para- ile cümle
para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
O, parayı geri ödedi.He paid the money back.
O, parayı geri ödemedi.She didn't pay back the money.
Para için hiç endişelenmem gerekmedi.I never had to worry about money.
O para babası.He's loaded.
O paralı.She's loaded.
Biraz bozuk para ayırabilir misin?Can you spare some change?
Bu sadece para hakkında değil.It's not just about the money.
Gençtim ve paraya ihtiyacım vardı.I was young and I needed the money.
İnsanlar paradan daha önemli.People are more important than money.
Para kullanmak zorunda mısın?Do you have to use money?
Bu bir sürü para.That's a lot of money.
O, bankada para takas ediyor.He's at the bank exchanging money.
O, bankada para takas eder.He exchanges money at the bank.
Bana parayı göster.Show me the money.
Göster bana parayı.Show me the money.
Çok para kaybettim.I lost a lot of money.
Para için ruhumu satmak istemiyorum.I don't want to sell my soul for money.
Sen bir beş para etmezsin.You're a hoot.
Beş parasız değilsin.You're not penniless.
O az paraya sahip,ama geçiniyor.He has little money, but he gets by.
Onun neredeyse hiç parası yok ama geçiniyor.He has hardly any money, but he gets by.
Onun neredeyse hiç parası yok ama o geçinir.He has almost no money, but he gets by.
Asabi ve paranoyaktır.He's angry and paranoid.
Tom kara para aklıyor.Tom launders money.
Tom parayı seviyor.Tom loves money.
Tom paranoyak değildi.Tom wasn't paranoid.
Paranoyak oluyoruz.We're being paranoid.
Onlar iyi para öderler.They pay well.
Tom'un parası var.Tom has money.
Bana para getir.Bring me money.
Paranı getir.Bring your money.
Paranoyak olmayın.Don't be paranoid.
Her şey paraya mal oluyor.Everything costs money.
Parayı sakla.Hide the money.
Para cezası aldım.I got fined.
Neden ona para vermeyi sürdürüyorsun?Why do you keep giving him money?
Niçin Tom'a para vermeyi sürdürüyorsun?Why do you keep giving Tom money?
Beş parasızdım.I was broke.
Neredeyse beş parasızım.I'm almost broke.
Paranoyak değilim.I'm not paranoid.
Sadece para.It's just money.
Bu benim param.It's my money.
O sadece para.It's only money.
Bu senin paran.It's your money.
Parayı saklayın.Keep the money.
Tom'un paraşütü açılmadı.Tom's parachute didn't open.
Yargıç onu beş dolar para cezasına çarptırdı.The judge fined him five dollars.
Ona o paranın satın alabileceği en iyi eğitim verildi.He was given the finest education that money could buy.
Başka insanların parasıyla kumar oynama.Don't gamble with other people's money.
O, parası ile kesinlikle cömertti.He's certainly generous with his money.
Bizim para nerede?Where's our money?
Parasını ödemedin.You didn't pay.
Çantanda ne kadar paran var?How much money do you have in your bag?
Paraya ihtiyacın var.You need money.
Param bitti.I ran out of money.
İhtiyaç olursa diye, biraz para al!Take some money just in case you need it.
Her ihtimale karşı biraz para al.Take some money just in case you need it.
Onun seyahat etmek için yeterli parası yok.He doesn't have enough money to travel.
O, tasarruflarına bir sürü para yatırdı.He put a lot of money in savings.
O parayı çaldı.He stole the money.