parçalar ile cümle
parçalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Metis-M şu sistemlerden oluşuyordu: Cephe parçaları; bakım araç gereci; eğitim aparatı.Tổ hợp Metis-M gồm: thiết bị chiến đấu; thiết bị bảo dưỡng; hỗ trợ huấn luyện.
Perlit'in kırılmış olan parçaları inci parlaklığındadır.Các thùy mở bằng mảnh vỏ trong chồi.
Hala BS-3 ait parçalar Rus Ordu tophanelerinde bulunabilmektedir.Một lượng lớn BMP-3 hiện vẫn được quân đội Nga sử dụng.
Anayasa'da LGBT Pakistan vatandaşlarının haklarını etkileyebilecek bazı parçalar var.憲法には、LGBTのパキスタン国民の権利に影響を与える部分がある。
Parçaları Brian Tyler besteledi.ブライアン・タイラーが担当した作品。
Yüzeyde birçok küçük kireç taşı parçaları bulunur.多くの小さい石灰石の小石が地表にある。
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."『和名類聚抄』には藤の蔓(つる)のようであると記載されている。
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.ケイトはソーヤーから銃を受け取る。
Dokuzunda ise bu parçalara artık söz eklemeye başlar.九音 響也(くおん きょうや) 前作の主人公。
Albümün parçaları 1981'de Montrö Caz Festivali'nde konser verdi.このアルバムに収録された曲のいくつかは1981年のモントルー・ジャズ・フェスティバルで演奏された。
Eğer kanda hiç patojen yoksa, C3a ve C3b proteini parçaları etkinliklerini yitirir.もし病原体が血液中にいないならC3aもC3bいずれのタンパク質断片も不活性化される。
En Son Kullanılan (İngilizce: Least Recently Used): Öncelikle son zamanlarda en az kullanılan parçaları atar.Most Recently Used (MRU): 最近最も使われたデータを最初に捨てる。
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.捜査官の家宅捜索により、殺害の様子が収められたビデオテープと遺体の一部が見つかった。
1907'de "Hershey's Kiss" adını verdiği yeni çikolata parçalarını düz dipli, konik şeklinde tanıttı.1907年にハーシーは、底が平らで円錐型をした小さなチョコレートを披露、商品名を「ハーシーキス (Hershey's Kisses)」と名付けた。
Dükkânlar elektronik parçalar üzerinde ihtisaslaşmışlardır.主力は電子部品。
Gaga ve Beyoncé, tasarımcılar Frank Fernández ve Oscar Olima'nın "berbat edilmiş kot parçalarını" giydiler.ガガとビヨンセの衣装はデザイナーのフランク・フェルナンデスとオスカー・オルマが担当した。
Tüm Warblers parçaları, 1,3 milyon kopya sattı.ウォーブラーズのシングルは130万以上売り上げた。
Örneğin, bir kaya bazı parçalarını kaybedebilir.特定の岩を破壊できる。
Giysiler parçalar katlanarak değil de, üst üste getirilerek dikilir.暑い時にはベストではなくスカートを脱いでしまう。
Yılın en beğenilen slow parçaları arasına girdi.最近まであったお気に入りのプリンを探している。
Bu işlem sırasında katı parçalar olabildiğince sudan ayıklanıyor.こちらの箱にはなるべく多くの水を入れておく。
Yalnız koleksiyonun bazı önemli parçaları hala Rusya'dadır.ロシアの建設資材は、大半がロシア独自で打ち上げられる。
Az sayıda kırmızı astarlı mala ait parçalar da bulunmaktadır.赤いミニバスが多く発着する場所のひとつでもある。
Mozaik parçaları, müze alanına taşınmadan önce, öbekler halinde atölyede birleştirildi.スーツは退職を前に相撲博物館に寄贈した。
Küskünüm ve Güldür Yüzümü gibi parçaların yer almaması dikkat çekmiştir.驚くと福笑いのように顔のパーツがバラバラに飛び出る。
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.それ以外はそれぞれの系統で半々ずつ担当する。
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.2014年〜は一番搾りで統一。
Bu tür parçaların öbür dünyada onları koruyacağına inanılıyordu.世界のどこかでそれは永遠に保存されているとされる。
Prensip olarak, evrenin “gözlemlenebilir evren”in ötesinde de parçaları olabilir.全宇宙が観測可能な宇宙よりも「小さい」ということも、もちろん可能である。
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.サビの部分のみである。
İkili stüdyoda bir araya gelmedi, tamamlamak için parçaları birbirlerine gönderdiler.あえて2枚組にはせず、1枚にまとめて収録された。
Erik büyük bir güç ile odayı parçalar.エリーニュスは無敵の力でドリーミングを蹂躙する。
"No Regrets" dünyada önemli hit parçalardan biri oldu.それどころではない、あれは世界にとって悲しむべき惨事であった。
Daha sonra tapınağın altında parçaları gömmek istedi.後に、法観寺の近くに埋葬されていた。
Bütün parçalar dijital olarak yenilendi.各種設定がデジタル化した。
Sonra bu emirlikler de birbirleriyle mücadele ederek bazen değişik parçalara bölündüler.それらは断片的でまた時には相互に矛盾している。
Sonra da Mısır'ı dolaşarak Osiris'in parçalarını her yere dağıttı.そしてバラバラになったオシリスをエジプト中にばら撒いた。
Vücudun bazı parçalarına uygulanması için daha küçük taşınabilir akümülatörler üretti.機体の特定部分に装着できる補助パーツ。
Madeni parçalara soğuk şekil veren işçi.寒冷地に群生する棘状の植物。
Kopan uzvun tüm parçaları korunmalıdır.梨子の大切なもの全てを守る事ができる。
Diğer büyük parçaları da sandalye ve tabureler için hazırlanmış olabilir.他には、食器や乗り物のシートに用いられることもある。
Seçtiği birçok parça unutulmaz hit parçalar arasına girdi.多様な要素が盛り込まれた意欲的な楽章。
Bu dönemdeki parçalarda Azmet/Ses ikilisinin, Lennon/McCartney tarzı bir çalışma beraberliği sözkonusudur.この当時の2人の共作においては、レノンとマッカートニーの作曲はかなり協力的であった。
Böylece, kıyma küçük et parçaları görünümünde olur.したがって、果実はそのような粒の塊に見える。
Bu özellikler, yüzeyin burkulmasını temsil eder ve denizin parçaları arasında uzun sırtlar oluşturur.地表の座屈を表すものであり、海を横切る長い嶺を形成する。
Kırılan çanak çömlek parçaları çöp çukuruna atılır.また、間違えて取ってしまったピースはゴミ箱へ捨てることができる。
Üst parçalar, başta siyah bir taçla koyu gridir, ve sarı alt parçaları ve sağrısı vardır.黒の身ごろに赤の平口袖(ひらくちそで)をつけ、胸当(むねあて)を着て赤たすきをする。
Ağırlaşan buz parçaları yere düşer.氷の棘柱が地中から襲う。
Tüm parçalar Karl Sanders tarafından yazılmıştır.それらの作品は、カール・ドレッドストーンというペンネームで出版された。
Shutlee 2.02'nın bazı parçaları satıldı ve internet üzerinde açık artırmada.多くの2.02のタイルが剥がされ、インターネットオークションに出品されている。
Ülkesinin kültürünü yansıtan parçalar seslendirmiştir.国 自身の国の文化を尊重しなければならない。
Entler elleriyle sert taşları parçalara ayırabildikleri halde onlar bile kuleye zarar verememişlerdir.またトゲを踏んでも触ってもダメージを受けない。
Ovalar ise dağlar arasına yerleşmiş küçük parçalar halindedir.小山 はるか(こやま はるか) 本作の主人公。
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.彼の兄弟達は、彼が見ていなかった間に魚が誰のものなのか争った結果、魚を細かく切った。
Bu bölümlerden bazıları da yine kendi içlerinde parçalara ayrılır.なお、一部の種ではこの部分を自切する。
EP bunun dışında tamamen enstrümantal parçalardan oluşuyordu.そのため、ジャックを除けば電装部品すべてがポン付けできるようになった。
Yapımında Amerikan ve Kanada mekanik parçaları kullanıldı.カナダ製とアメリカ製の部品が大幅に使われている。
Programda gösterilmek üzere bazı parçalara klip de çekilmiştir.番組中いくつかに分けて紹介。
Albümdeki Parçalar: Al-Mu'allim Who is the Loved One?坂道AKB「誰のことを一番 愛してる?
Ayrıca, ağız parçaları da bir sineği bile parçalayacak güçte değildir.その腕前は、飛んでいるハエでさえ撃ち落とす程に一流。