para- ile cümle

para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar mantıklıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Caroline tüm parasını kıyafetlere harcamayacak kadar akıllıdır.Caroline knows better than to spend all her money on clothes.
Zavallı yaşlı kadının parası çalındı.The poor old woman was robbed of her money.
Para her zaman mutluluk getirmez.Money does not always bring happiness.
Kanada'da bir balayı çok paraya mal olur.A honeymoon in Canada costs a lot of money.
Parantez içindeki kelimeleri kısaltılmış şekle koyun.Put the words in parentheses into abbreviated form.
O para istiyor.He wants the money.
Para verme fikrinden hoşlanmayan insanlar için, bir hediye sertifikası iyi bir fikirdir.For people who dislike the idea of giving money, a gift certificate is a good idea.
Sana hiç ödünç para veremem.I can't lend you any money.
Para çalmak yanlıştır.It is wrong to steal money.
Param çalınmıştı.My money was stolen.
Param çalındı.My money was stolen.
Para tasarruf etmeye çalışıyorum.I'm trying to save money.
Peşinat için yeterli para biriktirebilir misin?Can you save enough money for the down payment?
Ben kendim hiç sahip olmadığım için sana ödünç para veremiyorum.I can't lend you money, because I don't have any myself.
Bana biraz ödünç para verir misin?Would you lend me some money?
Biraz param var.I have got some money.
Bana biraz para ver.Give me a little money.
Borç para almak ilkelerime aykırıdır.It is against my principles to borrow money.
Ödünç para almak mümkün mü?Is it possible to borrow money?
Biraz ödünç para almaya çalışarak tüm kasabayı koştum.I ran all over town trying to borrow some money.
Paralı insanlar tereyağ alabildi.People with money were able to buy butter.
Para harcamak çok kolay.Spending money is as easy as pie.
Keşke yanımda biraz daha param olsa.I wish I had more money with me.
Paranı boşa harcamasan iyi olur.You had better not waste your money.
Benim çok param var.I have a lot of money.
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Sizden biraz para ödünç alabilir miyim?Can I borrow some money from you?
Çok param yok ama bir şekilde geçinebilirim.I don't have much money, but I can get along somehow.
Yarın parayı sana geri vereceğim.I'll give you back the money tomorrow.
Parana dikkat etmelisin.You should be careful of your money.
Neredeyse hiç param kalmadı.I have hardly any money left.
Neredeyse hiç para kalmamıştı.There was scarcely any money left.
Ne kadar paran var?How much money do you have?
Kaç paran var?How much money do you have?
Hiç para istemiyorum.I do not want any money.
Yanında ne kadar paran var?How much money do you have with you?
Yanında çok paran var mı?Do you have much money with you?
Yanında para varsa, lütfen bana biraz ödünç ver.If you have any money with you, please lend me some.
Yanında hiç paran var mı?Do you have any money with you?
Parasız dünyayı düşünebiliyor musunuz?Can you imagine the world without money?
Bazı insanlar para için , diğerleri zevk için kitap yazarlar.Some people write books for money, others for pleasure.
Para hakkında tartışmayı bırak.Stop arguing about money.
Para biraz önemlidir.Money counts for little.
Paranın, aslında, hiçbir anlamı yok.Money, as such, has no meaning.
Parayı ve teknolojiyi dünyanın bir tarafından diğerine taşımak yeterli değildir.Moving money and technology from one side of the globe to the other is not enough.
Ben para istiyorum.I want money.
Para istiyorum.I want money.
Paramız olmadığı için bir tatil düşünmenin faydası yok.Since we have no money, it's no use thinking of a holiday.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Aşk, paranın ona olduğu kadar, bana önemlidir.Love is as important to me as money is to her.
Çok paraya ihtiyacın var mı?Do you need much money?
Para onun hayatını değiştirdi.Money has changed his life.
Param tükeniyor.I am running short of money.
Parasızlık seyahat planlarımı bozdu.Lack of money brought my travel plans to an end.
Paraya olan ihtiyacım seyahat planlarımın sonunu getirdi.Lack of money brought my travel plans to an end.
Para yokluğundan dolayı onu yapamam.I can't do it for want of money.
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.If I had enough money, I could buy this book.
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.It is generally believed that money brings happiness.
Param tükendi.I have run short of money.

İlgili Sayfalar