parçaların ile cümle

parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Okumak istediğiniz S- parçalarını girin読みたい S フレーズの番号を入力
Okumalar, dersin ana parçalarından birini oluşturmaktadır.누군가를 찾게 될 겁니다. 수업 관련 서적들은 이 수업에서 가장 중요한 '반대 의견'입니다
Onarılacak dosya parçalarını etkileşimli olarak seçSelecciona interactivamente secciones de archivos para restaurar
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Als je het hard schudt, dan valt het uit elkaar.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Bạn lắc nó thật mạnh và nó bị gẫy ra.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Ha erősen megrázzuk, darabokra törik.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Îl agiți puternic și se descompune.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.이것을 강하게 흔들면 부서집니다.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Mocno wstrząsamy, a on się rozpada,
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Pořádně s ním zatřesete a rozloží se na části.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Schüttelt man ihn stark, bricht er auseinander.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Secouez-le fermement et il se délite.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Se lo scuotete forte, si spezza.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Si lo sacudes con fuerza se rompe.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Το κουνάτε δυνατά και σπάει σε κομμάτια.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Від струшування він розпадається на частини.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Мы с силой трясём его, чтобы разрушить.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.Разтърсвате го и се разпада на парчета.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.מנערים אותו חזק והוא מתפרק.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.تقوم بهزّه بقوّة ثمّ تحطيمه إلى أجزاء.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.ランダムに振ると
Oyuncaklarını parçalarına ayırarak nasıl işlediğini anlamaya çalışır.Il démonte tous ses jouets pour voir comment ils fonctionnent.
Oyuncaklarını parçalarına ayırarak nasıl işlediğini anlamaya çalışır.Rozebírá všechny svoje hračky, aby viděl, jak fungují.
Oyuncu 1' in parçalarının rengiA cor das peças do jogador 1
Oyuncu 1' in parçalarının rengiCouleur des pièces du joueur 1
Oyuncu 1' in parçalarının rengiDie Farbe für die Formen des ersten Spielers.
Oyuncu 1' in parçalarının rengiEl color de las piezas del jugador 1
Oyuncu 1' in parçalarının rengiFörsta spelarens pjäsfärg
Oyuncu 1' in parçalarının rengiIl colore dei pezzi del giocatore 1
Oyuncu 1' in parçalarının rengiΤο χρώμα κομματιών του παίκτη 1
Oyuncu 1' in parçalarının rengiКолір полів першого гравця
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiA cor das peças do jogador 2
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiAndra spelarens pjäsfärg
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiCouleur des pièces du joueur 2
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiDie Farbe für die Formen des zweiten Spielers.
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiEl color de las piezas del jugador 2
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiIl colore dei pezzi del giocatore 2
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiΤο χρώμα κομματιών του παίκτη 2
Oyuncu 2' nin parçalarının rengiКолір полів другого гравця
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Necesitan contarlas a través de la jugabilidad.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Spil kan ikke bare fortælle deres historie ved äfbrudte segmenter af gameplay bundet fast med cutscenes.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.U zou niet een film script dezelfde manier zou u een roman schrijven.
Oyunlar hikayelerini kopuk oynayış parçaların arasına sıralı ara sahneler koyarak anlatamaz.Игры не могут рассказывать свои истории через несвязные фрагменты механики, слепленные с помощью кат сцен.
Para harcamak çok kolaydır. Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.Nhưng rất khó để sửa chức năng toàn bộ vật dụng trong nhà.
Parçaların biraraya getirilmesiyleDNA 조각들을 연결시키는
Parçaların biraraya getirilmesiyleשבו משתמשת הביולוגיה כדי לתקן דנ"א,
Parçaların biraraya getirilmesiyleالتي تستخدم في البيولوجي لإصلاح الحمض النووي،
Parçaların biraraya getirilmesiyle存在します
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.C'è una, ed una sola disposizione in cui i pezzi formano una figura completa.
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır."Chỉ có duy nhất một sự chỉnh hợp trong đó một phần của nó cũng là toàn bộ sự chỉnh hợp."
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.Egyetlen egy elképzelés létezik ami szerint a darabok egy teljes képet alkotnak.
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.Er is één en slechts één orde waar de delen een geheel maken.
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır."Es gibt eine, und nur eine einzige Ordnung, in der die Einzelteile ein Gesamtbild ergeben."
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.Există un aranjament și numai unul în care piesele alcătuiesc o imagine completă."
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır."Há uma única disposição para que as peças criem uma imagem completa."
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır."Hay un arreglo, solamente uno, en el que las piezas forman una imagen completa".
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.Il existe un arrangement et un seul, dans lequel les pièces forment une image complète.
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.Istnieje jeden i tylko jeden układ, w którym kawałki tworzą kompletny obrazek.
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.만든는 방법은 오직 한 가지밖에 없다.
Parçaların bütün bir resmi oluşturabildiği tek bir, yalnızca bir düzen vardır.Στήβεν Χόκινγκ: Υπάρχει μία και μοναδική διάταξη κατά την οποία τα κομμάτια συνθέτουν μια ολοκληρωμένη εικόνα.

İlgili Sayfalar