parçaya ile cümle
parçaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer bildiğimiz şeyse bu açı üç eşit parçaya bölünüyor.الشيئ الآخر الذي نعرفه هو ان هذه الزاوية مثلثة
Diyelim ki bu Leyla'ya miras kalan para. Ve bunu 5 parçaya bölmüş.De penge Lydia arver, . deler hun i 5 lige store dele.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Als we de natuur gaan begrijpen, raken we de diepste, belangrijkste delen van onszelf.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Când ajungem să înţelegem natura, atingem cele mai profunde şi importante părţi ale fiinţei noastre.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Khi chúng ta hiểu thiên nhiên, chúng ta sẽ sẽ chạm đến phần sâu nhất, phần quan trọng nhất trong chính mình.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Kiedy zaczynamy rozumieć przyrodę, dotykamy najgłębszych, najważniejszych części samych siebie.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.우리가 자연을 이해하려고 할 때 우리는 우리 자신의 가장 깊고 중요한 부분을 어루만지는 것입니다.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Quando arriviamo a capire la natura, tocchiamo la parte più profonda e importante del nostro io.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Когда мы начинаем понимать природу, мы открываем в себе всё новые значимые глубины.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.Щом започнем да разбираме природата, докосваме най-дълбоките, най-важни части от самите себе си.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.יש עצים בליבותיכם. בבואנו להבין את הטבע, אנו נוגעים בחלקים הכי עמוקים, הכי חשובים של עצמנו.
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.عندما نأتي إلى فهم الطبيعة، نحن لمس أجزاء عميقة ومهمة في ذواتنا .
Doğayı anlamaya başladığımızda, kendimize dair en derin, en önemli parçaya dokunmuş oluruz.私達は奥底にある私たちの一番大切な部分に触れているのです パートナーシップを通じ、人間は
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelim1/4을 나타내야 하니까 파이를 4조각으로 잘라볼께요
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelim4分の1を扱えるようにしてみましょう. ではパイをここで切ってみます.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimDejenme dividir los pasteles en cuatro partes ya que estamos trabajando con cuartos.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimE taglio le torte in quattro pezzi perché stiamo parlando di quarti.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimHadd vágjam fel a pitéket négy részre, merthogy itt negyedekkel foglalkozunk.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimLaat me de taarten in één keer in 4 snijden, gezien we met vierden werken.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimNakrájím tyhle koláče na čtvrtiny, vzhledem k tomu, že se bavíme o čtvrtinách.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimVi deler hver af de 5 lagkager op i 4 stykker, fordi vi arbejder med fjerdedele.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimΑς κόψω τις πίτες σε τέσσερα κομμάτια... εφόσον έχουμε να κάνουμε με τέταρτα.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimДавайте я розріжу пироги на 4 шматки, тому що ми будемо мати справу з четвертими долями.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimСамо още от началото да нарежа пайовете на по четири парчета, понеже имаме четвърти.
Dörtlükleren bahsettiğimize göre kekleri 4'er parçaya bölelimلنقوم بقطع هذه الفطائر من هذه للحصول على أربع
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.20%를 칠하고 싶다면, 사각형을 100조각으로 나눈 후
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.20% znamená, že budeme muset vybarvit ... Pokud rozdělíte čtverec na 100 dílů, tak jich vybarvíme 20.
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.Det betyder att om du vill skugga 20%... Om man delar upp kvadraten i 100 delar vill vi skugga 20 av dem.
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.Ez azt jelenti, hogy ha 20 %-ot akarunk besatírozni, akkor fel kell osztanunk ezt a négyzetet 100 egységre.
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.Se vuoi scurire il 20% cio' significa, se spezzetti il quadrato in 100 pezzi, vogliamo scurirne il 20%.
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.فاذا اردنا ان نظلل 20%، هذا يعني انه اذا قسمنا المربع الى 100 مربع صغير، فعلينا ان نظلل 20 منهم
Eğer alanın %20'sini taramak istiyorsak, bu kareyi 100 parçaya bölmeli ve bunların 20 tanesini taramalıyız.この正方形を100に細かく割けて, そのうちの20に色をつければいいわけです. 100あたりの20が20パーセントです.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.5つに分ける。 古代エジプト人は、これらを1/3, 1/5, 1/15と記した。
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Tipul de nod folosit de Incaşi împreună cu lungimea şi culoarea sforii reprezentau 1, 10, şi 100.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Végül, fogták a megmaradt harmadrészt, a második kenyérből és azt is elosztották öt részre.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Τέλος, έπαιρναν το υπόλοιπο ένα τρίτο απο την δεύτερη φρατζόλα και χώριζαν σε 5 κομμάτια.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.Накрая вземали останалата третина от втория хляб и я делели на 5 части.
Geriye kalan üçte bir somunu ise beş parçaya bölüyorlardı.בסופו של דבר הם לקחו את ה1/3 הנותר מהכיכר השנייה, וחילקו אותו ל5 חתיכות
Hadi göstermeme izin verin. Burada yapacağımız ilk iş bu modeli üç parçaya ayırmak.Per prima cosa quello che faremo sarà spezzare il modello in tre pezzi.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.3つの状態に分けてみましょう まずは経路の最終地点です
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.Em cada ponto, nós queremos separar o estado em três partes.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.En intervalos determinados vamos a separar el espacio de estados en tres partes.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.Giờ tại một điểm bất kỳ, ta muốn tách trường hợp thành 3 đoạn,
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.Maintenant à un point quelconque , nous voulons séparer l'état en trois parties.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.Nun wollen wir bei jedem Punkt den Zustand in 3 Teile unterteilen.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.Nyní v každém bodě chceme rozdělit stavy do tří skupin.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.Ora ad ogni punto, vogliamo distinguere lo stato in tre parti.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.V každom bode chceme rozdeliť stav do troch častí.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.W każdym momencie chcemy podzielić stan na trzy przypadki
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.В каждой точке нам нужно разделять состояния на три части.
Her noktada durumu üç parçaya bölmek istiyoruz.在每一步, 我们希望将状态空间分成3个部分。
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?-Älkää koskeko keskeneräisiin.
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Não toquem em nenhuma das peças que estão a ser trabalhadas.
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Niczego nie dotykajcie.
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Non toccate nessuno dei pezzi, d'accordo?
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?No toquéis ninguna de las piezas que están por terminar.
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Rør ikke ved noget, der er under udvikling.
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Rör inget som är under utveckling.
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Μην αγγίξετε τίποτα απ' αυτά, εντάξει;
Hiçbir parçaya dokunmayın, tamam mı?Не трогайте то, что ещё не закончено, ладно?