parçaya ile cümle

parçaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bunu 5 parçaya bölmüş.Elle divise 5 morceaux égaux.
Ve bunu 5 parçaya bölmüş.Podzieliła to na 5 równych części.
Ve bunu 5 parçaya bölmüş.rozdělila do 5ti stejných částí.
Ve bunu 5 parçaya bölmüş.rozdelila na 5 rovnakých častí.
Ve bunu 5 parçaya bölmüş.И които тя разделя на 5 части.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.여기에 다른 4분의 1 을 더하려고 합니다
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.A ideme ju pridať ku ďalšej 1/4 z koláča.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.A přičteme ji k další 1/4 z koláče.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.E ci aggiungiamo un altro quarto di torta.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Et nous allons l'ajouter à un autre quart de la tarte.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.I dodamy do tego drugą ćwiartkę ciastka.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Und wir werden es zu einem anderen Viertel des Kuchen addieren.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Vamos adicioná-lo ao outro quarto do bolo.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Vi skal lægge den anden 1/4 af lagkagen til.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Y vamos a agregar otra cuarta parte del pastel.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Και θέλουμε να το προσθέσουμε σε άλλο ένα τέταρτο της πίτας.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.Добавя ме я към друга четвърт от пая.
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.ואנו הולכים להוסיף אוצו לעוד רבע של העוגה
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.ونريد ان نضيفه الى ربع آخر من الفطيرة
Ve bu parçayı diğer bir dörtte birlik parçaya ekliyoruz.これをたします.また色を -- ピンク -- に変えてみます.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Also diese ganze Sache, die ganze Kindheit hallt wieder und bringt mich in den nächsten Ausschnitt.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Así que todo eso, toda esa infancia resuena y me lleva a la siguiente pieza.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Dus dat hele verhaal, die hele kindertijd zindert na en brengt me bij het volgende stuk.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Et tout cela, toute mon enfance, fait écho et nous amène au prochain extrait.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.E tutto questo, tutti quei ricordi d'infanzia, ci portano al prossimo spezzone.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.그래서 그 모든 것 제 어린시절의 모든 게 반향되어서 저를 다음 작품으로 이끌었습니다.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Totul, întreaga copilărie duce la următorul fragment.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Vì vậy tất cả mọi thứ ở đây, tuổi thơ tôi vọng về và đưa tôi tới với phần tiếp theo.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Więc ogólnie, całe dzieciństwo się odzywa i zabiera mnie do kolejnego klipu.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.И это всё, всё моё детство откликается в следующем фильме.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.Така че всичко това, цялото ми детство ме води към значението на следващата част.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.וכל זה, כל עניין הילדות מהדהד כאן וזה מביא אותי לקטע הבא.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.إذا ذلك هو الأمر برمته، تلك الطفولة برمتها يتردد صداها وتأخذني إلى الجزء التالي.
Ve işte bütün bunlar, bütün bu çocukluğun yankıları beni bir sonraki parçaya götürüyorlar.私の子供時代や次の作品に反映されています
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Cred că undeva în istoria noastră ne-am divizat vieţile noastre în multe părţi.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Ik denk dat wij ergens in onze geschiedenis onze levens in veel deelaspecten hebben opgedeeld.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Joskus muinoin me ihmiset saatoimme jakaa elämämme moniin eri osiin.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.반면 우리 인류는 어느 시점부터인가 삶을 다양한 부분으로 잘게 쪼갰고,
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Og jeg tror måske et sted i historien vi på en måde, delte vores liv op i mange stykker.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Penso che a un certo punto della nostra storia, in qualche modo abbiamo diviso le nostre vite in varie parti.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Saya pikir pada suatu waktu di masa lalu kita membagi hidup kita menjadi banyak bagian.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Und ich denke, irgendwo in unserer Geschichte haben wir irgendwie unser Leben in viele Einzelteile dividiert.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Y creo que quizás en algún punto de nuestra historia dividimos nuestras vidas en muchas partes.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Мисля си, че вероятно някъде в нашата история сме разделили животите си на много части.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.Мне кажется, что в какой-то момент нашей истории мы как бы поделили нашу жизнь на множество частей.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.ואני גם חושבת שכנראה בהיסטוריה שלנו, גם אנחנו חלקנו את חיינו לחלקים רבים.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.وأعتقد انه ربما في وقت ما من تاريخنا، نوعا ما قد قسمنا حياتنا لأجزاء كثيرة.
Ve öyle zannediyorum ki, biz, tarihimizde bir yerde hayatlarımızı pek çok parçaya böldük.分割してしまいました いくつものカテゴリーに分類してしまったのです
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.6개의 똑같은 형태로 나누어져서
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.Apoi s-a divizat în şase figuri identice îmbrăcate în cămăşi cu dungi, care au începuseră să meargă spre ea.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.Og så delte han sig i seks identiske skikkelser i stribede trøjer, der begyndte at gå imod hende.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.Und dann teilte er sich in sechs identische Männer in gestreiften Hemden, die auf sie zu kamen.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.Và sau đó phân chia thành 6 người áo kẻ giống hệt nhau, những người đó bắt đầu đi về hướng bà ta.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.Y entonces se dividía en seis figuras con camisas de rayas, que comenzaban a caminar hacia ella.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.А после се разделил на шест идентични фигури в раирани ризи, които тръгнали към нея.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.Згодом він поділився на шість фігур в смугастих сорочках, які почали йти до неї.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.И затем распался на шесть одинаковых фигур в полосатых рубашках, и все шестеро начали идти к ней.
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.ואז הוא התחלק לשש דמויות בחולצות פסים
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.إنقسم الرجل الى ستة اجسام ترتدي قمصانا مخططة
Ve sonra altı tane çizgili tişörtlü eş parçaya bölünmüş.歩き始めたのです

İlgili Sayfalar