paraşütü ile cümle
paraşütü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.Tom decided that it would be fun to try paragliding.
Tom'un paraşütü açılmadı.Tom's parachute didn't open.
Yamaç paraşütü bir ağaca indi.The paraglider landed in the tree.
Paraşütünüzü açmayı unutmayın.Don't forget to open your parachute!
Tom deniz paraşütü eğitmenidir.Tom is a parasailing instructor.
Paraşütü açmadan atlamayı severim.I like skydiving.
Gökyüzünde iki yamaç paraşütü görülebilir.Two paragliders can be seen in the sky.
Atlayıcının paraşütünü tutmak için iki vinç mevcuttur.Two cranes are available for holding the parachute of the jumper.
Bu paraşütün görünüşü şemsiyeye benziyordu.It was like an umbrella.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.At this speed the particle will be engulfed.
Dört bilgisayarımız iki de paraşütümüz var.We have four computers. We have two parachutes.
Ve sonra da paraşütümü açtım.And then I did open my chute. BG:
Paraşütünü çok çabuk açma.Don't pull your parachute too quickly.
Ve T10 paraşütünüzü giyersiniz.And you put on the T-10 parachute.
Ve paraşütünüzün açılması için açılma şokunu beklersiniz.And then you wait for the opening shock for your parachute to open.
Eğer açılma şoku olmazsa paraşütünüz de olmaz -- yeni bir problemler diziniz olur.If you don't get an opening shock, you don't get a parachute -- you've got a whole new problem set.
Paragliding(yamaç paraşütü) yaparak başladım.I started with paragliding.
Aslında paraşütü yere--çarpmadan-- saniyeler öncesinde açmamız gerekiyor.We have to open a parachute just seconds before, I would say, impact.
İçerisinden paraşütün harekete geçirilebilme olasığımız olan bir penceremiz var.There is this window of opportunity within which we can deploy the parachute.
EB:Eğer paraşütü çok erken açarsak, paraşütün kendisi başarısız olabilir.EB: If you fire the 'chute too early, the parachute itself could fail.
Videoda paraşütün yırtıldığını gördünüz.You saw in the video a parachute breaking.
Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte, yamaç paraşütü tutkunları da Amfiklia’ya geliyor.The onset of warm weather also brings paragliders to the Amfiklia cliffs.
Ünite, Yamaç paraşütünün karabinalarla tutturulduğu büyük bir sırt çantası gibi giyilir.The unit is worn like a large backpack to which a Paraglider is attached through carabiners.
Paramotor yapmanın en zor yanı, kanadı (yamaç paraşütü) yerde kontrol etmektir.The most difficult aspect of paramotoring is controlling the wing (paraglider) on the ground.
Dağ bisikleti ve yamaç paraşütü gibi sporlar da ayrıca yapılabilecek sporlar arasındadır. [2]Sports such as mountain biking and paragliding have also been introduced.[2]
Thornton, tahliye sırasında paraşütü açılamayınca anında öldü.Thornton was instantly killed in the evacuation when his parachute failed to open.
Yamaç ParaşütüParagliding
Kourion, Kıbrıs'ta önemli bir yamaç paraşütü bölgesidir ve yılın çoğu gününde uçulabilir.Kourion is a major paragliding site in Cyprus and is flyable on most days of the year.
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.Sie konnte abgesessen auch wie ein Rucksack auf dem Rücken getragen werden.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.Il sauta en parachute près de chez moi.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.Quelle est la vitesse de cette particule ?
Tom'un paraşütü açılmadı.El paracaídas de Tomás no se abrió.
Grubun eski vokalisti Miky Mono, 2010’da bir yamaç paraşütü kazasında hayatını kaybetti.Desafortunadamente, el ex-vocalista Miky Mono murió en octubre de 2010 en un accidente de paracaídas.
Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar.Jin los llama repentinamente, con Hurley han descubierto la luz y el paracaídas colgando inmóviles del árbol.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Cuidado ese día, está prohibido el estacionamiento en el lado de la vía del tren.
2,5 km yükseklikte Vostok 1'in ana paraşütü açılır.A 65 km di altezza si aprì il paracadute principale.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Pois por alguma razão a nave não iria se juntar à estação.
Yamaç paraşütü turizmi ile ünlüdür.É um parque muito conhecido pelo ecoturismo.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.De straaljager boorde zich naast een huis in de grond.
2,5 km yükseklikte Vostok 1'in ana paraşütü açılır.Op 2.5 km hoogte ontvouwt de hoofdparachute van de capsule.
Yamaç paraşütü, yelken kanata göre daha ucuz temin edilebilir ve eğitimi daha kolaydır.Szacowano, że latarnia morska byłaby tańsza niż statek i pomysł szybko zaakceptowano.
Bu paraşütün görünüşü şemsiyeye benziyordu.Суцвіття у вигляді зонтика.
2,5 km yükseklikte Vostok 1'in ana paraşütü açılır.Prázdná kabina pak ve výšce 2,5 km otvírala svůj hlavní padák.
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.Nu putea fi transportată într-o geantă ca bagaj de mână.
Bu paraşütün görünüşü şemsiyeye benziyordu.Szerkezetileg az esernyőhöz hasonlít.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.A pokolgép egy közelben parkoló járműben lépett működésbe.
Yamaç paraşütü takımı temel olarak 4 temel ekipmandan oluşur.A 4-sebességes automata váltó az alapfelszereltség része volt.
Yamaç paraşütü Paraşüt Açık Dizin Projesi'nde paraşütle atlamaParketin asennus Parketit Parkettisanastoa Parkettilattian ominaisuudet
Yamaç paraşütü turizmi ile ünlüdür.Eagar on tunnettu turismin ansiosta.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Αργότερα, διασχίζουν τον σταθμό Παπάφη χωρίς να είναι ο έτοιμος ο σταθμός.
Hapishaneden firar etmek için paraşütü tasarladı.Ông được tổ chức đảng giải cứu khỏi nhà tù.
Çin'de de paraşütün ilk örnekleri kullanılmıştır.半体悬式驱动装置在中国也有应用例子。
Bundan sonra aracın kendi paraşütü de açılacak ve boş (insansız) olarak yere inecektir.그때 장갑의 내벽부를 떨어져 나가게 하여 그 파편으로 내부를 파괴하는 일종의 대전차 탄.
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.전용 커버가 있어 먼지 등을 막을때 사용할 수 있다.
Bu paraşütün görünüşü şemsiyeye benziyordu.Растението прилича на разтворен чадър.
Soyuz 1, atmosfere girdikten sonra otomatik paraşütü açılmadı.Nakon ulaska u atmosferu, padobran je otvoren.
Bu paraşütün görünüşü şemsiyeye benziyordu.Tema langevari sarnanes vihmavarjuga.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.Selle parameetri abil arvutatakse tuule kiirus.
Aslında paraşütü yere--çarpmadan-- saniyeler öncesinde açmamız gerekiyor.Mit dem Fallschirm. Wir müssen den Schirm nur wenige Sekunden vorher öffnen, vor dem Aufschlag sozusagen.
Aslında paraşütü yere--çarpmadan-- saniyeler öncesinde açmamız gerekiyor.Musimy otworzyć spadochron sekundy przed, powiedziałbym, zderzeniem.