım sırada param bitti.I ran out of money during my stay in India.
Parayı bana ne zaman iade edeceksin?When will you return the money to me?
Zor günler için bir kenara para koy.Put aside money for a rainy day.
Hiçbir para miktarı onun fikrini değiştirmeyecek.No amount of money will change his mind.
Bir miktar para iş görür.Any amount of money will do.
Ann'in yanında biraz parası var.Ann has a little money with her.
Onu ödünç para verecek kadar delisin.You are crazy to lend money to him.
Keşke o kadar çok para harcamasaydım.I wish I hadn't spent so much money.
Keşke bu kadar çok para harcamasaydım.I wish I hadn't spent so much money.
Bu kadar çok parayı toplamak ne kadar zamanını aldı?How long did it take you to collect so many coins?
Sahip olduğum tüm parayı ona verdim.I gave her all the money I had.
Sahip olduğum bütün parayı ona verdim.I gave her all the money I had.
Çok fazla para harcama.Don't spend too much money.
O mağazada bana paranın üstünü eksik verdiler.They short-changed me at that store.
Ona biraz borç para verdim, halen geri vermedi.I lent him some money, but he hasn't returned it yet.
Bu araba, paranız için en iyi anlaşma.That car is the best deal for your money.
O eski paraları nerede buldun?Where did you pick up those old coins?
Şirket para kaybetmeyi durdurdu.The company stopped losing money.
Şirket para kaybediyor.The company is losing money.
O palto çok paraya malolmuş olabilir ama o ona değer.That coat may have cost a lot of money, but it's worth it.
O parayla ne yaptın?What did you do with that money?
O para ile ne alalım?What shall we buy with that money?
Hiç paran var mı?Do you have any money?
Bazen kızkardeşine para verir misin?Do you sometimes give your sister money?
Para meselelerinde daha dikkatli olmalıydın.You should have been more careful in money matters.
Her şeyi para açısından düşünmesen iyi olur.You had better not think of everything in terms of money.
Parayı nasıl kazandın?How did you come by the money?
Senin çok paran var, ve benim hiç.You have a lot of money, and I have none.
Böyle büyük bir miktarda parayı nasıl kazandın?How did you come by such a big sum of money?
Parana daha dikkat etmelisin.You should be more careful with your money.
Her şeye parasal açıdan bakıyorsun.You see everything in terms of money.
Senin planın çok miktarda para gerektirir.Your plan requires a large amount of money.
Paranı bankaya yatır.Deposit your money in the bank.
Ben parayı sana vereceğim.I will give you the money.
Onlara verdiğin paranın değerlendirileceğinden emin olabilirsin.You can be sure that the money you give them will be put to good use.
Bana ödünç para verdiğin için naziksin.It is kind of you to lend me the money.
Harcadığın paranın miktarı nedir.What is the amount of money you spend?
Yaptığınız işin miktarı ile orantılı olarak para alırsınız.You get paid in proportion to the amount of the work you do.
Asistan parayı aldı.The assistant took the money.
Akira parası varken New York'ta kalacak.Akira will stay in New York while his money lasts.
Ne yazık ki yanımda hiç param yok.Unfortunately I have no money with me.
O aşırı para harcıyor.He's got money to burn.
Onun çok parası var.He's got money to burn.
IMF Uluslararası Para Fonu (IMF) anlamına gelir.IMF stands for International Monetary Fund.
Beş bin dolar büyük miktarda paradır.Five thousand dollars is a large sum of money.
Beş dolar'dan biraz fazla param var.I have little more than 5 dollars.
Üç büyük adam ona saldırdı ve onun parasını çaldı.Three big men attacked him and stole his money.
Tüm bu parayı üç ay içerisinde harcamış olacağım.I will have spent all this money in three months.

İlgili Sayfalar