para ile cümle
para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.A household is a group that shares the same living space and finances.
Bana biraz para vermeyecek misin?Won't you give me a little money?
Biraz para kaldı.There is little money left.
Parayı güvenli bir yerde tut.Keep money in a safe place.
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.Midway through our trip we realized that we hadn't brought enough money.
Onun az parası var.He has little money.
Dünyayı döndüren şey paradır.Money makes the world go round.
Dünyayı para döndürür.Money makes the world go round.
Sorun çok paramızın olmamasıdır.The problem is that we don't have a lot of money.
Para mutluluğu satın almaz.Money doesn't buy happiness.
Para her şey değildir ama paranız yoksa hiçbir şey yapamazsınız.Money isn't everything, but if you have no money, you can't do anything.
İş olmazsa, hiç para biriktiremem.With no work, I can't save any money.
Birçok kişi paranın mutluluk getirdiğine inanıyor.Many people believe that money brings happiness.
Ceketimin para veya başka şeyler saklayabileceğim gizli bir cebi var.My jacket has a secret pocket where I can hide money or other valuables.
O, zor günler için biraz para sakladı.She put some money away for a rainy day.
Onu yapamam çünkü yeterli param yok.I am not able to do that because I don't have enough money.
Bütün bu parayla nasıl geldin?How did you come by all this money?
O başladığı işle çok çok fazla para kazanıyor.She's making money hand over fist with the business she started.
Bir telefon görüşmesi yapmak için elimi cebime koydum ve bozuk para aradım.In order to make a phone call, I put my hand in my pocket and searched for a coin.
Herkes onun, o adamla parası için evlendiğini biliyor.Everybody knows she married him for his money.
O işsizlik parası ile yaşar.He lives on welfare.
Para kokmaz.Money does not smell.
Para paradır.Money does not smell.
Tüm parasını har vurup harman savurdu.He blew all his money.
Paranı unutma.Don't forget your money.
Para üzerine inşa edilmiş ilişkiler para bittiğinde sona erecektir.Relationships built on money will end when the money runs out.
O, çok miktarda para katkısında bulundu.He contributed a lot of money.
Yeni işinde çok para kazandı.He made a lot of money in his new business.
Bermuda Şeytan Üçgeninde bir paralel evren var.In the Bermuda Triangle there is a parallel universe.
Bir aptal ve parası kolayca ayrılır.A fool and his money are easily parted.
Beyefendi, ben para yatırmak istiyorum. Bunu nasıl yaparım?Sir, I would like to deposit my money. How do I do that?
Hepimiz öğretmenimize bir doğum günü hediyesi almak için para verdik.We all chipped in to buy our teacher a birthday present.
Parayı kasaya koydum.I put the money into the safe.
Bay Morita sermaye olarak borç para kullanarak bir işe başladı.Mr. Morita started a business by using borrowed money as capital.
Seninle gitmek istiyorum ama beş parasızım.I'd like to go with you, but I'm broke.
Yeterli para var mıydı?Was there enough money?
Para bütün kapıları açar.Money opens all doors.
Ne yazık ki üzerimde o kadar çok param yok.Unfortunately, I don't have so much money on me.
Beklenmeyen bir para erkek kardeşimin ve karısının maddi durumunu düzeltti.The unexpected windfall has put my brother and his wife on easy street.
O, onlara yiyecek ve para verdi.He gave them food and money.
Her şey parayla satın alınamaz.Not everything can be bought with money.
Böylesine büyük miktarda parayı nasıl aldın?How did you get such a large amount of money?
Ama param yok.But I don't have money.
Reklam için yeterli param yok.I don't have enough money to advertise.
İlan vermek için yeterli param yok.I don't have enough money to advertise.
Mary'nin babası tüm parasını ona bıraktı.Mary's father left her all of his money.
Onlar para hakkında tartışıyorlardı.They were arguing about money.
Tom parasını bankaya yatırdı.Tom put his money in the bank.
Paranı bankaya yatırır mısın?Do you keep your money in a bank?
Sen harika bir iş yaptığından dolayı biz sana daha fazla para veriyoruz.We're giving you more money because you did a great job.
Parasını kuma gömüyor.She's burying her money in the sand.
Adam parayı almadığını iddia etti.The man claimed he didn't take the money.
Tom eski bozuk paraları topladı.Tom collected old coins.
Onlar bir hediye almak için paralarını birleştirdi.They combined their money to buy a present.
Mary parasını geri istedi.Mary demanded her money back.
Adam parayı aldığını inkar etti.The man denied that he took the money.
Para hakkında bir tartışma yaşıyorlar.They're having a dispute about money.
Kanser araştırmaları için para bağışında bulunuyor.She's donating money for cancer research.
Tom para bağışlamak istiyor.Tom wants to donate money.
Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu?Does Tom earn enough money to live in the city?