parçalamaya ile cümle
parçalamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.34
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Fadıl, Leyla'nın cesedini parçalamaya başladı.Fadil began to dismember Layla's body.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.He accuses her of bringing ruin to the family.
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Great he needs efferent, afferent, haptic response sensors.
SC Cumhurbaşkanı Milan Jeliç, "Bazı siyasiler SC'yi parçalamaya çalışıyorlar."Some politicians [are trying to] destroy RS.
Baş, kısa ve geniş, dişler sivri ve kemik parçalamaya uygundur.Der Kopf ist kurz und breit, die Zähne sehr kräftig und ideal dafür geeignet, Knochen zu zerbrechen.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.Er sagt, Sam würde die Familie kaputtmachen.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.To było tak, jakby ktoś podprowadził ci twoją dziewczynę.
Bu sayede kas hücreleri de glikozu parçalamaya devam edebilirler.Tripsarna kan även raspa sönder cellerna.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.Bojí se, že by jí chtěl Spolek využít.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.A férfi ezzel próbálja meg elkerülni, hogy vakrandizásra kényszerítse a családja.
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.Tempat tersebut juga dipakai untuk selancar.
Öyle bir şey diler ki aileyi parçalamaya sürüklemiştir.Cô nghĩ rằng có ai đó đã đột nhập vào nhà mình.
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.また、造った部屋は壊すこともできる。
Baş, kısa ve geniş, dişler sivri ve kemik parçalamaya uygundur.Pea on lühike ja lai, hambad väga tugevad ning ideaalselt sobivad luude purustamiseks.
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Als het een druif is, maakt hij die niet kapot."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Dacă e boabă de strugure, să nu o spargă."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."I nie zmiażdży winogrona."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."집을 때 포도알이 상하지 않아야합니다."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Se è il chicco d'uva, non devono romperlo."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak.""Se for uma uva, não a vai esborrachar."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Si c'est un grain de raisin, ils ne l'écraseront pas"
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Si es la uva, no la romperán."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Wenn es die Weintraube ist, dann wird sie nicht aufplatzen."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Ако е зърно грозде не трябва да са спука."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."Если это виноградина, он её не раздавит".
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."אם זה הענב, הם לא ימחצו אותו. "
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."وإذا كانت حبة عنب فلن يقوم بتهشيمها."
Eğer üzümse, üzümü parçalamayacak."大変だ 遠心性/求心性神経に 触覚センサーが必要になる
Hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar.Či sdělit mu tajemství.
Hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar.Hay figuras humanas que parecen atacadas por cada lado por lobos.
Hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar.O forse stanno raccontando all'uomo un segreto, una cosa o l'altra.
Hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar.Их рты раскрыты, и, кажется, что они готовы проглотить.
Hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar.ومعظمها قد بلي وأصبح رثًّا
Kollarını bükmüş. Hayvanlara bakalım, ağızları açık,saldırıp parçalamaya hazırlar.Hai tay của anh gập vào và, những con sói kia, đang há to miệng, như sắp sửa ăn thịt anh ta.