para- ile cümle
para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un kaybettiği parayı buldum.I found the money that Tom had lost.
Biraz paraya ihtiyacın olacak.You'll need some money.
O zengin. Onun hiç paraya ihtiyacı yok!He is rich. He doesn't need any money!
Tom bir sürü para kazanmış zeki bir işadamıydı.Tom was an astute businessman who made a lot of money.
Param bitiyor.My money is running low.
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom realizes how much money his parents make?
Bana biraz ödünç para verir misin? Sadece üç dolara ihtiyacım var.Could you lend me some money? I just need three dollars.
Her şeyi almak için yeterli paramız olduğundan emin misin?Are you sure we have enough money to buy everything?
Buradaki herhangi birinin hiç parası var mı?Does anyone here have any money?
Bu zaman, para ve sabır alacak.This will take time, money and patience.
"Piyango biletleri para israfıdır." "Kazansan değil.""Lottery tickets are a waste of money." "Not if you win."
Para güçtür.Money is power.
Para iktidardır.Money is power.
Hiç bozuk param yok.I don't have any small change.
Tom'un parası bitti ve gezisini kısa kesmek zorunda kaldı.Tom ran out of money and had to cut his trip short.
Tom ihtiyacım olan parayı bana ödünç verdi.Tom lent me the money I needed.
Tom parayı almış olabilir.Tom could've taken the money.
Paramın çoğunu elbiselere, müziğe, filmlere ve arkadaşlarla çıkmaya harcarım.I spend most of my money on clothes, music, movies and going out with friends.
Çok paran var mı?Do you have a lot of money?
Tom'un yeterli parası olmayabileceğinden kuşkulandım.I suspected Tom might not have enough money.
Tom çok parası olması gerçeğine rağmen iyi bir adam.Tom is a nice guy in spite of the fact that he has a lot of money.
Bir piyano için çok para harcamaya istekliyim.I'm willing to spend a lot for a piano.
Sana biraz para ayırabilirim.I can spare you some money.
Ağabeyim bir tefeciden ödünç para aldı.My older brother borrowed money from a loan shark.
Tom Mary'ye para dolu bir zarf uzattı.Tom handed Mary an envelope filled with cash.
O benden daha fazla para kazanıyor.She makes more money than I do.
"Benden daha fazla para kazanıyorsun." " Bu bir işin olmadığından, Tom!""You make more money than I do." "That's because you don't have a job, Tom!"
Tom, Mary'den daha fazla para kazanıyor.Tom makes more money than Mary.
Tom, Mary'nin kazandığından daha fazla para kazanıyor.Tom makes more money than Mary does.
Tom Mary kadar çok para kazanmıyor.Tom doesn't make as much money as Mary.
Tom'un biraz paraya ihtiyacı vardı bu yüzden ona biraz verdim.Tom needed some money, so I offered to give him some.
Tom, Mary'nin çok parası olduğunu zaten biliyordu.Tom already knew that Mary had lots of money.
Ne kadar paradan bahsediyoruz?How much money are we talking about?
Tom mektubu paramparça etti.Tom tore the letter to bits.
Allah seni sağlıklı yapar ve doktor paranı alır.God makes you healthy, and the doctor gets the money.
Tom ne kadar para harcadığı konusunda yalan söyledi.Tom lied about how much money he spent.
Para kazanmak için kolay bir yol.It's an easy way to make money.
Yeni bir bisiklet almak için hiç param yok.I do not have any money to buy a new bicycle.
Yeni bir bisiklet satın almak için param yok.I don't have money to buy a new bicycle.
Tom cüzdanını çıkardı ve Mary'ye biraz para verdi.Tom pulled out his wallet and gave Mary some money.
Proje büyük miktarda para gerektiriyor.The project requires a great deal of money.
Proje çok para gerektirir.The project requires lots of money.
Bütün para nereye gitti?Where did all the money go?
Tom Mary'den o kadar çok ödünç para almamalıydı.Tom shouldn't have borrowed so much money from Mary.
Tom, bu kadar çok para harcamamalıydı.Tom shouldn't have spent so much money.
Tom bana ödünç para verecek kadar cömertti.Tom was generous enough to offer me a loan.
Bu, benim üzerimde olan tüm paradır.This is all the money I have on me.
Ben kadına para verdim.I gave the money to the woman.
Biraz ekstra para kazanmak ister misin?Would you like to earn some extra money?
Bill Gates parasının hepsini bağışladıysa nasıl dünyanın en zengin adamı olabilir?How can Bill Gates be the the world's richest man if he gave away all of his money?
Para hakkında endişe etmek zorunda olmamak güzel olurdu.It'd be nice not to have to worry about money.
O onunla parası için mi evleniyor?Is she marrying him for his money?
Ben para iadesi istedim.I asked for a refund.
Gerçekten biraz para kazanmak istiyor musun?Do you really want to make some money?
Gerçekten çok para kazanmak istiyorsan nasıl kazanacağını sana söyleyebilirim.If you really want to make a lot of money, I can tell you how.
Para kazanmak için paraya ihtiyacın var.You need money to make money.
Tom paranın nerede saklı olduğunu nasıl bilebilirdi?How could Tom have known where the money was hidden?
Sen Tom'a hiç ödünç para vermemelisin.You shouldn't lend Tom any money.
Senden biraz para ödünç almam gerekiyor.I need to borrow some money from you.
Ben bu para için çok çalıştım.I worked hard for this money.