parçaların ile cümle

parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Dendritische Zellen oder Makrophagen fassen das Virus und zeigen Stücke davon.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.수상돌기 세포나 매크로파지(백혈구의 일종)는 바이러스를 포획하고 이것의 조각들을 전시합니다.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Las células dendríticas o los macrófagos capturan el virus y muestran partes de él.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Le cellule dendritiche, o macrofagi catturano il virus e ne mostrano alcuni componenti.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Les cellules dendritiques ou macrophages capturent le virus et en exposent certains éléments.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Są nimi komórki dendrytyczne lub makrofagi, które łapią wirusa i prezentują jego fragmenty.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Sel-sel dendritik, atau macrophage, menangkap virus dan menonjolkan bagian nya
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Δενδριτικά κύτταρα ή μακροφάγα, συλλαμβάνουν τον ιό και εκθέτουν τμήματά του.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Дендритні клітини, або макрофаги, захоплюють вірус і відображають його частини.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Дендритные клетки, или макрофаги, захватывают вирус и отображают его части.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.Дървовидните клетки, или макрофаги, улавят вируса и показват части от него.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.תאים דנדריטים או מאקרופאגים תופסים את הנגיף ומציגים חלקים ממנו לראווה.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.الخلايا الشجيرية, أو الماكروفاج, تمسك بالفيروس و تعرض جزءا منه.
Dentritik hücreler veya makrofajlar, virüsü ele geçirip, yüzeylerinde parçalarını teşhir eder.ウィルスを捕らえてその断片を「提示」します 前線からHIVの侵入を知らされると
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.C'est le cadre autour duquel les autres parties sont verrouillées.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.É a estrutura em que as outras partes são aparafusadas.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.È la struttura sulla quale si fissano le altre parti.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.Este structura pe care sunt fixate toate celelalte elemente.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.Het is het raamwerk waar de andere delen op worden vastgezet.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.동사는 다른 문장 구조가 세워지는 프레임입니다.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.Nó là phần khung được bao phủ bởi các thành phần còn lại.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.Той е рамката в която останалите части са сглобени.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.Це рамка, в яку інкрустуються інші частини.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.Это каркас, к которому крепятся все остальные части.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.היא התושבת שעליה מרכיבים חלקים אחרים.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.فهو الإطار المُثبته عليه بقية الأجزاء.
Diğer parçaların üzerine bağlandığı bir çerçevedir.誰もが習ったことを
Diptik bir eserin, yani iki kanatlı bir eserin parçalarından birisi olduğunu düşünüyorum. .Tato je velká a podle všeho je vlastně polovinou diptychu.
Diptik bir eserin, yani iki kanatlı bir eserin parçalarından birisi olduğunu düşünüyorum. .Αυτή η πλάκα είναι τεράστια και απ' ότι φαίνεται πρόκειται για το μισό τμήμα ενός δίπτυχου.
Diptik bir eserin, yani iki kanatlı bir eserin parçalarından birisi olduğunu düşünüyorum. .Ця робота дуже велика, і це, швидше за все, половина диптиха.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.그래서 저만의 기계를 만드는데 4년이 더 걸렸습니다. 이와 같은 간단한 공작 기계였죠.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Così ho impiegato altri quattro anni per creare la mia macchina, una cosa semplice come questa.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Ich verbrachte vier Jahre damit, meine eigenen Werkzeugmaschinen zu erstellen, einfache wie diese hier.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Lalu saya menghabiskan 4 tahun berikutnya untuk membuat mesin sendiri, mesin sederhana seperti ini.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Luego pasé otros cuatro años creando mis propias herramientas, una maquinaria simple como esta.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Sau đó tôi dành thêm bốn năm để tạo ra một cái máy của riêng mình, một cái máy đơn giản như thế này.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Spędziłem 4 lata, żeby stworzyć własne obrabiarki proste maszyny, takie jak te.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Strávil jsem další čtyři roky abych vyrobil vlastní přístroj, jednoduchý přístroj, jako tento.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Toen werkte ik nog eens vier jaar aan mijn eigen, eenvoudige machine.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Următorii 4 ani i-am petrecut construind propriile mele dispozitive, simple ca acestea.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Έπειτα πέρασα άλλα τέσσερα χρόνια κατασκευάζοντας δικά μου μηχανικά εργαλεία, μια απλή μηχανή όπως αυτή.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.Тогда я потратил ещё 4 года на то, чтобы изобрести собственное оборудование, простое устройство вроде этого.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.לאחר מכן אני מעביר 4 שנים נוספות כדי ליצור מכונה משלי, מכונה פשוטה כמו זו.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.امضيت 4 سنوات لابتكار معداتي الطبيه الخاصه ...معدات طبيه بسيطه كهذه.
Dört yıl da kendi makine parçalarımı yapmak için harcadım, bunlar gibi basit makine parçalarını.とっても単純なこんな機械です この機械があれば どこの田舎の女性でも多国籍工場と同じ
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleAggiungi parti di file all'area di stage in modo interattivo
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleAjout des fichiers par parties, interactivement
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleAjoute des parties de fichiers interactivement
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleAñade partes de archivos interactivamente
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleFüge Teile von Dateien zum Index interaktiv hinzu
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleInterativamente adiciona partes dos arquivo
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahnele파일의 일부분을 대화식으로 추가
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleMenambahkan file ke status stage secara interaktif
Dosyaların parçalarını etkileşimli olarak sahneleІнтерактивно індексує частини файлів
EF ve EG doğru parçalarının uzunlukları birbirine eşittir.EF سيكون مطابقاً للضلع EG وهو نفس
EF ve EG doğru parçalarının uzunlukları birbirine eşittir.EG와 합동일 것이다.
EF ve EG doğru parçalarının uzunlukları birbirine eşittir.Kongruent betyder ens, når vi har at gøre med figurer og linjer.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.Dacă ziceau da, li-l dădeam pe cel pe care-l construiseră și îl stricasem.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.Dan jika mereka mengatakan ya, kami memberi mereka salah satu yang mereka bangun dan kami hancurkan.
Eğer evet derlerse, daha önce onların yapıp bizim parçalarına ayırdığımızı verdik.E se dicevano di sì, gliene davamo un altro che costruivano e noi smontavamo.

İlgili Sayfalar