para- ile cümle
para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a bir hediye almak için paraya ihtiyacım var.I need money to buy Tom a present.
Bana biraz para lazım.I need some help.
Bankadan biraz para çekmeye gitmem gerekiyor.I need to go get some money out of the bank.
Bankadan biraz para çekmeye gitmeliyim.I need to go get some money out of the bank.
Bir araba almak için yeterli param yoktu.I never had enough money to buy a car.
Tom'a biraz para teklif ettim.I offered Tom some money.
Çok para borçluyum.I owe a lot of money.
Tom'a para borçluyum.I owe Tom money.
Buna 30 dolar para verdim.I paid 30 dollars for that.
Bu gitara 300 dolar para verdim.I paid 300 dollars for this guitar.
Gerçekten paraya ihtiyacım var.I really need the money.
Çalınan parayı düşünmemek elimde değil.I can't stop thinking about the stolen money.
Tom çok fazla para istiyor.Tom wants way too much money.
Biraz para ödünç alıp alamayacağını Tom'a sormadın mı?Didn't you ask Tom if you could borrow some money?
Tom'un parasını alamam.I can't take Tom's money.
Tom'a hiç para vermeni istemedim.I didn't want you to give Tom any money.
Tom'a niçin çok fazla para verdiğini bilmiyorum.I don't know why you gave Tom so much money.
Tom depremden hayatta kalanlara yardım etmek için Kızıl haça para bağışladı.Tom donated money to the Red Cross to help survivors of the earthquake.
Hiç paramız yok.We don't have any money.
İstediğin parayı sana gönderdim.I sent you the money you asked for.
Parayı çalan kişinin Tom olduğundan kuşkulanıyorum.I suspect that Tom is the one who stole the money.
Sanırım Tom'u biraz para bağışlaması için ikna ettim.I think I've persuaded Tom to donate some money.
Sanırım Tom'a borç para vermek kötü bir fikir.I think it's a bad idea to loan Tom money.
Sanırım yeterince paramız var.I think we have enough money.
Sanırım biraz daha paraya ihtiyacımız olacak.I think we're going to need more money.
Sanırım ihtiyacını almak için şimdiden yeterli paran var.I think you already have enough money to buy what you need.
Bana biraz para borçlu olduğunu düşünüyorum.I think you owe me some money.
Sanırım bana biraz para borçlusun.I think you owe me some money.
Paraya ihtiyacınız yok.You don't need the money.
Para o konuda hiçbir şey yapmayacak.Money will do nothing to it.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Sattığın arabayı almak istiyorum ama şu anda yeterli param yok.I'd like to buy the car you're selling, but I don't have enough money right now.
Para harcamamalıyız.We shouldn't spend money.
Bunu para için yapmıyorum.I don't do it for money.
Bunu parası için yapmıyorum.I don't do it for money.
Bu, paraya değmez.It's not worth the money.
Çocuklarım benden sık sık para isterler.My children often ask me for money.
Senin ne kadar paraya ihtiyacın var?How much money do you need?
Tom'a hiç para vermek istemedim.I didn't want to give Tom any money.
Yanıma ne kadar para almalıyım?How much money should I take along with me?
Bu parayı bir bankaya yatırmalıyız.We should deposit this money in a bank.
Ben hiç para istemiyorum.I don't want any money.
Öncelikle, yeterli paramız yok.To begin with, we don't have enough money.
Bir makbuz alabilir miyim lütfen? Parama göz kulak olmam gerekiyor.Could I have a receipt, please? I need to keep track of my money.
Çocuğun kitabımı paramparça etti.Your child tore my book to shreds.
Onun bana biraz ödünç para vermesini iste.Ask her to lend me a little money.
Lütfen paranızın üstünü tekrar sayın.Please count your change again.
Şu parayı bozabilir misiniz?Do you have change for this bill?
Onun şıngırdadığını duymak için para kutusunu sallarım.I shake the money box to hear it jingle.
Harcamak için çok param yok.I don't have a great deal of money to spend.
Biraz daha param olsaydı o dolma kalemi alırdım.If I'd had more money, I'd have bought that pen.
Param olsaydı o arabayı satın almış olurdum.I would have bought that car if I'd had the money.
Bütün parayı bana ver.Give me all the money.
Lütfen bu parayı bana ver.Please give me this money.
Sen ne olduğunu biliyor musun? Beş para etmezin teki!Do you know what you are? Trash!
Ne kadar paraya ihtiyacımız var?How much money do we need?
Tom Mary'ye biraz para bağışlamak için istekli olup olmayacağını sordu.Tom asked Mary if she would be willing to donate some money.
Kirasını ödemek için Tom'un ödünç para almak zorunda olduğundan eminim.I'm sure Tom had to borrow money in order to pay his rent.
Tom bir motosiklet almak için yeterli parası olmadığını söyledi.Tom said he didn't have enough money to buy a motorcycle.
Onların istedikleri her şeyi almak için yeterli parası yok.They don't have enough money to buy everything they need.