parçaları ile cümle
parçaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Beynin tüm parçalarını birbirine bağlar.היא מקשרת בין כל חלקי המוח.
Beynin tüm parçalarını birbirine bağlar.انه يصل بين كل اطراف الدماغ ويحفزها
Beynin tüm parçalarını birbirine bağlar.エモリー大学やディヴィス大学などの
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Bạn biết đấy, Gen là một đoạn ADN, chúng như là một bản hướng dẫn cho quá trình tổng hợp protein để làm gì đó.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Bueno, como saben, los genes, que son parte del ADN, son instrucciones para hacer una proteína que hace algo.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Come sapete i geni sono parte del DNA, sono istruzioni per realizzare una proteina che faccia qualcosa.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.여러분이 아시다시피, 유전자는 DNA의 일부이고, 그들은 어떤 기능을 하는 단백질을 만들기 위한 지시입니다
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Jak już wiecie, geny, które są częścią DNA, są instrukcją do budowy białek, które coś robią.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Jak víte, geny jsou částí DNA, jsou to instrukce, jak vytvořit protein s nějakou funkcí.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Zoals jullie weten maken genen deel uit van het DNA. Het zijn instructies om een eiwit te maken dat iets doet.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Как известно, гены, часть ДНК, являются инструкциями для изготовления белка, который что-то делает.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Както знаете, гените, които са част от ДНК-то, са инструкции за създаване на протеин, който прави нещо.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.Як ви знаєте, гени , які є частиною ДНК вказують, як виробляти протеїн, який виконує певну функцію.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.כמו שאתם יודעים, גנים, שהם חלק מה DNA, ההוראות שלהם הם ליצר חלבון שגורם למשהו
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.حسناً كما تعلمون ,الجينات, والتي هي جزء من الحمض النووي هي تعليمات,لعمل بروتين يقوم بشيء ما.
Bildiğiniz gibi, DNA'nın parçaları olan genler, ... ... bir protein yapmak için talimat alırlar.何かの働きをするタンパク質を作る説明書です daf-2遺伝子は
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Budynki są ważne, ale są one jedynie częścią znacznie większego obrazu.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Clădirile sunt importante, dar sunt doar o piesă a unei imagini mult mai mare.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Gebäude sind bedeutend, aber sie sind nur ein Teil eines viel größeren Ganzen.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Gli edifici sono importanti, ma sono solo una componente di uno scenario più grande.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.건물은 중요합니다. 그렇지만 그것은 오직 큰그림에 대한 요소일 뿐입니다.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Os edifícios são importantes, mas são só um dos componentes de uma coisa muito maior.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Τα κτίρια είναι σημαντικά, αλλά είναι μόνο ένα μέρος μιας πολύ μεγαλύτερης εικόνας.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Здания важны, но они всего лишь часть более широкой картины.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.Сградите са важни, но те са само един компонент от много по-широка картина.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.הבניינים חשובים, אבל הם רק רכיב אחד בתמונה גדולה בהרבה.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.المباني مهمة، لكنها عبارة عن عنصر بصورة أكبر.
Binalar önemli ama onlar sadece daha büyük bir resimin parçaları.大局に対しては構成要素の一つに過ぎません つまり 今から示そうとするように
Biraz tahta kıymığı buldum. Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Presi delle schegge di legno, e le tagliai a pezzetti con un frammento di vetro rotto.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.É uma metáfora reutilizada múltiplas vezes, e, em cada caso, torna o todo maior que a soma de todas as partes.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.이것이 하나의 메타포가 목적에 따라 여러번 재생산된 것이고, 각각의 경우에 대해 데이터 부분합보다 전체 데이터가 더 큰 것임을 보여준 것입니다
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.זו מטאפורה אחת שהשתמשנו בה פעמים רבות. ובכל מקרה היא הפכה את השלם לגדול מחלקי המידע שממנו הורכב.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.انها استعارة أعيد إستخدامها لأغراض متعددة عدة مرات ، في كل حال ، يجعل الكل أكبر من مجموع الأجزاء مع البيانات.
Birçok defa yeniden amaçlanan bir mecaz, ve bu durumda bütünü parçalarının toplamından daha büyük yapıyor.現れています。すなわち全体というのは 部分の和よりも大きいということです。 現在我々は世界に溢れかえるデータを
Bir de çemberin kendi parçaları var.그건 '호'입니다. 여기 원 자체의
Bir de çemberin kendi parçaları var.Takže máme části kruhu.
Bir de çemberin kendi parçaları var.Vi skal snakke om en cirkelbue.
Bir de çemberin kendi parçaları var.وهذه فكرة القوس. اذاً لدينا ايضاً اجزاء
Bir de çemberin kendi parçaları var.自体サークル。(だから私みましょう上の別の円を描画
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.Es ist sehr schwierig, die Funktion all dieser Hausteile zu verbessern.
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.Je veľmi zložité zlepšiť funkciu všetkých častí domu.
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.주택의 모든부분을 개선하는 것은 아주 어려운 일입니다.
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.Trudniej jest polepszyć funkcjonowanie tych wszystkich aspektów domu i zastosować 9 zasad zdrowego życia.
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.И очень нелегко улучшать функционирование всех этих элементов жилья.
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.זה מאד קשה לשפר את התפקוד של כל החלקים הללו בבית,
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.كل أجزاء المنزل و كامل المنزل, و الممارسات المعيشية التسعة
Bir evin bütün parçalarının işlevini geliştirmek çok zordur.改善するのは困難を極めます 1軒ごとに "9つの原則" に基づいた250ヶ所を
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.느슨한 돌의 몇몇 조각은 숨겨 모유 작업의 종류를, 그들의 형성 그 아래의 관찰에서 위치.
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.Monet palaset löysä kivi muodostunut eräänlainen rinta-työtä, joka suojassa niiden asentoonsa havainto alle.
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.Několik fragmentů uvolněný kámen tvořil jakýsi prsu práce, který ukryl svůj polohy z pozorování těch dole.
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.Több töredékek laza kő kialakult egyfajta mell munka, amely védett a pozíciót a megfigyelése az alábbiakban.
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.Več drobci ohlapne kamna nastane neke vrste dojke delo, ki zavetju svoje položaju od ugotovitve teh spodaj.
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.شكلت عدة اجزاء من الحجر فضفاض نوعا من العمل والثدي ، والتي لجأ لها الموقف من هذه الملاحظة أدناه.
Birkaç gevşek taş parçaları korunaklı bir çeşit meme iş kurdu da bu aşağıdaki gözlem konumu.それらの下の観察からの位置。 "さて、ここで我々すべてがある、"フィニアスは見ていて石の乳房 - 仕事上ののぞき、言った
Bir kez bunu yaparken zevk gibi parçaları, kaçak para almak.Akonáhle sa dostanete svoje peniaze na úteku, je to časť, ako by ma bavilo jazdiť.
Bir kez bunu yaparken zevk gibi parçaları, kaçak para almak.Dopo aver ottenuto i soldi in fuga, è come se le parti sono divertito a farlo.
Bir kez bunu yaparken zevk gibi parçaları, kaçak para almak.Ha a pénzét a távon, akkor részei mintha élvezte csinálja.
Bir kez bunu yaparken zevk gibi parçaları, kaçak para almak.Jakmile se dostanete své peníze na útěku, je to část, jako by mě bavilo jezdit.
Bir kez bunu yaparken zevk gibi parçaları, kaçak para almak.일단은 그 일을 즐길 것처럼이 부분 실행에 돈을받을.
Bir kez bunu yaparken zevk gibi parçaları, kaçak para almak.Ko boste dobili svoj denar na begu, je dele, kot da je užival početje.