para- ile cümle
para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Paranın gözden kaybolmasını soruşturacağız.We are going to look into the disappearance of the money.
Para kazanmak için çalışıyoruz.We work to get money.
Projeye epey para harcadık.We spent a good deal of money on the project.
Kara gün için para biriktirmeliyiz.We should save money for a rainy day.
Paramızı değerlendirmek istiyoruz.We want to put our money to good use.
Biz para kaynağını tükettik.We exhausted our funds.
Vaktimizi ve paramızı boşa harcamasak iyi olur.We had better save our time and money.
Beklenenden fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Tahmin edilenden daha fazla para harcadık.We spent more money than was expected.
Yerinde olsam, parayı bir bankaya koyarım.If I were you, I'd put the money in a bank.
Benden para isteme.Don't ask me for money.
Paranın benim için gerçekten önemli olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that money really matters to me?
Bir sürü param ve onu kullanacak yeterli zamanım var.I have a lot of money and enough time to use it.
Sözlüğü alacak param yok.I have no money to buy the dictionary with.
Onun için ne zamanım nede param var.I have neither time nor money for that.
Geçen yıl sahip olduğumdan daha fazla param var.I have more money than I had last year.
Benim ne zamanım nede param var.I have neither time nor money.
Param olsaydı, dünyayı gezerdim.If I had the money, I would travel around the world.
Benden para istemenin faydası yok.It is no use asking me for money.
Sana biraz para vermedim mi?Didn't I give you some money?
Çantamda hiç para yok.There is no money in my bag.
Aç gözlü ellerini paramın üzerine koyma.Don't put your greedy hands on my money.
Hobim madeni paralar toplamaktır.My hobby is collecting coins.
Erkek arkadaşım para biriktirmeyi ve bir spor araba almayı planlıyor?My boyfriend plans to save up and buy a sports car.
Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.My father died, leaving a large sum of money.
Babam vasiyetinde bana çok para bıraktı.My father left me a lot of money in his will.
Baban parayı hiç umursamaz.My father doesn't care about money at all.
Babam paranın her şey olmadığını söylerdi.My father used to say that money is not everything.
Kızım neredeyse topladığı tüm paraları kaybetti.My daughter lost almost all the coins she had collected.
Ben para ödünç veriyorum.I lend money.
Gitmiyorum.çünkü,diğer nedenler arasında,param yok.I am not going, because, among other reasons, I don't have money.
Parayı peşin ödemeni istiyorum.I'd like you to pay the money in advance.
Senin üç katın kadar param var.I have three times as much money as you.
Senin sahip olduğunun üç katı kadar çok paraya sahibim.I have three times as much money as you.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Elimde fazla param yok.I do not have much money on hand.
Çok param yok.I don't have much money.
Para kaptırdım.I was taken for a ride.
Şimdi yanımda hiç param yok.I have no money with me now.
Biraz paraya sıkıştım.I'm a bit pushed for money.
Param bitinceye kadar burada kalmayı planlıyorum.I plan to stay here until my money gives out.
Hiç param yok.I do not have any money.
Ben paranın her şey olmadığını biliyorum.I know that money isn't everything.
Para yerine zaman istiyorum.I want time instead of money.
Param az kaldı.I'm short of money.
Bütün paramı kaybettim.I've lost all my money.
Paramı çaldırdım.I had my money stolen.
Paramı boşa harcamayacağım.I'm not going to waste my money.
Sahip olduğum az parayı çocuğa verdim.I gave the boy what little money I had.
Bu kutuda bir sürü madeni param var.I have many coins in this box.
Bu kitabı almak için yeterli param var.I have enough money to buy this book.
Parayı bankaya yatırdım.I've deposited the money in the bank.
Parayı çaldığımı itiraf ettim.I confessed to stealing the money.
O elbiseyi satın almak için yeterli param vardı.I had enough money to buy that dress.
Ben, para sayesinde yurtdışında eğitim yapabildim.I was able to study abroad by virtue of the money.
Ben parayı onun emrine bıraktım.I left the money at his disposal.
Adamı parayı çalarken yakaladım.I caught the man stealing the money.
Kitabı almak için hiç param yok.I have no money to buy the book with.
Geri almak için çok miktarda para ödemek zorunda kaldım.I had to pay a large sum of money to get it back.
Onu satın almak için yeterli param var.I have money enough to buy it.