para ile cümle

para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Niçin o kadar çok para istedi?Why did he ask for so much money?
New York'ta bir sürü para yaptı ve doğduğu küçük kasabaya geri döndü.He made a lot of money in New York and went back to the small town where he was born.
Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.He had barely enough money to buy bread and milk.
O, benim sahip olduğumdan çok daha fazla paraya sahiptir.He has much more money than I have.
Parayı cebine soktu.He thrust the money into his pocket.
Kolaylıkla kandı ve ona biraz para verdi.He was easily deceived and gave her some money.
Kolayca aldatıldı ve ona biraz para verdi.He was easily deceived and gave her some money.
Daha fazla para biriktirmek için sıkı çalıştı.He worked hard so as to save more money.
Onun 100 dolardan daha fazla parası yok.He has no more than 100 dollars.
Onun 10,000 yenden daha fazla parası yok.He had no more than 10,000 yen.
O, beş parasızdır.He's broke.
O, şirketin parasını cebine attı.He pocketed the company's money.
Ofisten zimmetine para geçirdi.He embezzled the money from his office.
Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.He received a large sum of money in compensation for his injury.
Yurt dışında bir yolculuk için para biriktiriyor.He is saving money for a trip abroad.
Borsa yatırımında çok para kaybetti.He lost a lot of money in the stock investment.
Minnettarlık göstergesi olarak bana biraz para verdi.He offered me some money in token of gratitude.
Sanırım o, balık satarak para kazanır.I think he makes money by selling fish.
Bütün parasını at yarışına harcamayacak kadar akıllı.He knows better than to spend all his money on horse racing.
Kullanabileceğinden daha çok parası var.He has more money than he can use.
Parası olmadığı için geziye gidemedi.He could not go on a trip for lack of money.
O, parasızlıktan dolayı başarısız oldu.He failed, due to lack of money.
O parayı istedi.He asked for the money.
O, para konusunda bir şey söylemedi.He said nothing as to money.
O parası ile cömerttir ve bir sürü hediyeler alır.He is liberal with his money and buys a lot of presents.
O para için evlendi.He married for money.
O, para için her şeyi yapacak.He'll do anything for money.
Parasıyla ne yapacağını bilmiyor.He doesn't know what to do with his money.
O biraz para istedi.He asked for some money.
O, para biriktirmek için yıllarca kıt kanaat geçindi.He pinched and scraped for many years to save money.
Bir sürü parası olduğunu söyledi.He said that he had a lot of money.
O, parasını hisse senetlerine yatırdı.He invested his money in stocks.
O parasını tüketti.He exhausted his money.
Parayı cebime koydu.He slid the money into my pocket.
O, ona biraz borç para verme konusunda amcasına yaklaştı.He approached his uncle about lending him some money.
O, parayı kabul ettiğinde halkının saygısını kaybetti.He lost the respect of his people when he accepted the money.
Onun bütün parası soyuldu.He was robbed of all his money.
O, kasadan benim paramı çaldı.He stole my money from the safe.
O, parasında özgürdür.He is free with his money.
Para yönünden cömerttir.He is generous with his money.
O, para hakkında dikkatsiz.He is careless about money.
Sadece para kazanmayı düşünüyor.He thinks only of making money.
Para kazanmayla o kadar meşguldü ki başka bir şey düşünecek vakti yoktuHe was so intent on money-making that he had no time to think of anything else.
Para kazanmaktan başka bir şey düşünmez.He thinks of nothing but making money.
Bankadan bir sürü ödünç para aldı.He borrowed a lot of money from the bank.
Onun bankada çok parası var.He has plenty of money in the bank.
Onun bankada bol parası var.He has plenty of money in the bank.
Bankaya gidip parasını bozdurdu.He went to the bank and changed his money.
Bankada onun çok parası vardı.He had a lot of money in the bank.
Bu antik paraya bir antikacı dükkanında rastladı.He came across this old coin in an antique shop.
Sana ödünç para vermeyecek kadar aklı başında.He knows better than to lend you money.
Parayı çalacak son kişi olurdu.He would be the last man to steal money.
O, fakir olmaktan çok uzak, aslında çok parası var.He is far from poor, in fact he has a lot of money.
Ay sonuna kadar bütün parasını harcamış olacak.He will have spent all his money by the end of the month.
O eski madeni para toplamayı sever.He likes collecting old coins.
O kamu parasını zimmetine geçirdi.He embezzled public money.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
Parayla canı ne isterse yapabilir.He can do whatever he likes with the money.
Parasını yüksek faiz oranıyla ödünç veriyor.He lends money at a high rate of interest.
Onun şimdi parası yok.He's now short of money.

İlgili Sayfalar