parçaları ile cümle
parçaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırPiù spesso, ganasce di presa ID vengono utilizzati per contenere parti
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırThông thường, ID gripping hàm được sử dụng để giữ các bộ phận
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırUseimmiten tunnus mukaansatempaava leuat ovat tottuneet pitämään osat
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırΠιο συχνά, συγκλονιστικές σαγόνια ID χρησιμοποιούνται για να κρατήσει τα μέρη
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırНай-често ID увлекателна челюстите се използват за поддържане на части
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırЧаще всего сжимать челюсти ID используются для хранения частей
Çoğunlukla, kimliği sürükleyici jaws parçaları tutmak için kullanılırفي معظم الأحيان، يتم استخدام معرف الفكين التي تجتاح لاستيعاب أجزاء
Çok basit: molekülleri, bileşikleri biz icat etmiyoruz. Onlar zaten varlar. Evrenin parçaları.Wir erfinden einfach keine Moleküle, Zusammensetzungen - sie sind schon im Universum.
Çok büyüktün, biri kişinin taşımasıyla seni getiremezdik. Biz de seni parçalarına ayırdık.Nie dalibyśmy rady cię przenieść, więc cię rozłożyliśmy.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Denn Sie lernen einige mehr und andere weniger zu nutzen.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Karena Anda belajar untuk menggunakan beberapa lebih sering dan jarang menggunakan yang lainnya.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.왜냐하면 우리가 어떤 건 더 사용하고, 어떤 건 덜 사용하도록 학습할 수 있기 때문입니다.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Lebo niektoré z nich používame až moc a iné málo.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Mivel túlerőltetnek egyeseket, és nem használnak ki másokat.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Omdat je leert om sommige te veel en andere te weinig te gebruiken.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Parce que vous apprenez à utiliser certaines à outrance et à en ignorer d'autres.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Perchè si impara a sovrautilizzarne alcune e sottoutilizzarne altre.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Ponieważ uczysz się nadużywać jednych i pomijać inne.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Protože se učíte některé používat více a ty ostatní používat málo.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Vi lär oss att överanvända några av dem och underanvända andra.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Понеже човек може да се научи да използва някои повече и други по-малко.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.Потому что нам навязывают частое использование одних категорий и редкое использование других.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.כי אתה לומד להשתמש יותר בחלק מהם ופחות בחלק האחר.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.لأنك تتعلم أن تفرط في إستخدام بعضها وتقصر في إستخدام البعض الأخر.
Çünkü bazı parçaları aşırı bazılarını ise az kullanmayı öğreniyoruz.あなたの決断を決定するのは何か?
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.왜냐하면 인간 정신은 여러가지 부분으로 이루어진 복잡한 시스템이고, 어떤 부분들이 다른 부분들을 억제할 수 있기 때문입니다.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.Тъй като човешкият ум е сложна система с много части и някои от тях могат да забраняват други.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.זה משום שהמוח האנושי הוא מערכת מורכבת עם הרבה חלקים, וחלק מהם יכול לדכא חלקים אחרים.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.ذلك بسبب أن العقل البشرى هو نظام مُعقد مكون من أجزاء كثيرة , وبعض هذه الأجزاء يستطيع أن يكبح الأجزاء الأخرى.
Çünkü insan aklı, çok parçalı, karmaşık bir sistemdir ve bu parçaların bazıları diğerlerini engeller.たくさんの要素からなる複雑なシステムで ある部分が他の部分を抑止することもできるからです たとえば 事実上全ての人間は
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Bởi tôi không tin vào bản thân -- chính bản thân tôi, mọi điều về tôi -- mọi điều về tất cả chúng ta.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Eftersom jag inte trodde på mig mitt riktiga jag, alla delar av mitt riktiga jag alla delar av oss alla.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.왜냐면 전 제 자신을 믿지 않았거든요. 진정한 저, 제 모든 것을 그리고 우리의 모든 것을요.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Nem magamban hittem, igazán magamban, minden apró részemben -- mindannyiunk apró részeiben.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Nie wierzyłam w siebie, prawdziwą siebie, we wszystkie części siebie, wszystkie części nas wszystkich.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Parce que je ne croyais pas en moi - à l'entièreté de moi, à tout ce que je suis - à tout ce que nous sommes.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Pentru că nu credeam în mine - cu adevărat în mine, în ceea ce sunt - în ceea ce suntem cu toţii.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Perché non credevo in me -- la vera me stessa, tutti i miei lati -- tutti i lati di tutti noi.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Porque no estaba creyendo en mí -- realmente yo, todo mi ser -- cada parte de todo nuestro ser.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Pretože som neverila v seba -- naozaj v seba, v každý kúsok mňa -- každý kúsok nás všetkých.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Protože jsem nevěřila sama sobě - mému skutečnému já se vším všudy - a všech nás okolo.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Want ik geloofde niet in mijzelf -- echt mij, alles van mij -- alles van ons allemaal.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Διότι δεν πίστευα σε μένα -- αληθινά σε μένα, όλα τα κομμάτια του εαυτού μου -- όλα τα κομμάτια όλων μας.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Защото не вярвах в себе си -- наистина себе си, всички части от мен -- всички части от всички нас.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Потому что я не верила в себя -- в настоящую себя, во все части себя -- все части нас всех.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Я не вірила в себе - справжню себе, в кожну частину себе - всі часточки всіх нас.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.מכיוון שלא האמנתי בעצמי -- באני האמיתית, בכל החלקים שלי -- בכל החלקים של כולנו.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.لأنني لم أكن أومن بنفسي.. أنا الحقيقية، أنا بكل أجزائي.. كل الأجزاء مننا جميعا.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.自分も他人も 信じていなかったのでしょう よその誰かになろうとしてる人が 大勢います
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.Als je dichtbij kijkt, kun je zien aan de vorm, dat dit schedelfragmenten zijn.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.Beh, se guardate attentamente, in effetti si può capire dalla forma che questi sono frammenti di cranio.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.자, 자세히 보면,사실, 알아볼 수 있습니다. 모양으로 봐서 해골조각이라는 것을 알 수 있습니다.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.Naja, wenn Sie genau hinsehen, dann können Sie an der Form erkennen, dies sind Teile eines Schädels.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.No więc, jeżeli popatrzysz uważnie, możesz rozpoznać z kształtu, że to są fragmenty czaszki.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.Păi, dacă te uiţi îndeaproape poţi recunoaşte, de fapt, după formă că acestea sunt fragmente de craniu.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.Y si lo miras aún más de cerca, en realidad puedes reconocer por la forma, que son fragmentos craneales.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.Если посмотреть внимательнее, то по форме можно распознать фрагменты черепа.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.И ако го гледаш още по-отблизо в действителност можеш да разпознаеш по формата, че са част от череп.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.אם תסתכלו טוב, תוכלו לזהות מהצורה שאלו הם שברי גולגולת.
Daha da yakından baktığınızda, bunların bir kafatasının parçaları olduğunu anlayabilirsiniz.حسناً، إذا نظرت عن قُرب، ستُدرك, في الواقع، من الشكل أنها أجزاءٌ من جمجمة.