parçalardan ile cümle

parçalardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir bütün parçalardan oluşur.A whole is made up of parts.
Bütün, parçalardan daha değerlidir.The whole is worth more than the parts.
Bu parçalardan on beş tanesini Madonna'ya gönderdiler.They sent fifteen of those tracks to Madonna.
Müzeye kazandırılan en son parçalardan biri Guatemala'dan bir gümüş kafatasıdır.One of the latest pieces acquired by the museum is a silver skull from Guatemala .
Parçalardan biri olan "Leliana's Song" (Leliana'nın Şarkısı), 24 saatin altında bestelenmiştir.One of the tracks, "Leliana's Song", was composed in under 24 hours.
Elde edilmesi ticari olarak mümkün olan parçalardan oluşmuştur.It was produced using existing commercially available parts.
Albüm şu parçalardan oluşmaktaydı : Here We Come Push Push Oh Baby!Push Push may refer to: Push!
Beyin, eksik parçalardan nefret eder.The brain abhors a vacuum.
Eğer hata olduğunu belirlerseniz parçalardan birini değiştirebilirsiniz.If you have errors, you can replace a part.
Bu son proje tamamlayıcı parçalardan oluşuyor.This last project is also of components.
Biraz da başka parçalardan, onu da atalım şuraya.And some other bits and pieces, chuck that in there.
Çalmayı sevdiğim parçalardan biri olan "Lush Life" ı çalacağım.I'm going to do "Lush Life." It's one of my favorite tunes to play.
Peki bu 3'lü parçalardan kaç tane var?This is one of those big pieces.
Bazı insanlar 1920'lerde kötü parçalardan ... ...birşeyler eklemeyi denedi ama pek işe yaramadı.Some people have tried in the 1920s to add things from the bad parts, and it didn't really work.
Sanırım en ünlü parçalardan birisi bu çanta kapağı.Probably one of the most famous objects is this purse lid.
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?But this 1/4 only represents one of these pieces, right?
1 bize bu parçalardan kaçı ile uğraştığmızı söyler bu durumda sadece buradaki bir parça.The 1 tells us how many of those pieces we're dealing with, so it's just this one piece over here.
Bu parçalardan biri ötekinin 2 katıdır .I've drawn an arbitrary triangle right over here
Yani dolu bir hayat, eğer her üçüne sahipseniz, toplamı parçalardan daha büyük.Which is to say, the full life -- the sum is greater than the parts, if you've got all three.
Buna karşılık, üçünden hiçbirine sahip değilseniz, boş bir hayat, toplam parçalardan da azdır.Conversely, if you have none of the three, the empty life, the sum is less than the parts.
Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan yedi küfe dolusu topladılar.They ate, and were filled. They took up seven baskets of broken pieces that were left over.
Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu toplandı.They ate, and were all filled. They gathered up twelve baskets of broken pieces that were left over.
Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.Shaping you into any form He pleased?
Seni dilediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.Shaping you into any form He pleased?
Parçalardan birindeyse bir şans parası bulunuyor.One piece contains a lucky coin.
Eklemli Cruck: bıçaklar saçakların yakınında birleştirilen parçalardan çeşitli şekillerde yapılır.Jointed cruck: blades are made from pieces joined near eaves in a number of ways.
"We Die Young" piyasaya sürüldüğü sırada ilk beş metal parçalardan biri oldu."We Die Young" became a top five metal track at the time of its release.
"You Don't Fool Me", Made in Heaven için kaydedilen son parçalardan biriydi."You Don't Fool Me" was one of the last tracks recorded for Made in Heaven.
Çoğu tür, dişlerden ve izole edilmiş parçalardan tanımlanmıştır.Most species have been described from teeth and isolated fragments.
Üç büyük ve bazı küçük parçalardan oluşan bir bronz levhadan oluşmaktadır.It consists of a sheet of bronze in three larger pieces and some smaller fragments.
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.Allerdings wurde nur die Hälfte der Bäume unter Schutz gestellt.
Albüm şu parçalardan oluşmaktaydı : Here We Come Push Push Oh Baby!Stück in einem Akt („On purge bébé!“).
Parçalardan üçü de Glee: The Music, Volume 1 albümünde yer aldı.Trois autres des pistes figurent quant à elles dans l’album Glee: The Music, Volume 1.
Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir.Como muchas piezas breves, funciona por repetición.
Parçalardan bir tanesinin düzenlemesi ise Onno Tunç'a aittir.Una acera forma parte de Guecho, la otra pertenece a Lejona.
Zaten konuşmalarının çoğu gazetesinden okuduğu parçalardan ibarettir.La mayoría de su obra se dispersó por los periódicos donde trabajó.
Radio 1's Live Lounge: Volume 2, Jo Whiley'in Radio 1'da çaldığı canlı parçalardan oluşan bir koleksiyon.Radio 1's Live Lounge: Volume 2 è una raccolta di tracce ascoltate sullo show di Jo Whiley di BBC Radio 1.
Bu parçalardan on beş tanesini Madonna'ya gönderdiler.E solo quindici persone a Parma le collezionano.
Parçalardan bir tanesinin düzenlemesi ise Onno Tunç'a aittir.Una piccola parte del bacino del Gaggiolo, suo affluente, appartiene infatti al Canton Ticino.
Tüm dünyada dağıtımı yapılan ilk AC/DC albümü High Voltage ve T.N.T. albümlerindeki parçalardan derlenmişti.Il primo album distribuito su scala internazionale fu una collezione di brani tratti da High Voltage e T.N.T..
Robert Smith'e göre "Just Like Heaven", grubun şimdiye dek çıkardığı en güçlü parçalardan biri oldu.Robert Smith ha detto che considera Just Like Heaven una delle canzoni più forti del gruppo.
Fernandez tasarımı hakkında "Elbisenin Gaga'nın o gece giydiği harika parçalardan biri olacağını biliyordum.Ancora oggi Margaret giura che Terry indossò la veste nera quella notte.".
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.Из всех памятников полностью раскопано не больше половины.
Çoğaltılması istenilen gen parçaları bu parçalardan birinin içinde bulunur.Допустимы различные декоративные элементы внутри этого круга.
Birçok Amerikan uzay mekiği bu parçalardan herhangi birinden fırlatılmaktadır.تُطلق جميع المركبات الفضائية المأهولة الأمريكيةِ من هذه المنطقة.
Mısırlıların insan ruhu kavramı oldukça karmaşıktı ve inanışa göre ruh farklı parçalardan müştekildi.Os egípcios tinham uma concepção complexa da alma humana, que segundo eles, consistia em várias partes.
Avrupa Haritası daha küçük parçalardan oluşacak şekilde yeniden çizilmiştir.O mapa da Europa central foi redesenhado em vários novos países menores.
Birçok Amerikan uzay mekiği bu parçalardan herhangi birinden fırlatılmaktadır.A maioria das naves espaciais dos Estados Unidos rumo ao espaço são lançadas dessa região.
Parçalardan üçü de Glee: The Music, Volume 1 albümünde yer aldı.Twee liedjes verschenen op het album Glee: The Music, Volume 1.
Bu parçalardan alttaki Radiant tarafı, üstteki ise Dire tarafıdır.Deze geluiden maken deel uit van het nummer As above so below.
Albüm grubun ilk yedi albümündeki parçalardan oluşmaktadır.De serie beslaat de eerst zeven delen van de manga.
Parçalardan biri olan "Leliana's Song" (Leliana'nın Şarkısı), 24 saatin altında bestelenmiştir.Jeden z utworów – „Pieśń Leliany” – skomponowany został w mniej niż dwadzieścia cztery godziny.
Yaptığı parçalardan bazıları;Tight Rope, This Masquerade ve "Lady Blue sayılabilir.Till hans mest kända låtar hör "Tight Rope", "This Masquerade" och "Lady Blue".
Birçok Amerikan uzay mekiği bu parçalardan herhangi birinden fırlatılmaktadır.Alla Amerikas bemannade rymdfarkoster har skjutits upp härifrån sedan dess.
Elde edilmesi ticari olarak mümkün olan parçalardan oluşmuştur.Den är tillverkad med kommersiellt tillgängliga standardkomponenter.
Duvarlar, dört veya beş adet normal parçayla birleştirilen paralel parçalardan oluşuyordu.Žilnatina je tvořena nejčastěji 4 až 5 páry postranních žilek.
Tipik bir el feneri şu parçalardan oluşur: Küçük bir ampül.Sádrová forma klínová se skládá z mnoha malých klínků (částí).
Bu devrede çalınan parçalardan günümüze tek bir plâk bile kalmamıştır.Az ellopott nyakék árát a mai napig sem fizette ki senki.
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.Valójában a szükségesnek mindössze a fele volt bennük.
Bunun yanı sıra elektronik ve mekanik parçalardan oluşan, çok karmaşık oyuncaklar da mevcuttur.Ezekhez különböző mértékig hasonlóak a mechanikus elemeket is tartalmazó játékgépek, játékautomaták.

İlgili Sayfalar