para ile cümle

para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom Mary'den ona biraz para ödünç vermesini istedi.Tom wanted Mary to loan him some money.
Tom yeni bir yetimhane için para toplamaya yardım etmeye gönüllüydü.Tom volunteered to help raise money for a new orphanage.
Tom sürücüye para üstünün kalmasını söyledi.Tom told the taxi driver to keep the change.
Tom Mary'ye bankada otururken paraya sahip olmanın iyi bir fikir olmadığını söyledi.Tom told Mary that it wasn't a good idea to have money just sitting in the bank.
Tom borsada çok para kazanma şansı olduğunu düşündü.Tom thought he had a chance to make a lot of money on the stock market.
Tom evine oldukça çok para harcadı.Tom spent quite a lot of money for his house.
Tom kaç para harcamak zorunda olduğumuzu tam olarak bilmeli.Tom should know exactly how much money we have to spend.
Tom'un sonuçta Mary'ye elmas bir yüzük alması için yeterli parası olmalıydı.Tom should eventually have enough money to buy Mary a diamond ring.
Tom Mary'nin John'un parasını çaldığını gördü.Tom saw Mary steal John's money.
Tom Mary'ye biraz para ödünç verebileceğini sandığını söyledi.Tom said he thought he could lend Mary some money.
Tom yanında hiç para olmadığını fark etti.Tom realized that he had no money on him.
Tom hiç parası yokmuş gibi davrandı.Tom pretended not to have any money.
Tom Mary'nin ona verdiği parayı paketledi.Tom pocketed the money Mary gave him.
Tom o gitar için çok para ödedi.Tom paid a lot of money for that guitar.
Tom restoranlar için menüleri çevirerek çok para kazanır.Tom makes a lot of money translating menus for restaurants.
Tom odalarından birini bir üniversite öğrencisine kiralayarak ekstra para kazandı.Tom made some extra money by renting one of his rooms to a college student.
Tom o anlaşmada iyi para yaptı.Tom made good money on that deal.
Tom üniversite için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money for college.
Tom para biriktirmek için bir yol arıyor.Tom is looking for a way to save money.
Tom'un güvenli bir yere gizlenmiş biraz parası var.Tom has some money stashed away.
Tom'un benim sahip olduğumdan daha çok parası var.Tom has more money than I do.
Tom'un harcayabileceğinden daha çok parası var.Tom has more money than he can spend.
Tom'un Mary'ye para vermeye hiç niyeti yoktu.Tom had no intention of giving Mary any money.
Tom kira parasını kaybettiği cüzdana koymuştu.Tom had his rent money in the wallet he lost.
Tom Mary'nin yazar kasadan para çaldığını öğrendi.Tom found out Mary was stealing from the cash register.
Tom caddede yüz dolarlık kağıt para buldu.Tom found a hundred dollar bill on the street.
Tom dilencinin kabına bir bozuk para koydu.Tom dropped a coin into the beggar's cup.
Tom para hakkında düşünerek çok zaman harcamaz.Tom doesn't spend much time thinking about money.
Tom'un eğlenmek için paraya ihtiyacı yok.Tom doesn't need money to have a good time.
Tom, çok para kazanmaz.Tom doesn't make much money.
Tom'un o tür parası yok.Tom doesn't have that kind of money.
Tom para biriktirmek için yapabileceği her şeyi yapar.Tom does everything he can to save money.
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapar.Tom does everything he can to save money.
Tom Mary'ye onun bütün parasını kaybettiğini söylemek istemedi.Tom didn't want to tell Mary that he had lost all her money.
Tom hesabı ödemek için cüzdanında yeterli parası olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think he had enough money in his wallet to pay the bill.
Tom ne kadar para harcadığını Mary'ye söylemedi.Tom didn't tell Mary how much money he'd spent.
Tom işi için hiç para almadı.Tom didn't receive any money for his work.
Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.Tom didn't have enough change to buy a drink from the vending machine.
Tom arabasını o kadar çok paraya satmayı ummuyordu.Tom didn't expect to sell his old car for so much money.
Tom sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.Tom deposited some money in his savings account just yesterday.
Tom kesinlikle Mary'nin kazandığından daha çok para kazanır.Tom definitely earns more money than Mary does.
Tom yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.Tom decided that it would be fun to try paragliding.
Tom şu anda eskisi kadar çok para kazanmıyor.Tom currently doesn't make as much money as he used to.
Tom Mary'ye niçin biraz para vermesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.Tom could think of no reason why he should give Mary any money.
Eğer yeterli parasını olmadığını bilseydi Tom Mary'nin biletini ödeyebilirdi.Tom could have paid for Mary's ticket if he'd known she didn't have enough money.
Tom kaç parası olduğunu görmek için cüzdanını kontrol etti.Tom checked his wallet to see how much money he had.
Tom kesinlikle işinde çok para batırdı.Tom certainly sunk a lot of money into his business.
Tom asla kullanmadığı şeyler alarak kesinlikle çok para harcıyor.Tom certainly spends too much money buying things he never uses.
Tom kesinlikle mücevherata çok para harcıyor.Tom certainly spends a lot of money on jewelry.
Tom kesinlikle nasıl para kazanacağını biliyor.Tom certainly knows how to make money.
Tom'un kesinlikle daha fazla paraya ihtiyacı yok.Tom certainly doesn't need any more money.
Tom'un kesinlikle eskisi gibi parası yok.Tom certainly doesn't have the money he used to.
Tom emeklilik için, vergisi ertelenmiş daha çok parayı bir kenara koyabilir.Tom can put away more money, tax-deferred, for retirement.
Tom büyükbabasından miras kalan parayla Mary için bir nişan yüzüğü aldı.Tom bought an engagement ring for Mary with money he inherited from his grandfather.
Tom Mary'ye ne kadar parası olduğunu sordu.Tom asked Mary how much money she had.
Tom Mary'den biraz para rica etti.Tom asked Mary for some money.
Tom Mary'den borç para istedi.Tom asked Mary for a loan.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to earn enough money to support his large family.
Bu ayın kirasını ödemesi için Mary'ye ödünç para verdim.I lent Mary the money to pay this month's rent.

İlgili Sayfalar